19.09.2019
 
 
Kategoriler
   Güncel Haber
   İstanbul Haber
   Dünya Haber
   Trabzon-K.Maraş
   Eğitim-Kültür-Sanat
   Siyaset-Politika
   Çevre-Doğa-Turizm
   Sosyal Yaşam
   Söyleşi - Araştırma
   Sağlık-Gıda-Tarım
   Sinema-Tiyatro-Dizi-Film
   Konuk Yazarlar
   Ekonomik Bakış
   Hukuksal Bakış
   Magazin-Aktüel
   Reklam-İlan-Satış
   Bilim-Teknoloji-Zirve
   Sosyal Bakış
   Toplumsal Bakış
   Tarihsel Bakış
   Müzik Magazin
   Medyatik.Bakış
   Cevap Hakkı
   Black Sea
   Spor-Golf-Tenis-Boks
   Arşiv

Yazarlar
Bizden.Size

Ökkeş BÖLÜKBAŞI
ABD'NİN NÜKLEER 'TIPASI' SIZDIRIYOR
Tüm yazıları..
DOĞAMIZ

Mikdat KADIOĞLU
BULUTLAR
Tüm yazıları..
Hatıralarım

Nuran NUHOĞLU
HEPİMİZ KERKENEZİZ
Tüm yazıları..
Eko-Bakış

Abdurrahman YILDIRIM
Trabzon Turistik Merkez Olur mu.?
Tüm yazıları..
Uzay.Bakış

Musa ALİOĞLU
TRABZON HAVALİMANI
Tüm yazıları..
Tarihten Bir Yaprak

Mahiye MORGÜL
MATEMATİK KİTABINDA ATATÜRK’E SALDIRILAR
Tüm yazıları..
Hukuksal Bakış

Av. Cemil CAN
SORUMLULARI SAYIYORUM
Tüm yazıları..
Eğitim Kültür Sanat

Emel Vildan Düzenli
TRT - Te. Re. Te. - TRT - Te. Re. Te. - TRT
Tüm yazıları..
68 DENİZ 68

Selçuk Şahin POLAT
68'LİLER VE DOSTLARI.! BASIN VE KAMUOYUNA
Tüm yazıları..
Sosyal Bakış

Fatih BACAK
TMTF 2018-2019 ALİ ABALI PLAYOF MÜSABAKALARI
Tüm yazıları..
Geçmişten Günümüze

Hüseyin IRMAK
CUMHURİYET’E HEP DESTEK, TAM DESTEK
Tüm yazıları..
MEDENİYET

Abdullah GÖZAYDIN
GEZİCİLER, AĞAÇSEVENLER NEREDELER.?
Tüm yazıları..
Sportif Bakış

Tekin KÜÇÜKALİ
HAKSIZLIĞA KARŞI TEK YÜREK
Tüm yazıları..
İstanbul; İstanbul.!

Aslı Didari
DEĞİŞMEYEN İSTANBUL; DEĞİŞME İSTANBUL.!
Tüm yazıları..
Sosyal Bakış

Muhammet Akosman
BİZANS’DA “HAYIR” DİYOR.!.
Tüm yazıları..

Reklamlar




























Döviz Alış Satış
Dolar 1.6387 1.6466
Euro 2.1036 2.1137

    >> Manşet Haberler

    HALKIN YERİNE BİZ SEÇERİZ
HABERİ PAYLAŞ : Google'da Paylaş



HALKIN YERİNE BİZ SEÇERİZ

88 YILDA OLGUNLAŞAN CESARET: “HALKIN YERİNE BİZ SEÇERİZ.!”

Türkiye’nin dört bir yanındaki profesörlerin ‘kararsızlara yol göstermek’ amacıyla ‘tavır belirlemesi’ önemli bir gelişmedir. Türkiye’yi emperyalist sisteme entegre etmeyi hedefleyen sürecin ilk halkası 12 Eylül 1980 ise, son halkası da 12 Eylül 2010’dur hiç şüphesiz. Profesörlerin kaleme aldığı bildiride: ”Söz konusu sürecin hedefinin; cumhuriyet değerlerinin yerine, ‘tarikatların’, ‘cemaatlerin’ ve ‘neoliberalizmin’ değerlerini geçirmek,  üniter ulus-devleti yok ederek Türkiye’yi bölmek, ülkeyi iç ve dış çatışmalara sokmak” olduğu kaydedildi…

“Lidere itaat” ve “aklın lidere emanet edilmesine” dayanan tarikat ve cemaat kültürünün, demokrasi ile bağdaşmayacağı ve “hakkını arayan birey”  modelini dışlayacağı son KPSS sınavı ile bir kez daha ortaya çıktı. Soruları çalan ve yandaşlarına dağıtanlar kimlerdir? Hükümetten neden ses çıkmıyor.? Daha önce de benzer yöntemlerle kamu kurumlarına yandaşlar dolduruldu mu.? Hak edenlerin yerine, cemaat üyelerine ve yandaşlara dağıtılan bu kadrolara yapılan atamalara kim dur diyecek.?  Bir ülkede bağımsız mahkemeler yok edilirse, bu tür keyfilikler yasal hale getirilmez mi.? Benzer sorular birbirini kovalıyor…

Hak etmeden bazı önemli makamlara getirilen yöneticilerin,  etraflarına kendileri ile aynı durumda olan kişilerden bir kalkan oluşturmaları her zaman beklenir. Haksız uygulamaları, üzerlerinden yürütecekleri kişiler de, bulundukları yerlere hak etmeden geldiklerinden, kendilerine verilen bütün kanunsuz emirleri harfiyen yerine getirebilirler. Bu al gülüm-ver gülüm gibi basit bir menfaat ilişkisidir. Aynı zamanda bu tiplerin önemli makamlardaki varlık sebebidir de… Bu tür uygulamalar,  yargı denetimi dışında tutulduğunda ise,  toplumda,  bir kamu görevine gelebilmek için, ‘yandaş’ olmak şartmış gibi bir kanı da yerleşmeye başlar. Cehalet ve bilgisizliğin olgunlaşarak örgütlenmiş olduğu böyle dönemlerde, kamu kurumları içindeki örgütlenmeler de en üst seviyesine ulaşır. ‘Militanlar’ daha bir cesaretlenerek işe koyulurlar...  KPSS sınavındaki soruları ele geçiremeyen kişilerde, ‘ben de yandaş olursam bir dahaki sefer soruları bana da ulaştırırlar.!’ inancı yerleşmeye başlar. Nitekim bugünlerde sınava katılan on binlerce kişiden, yeterli tepkinin gelmemesi bu saptamanın doğruluğunu gösterir. Toplumdaki ahlaki çözülmeyi de başlatan bu inanışın yerleşmesinde, sorumluluğu olanlar ise, hiçbir şey olmamış gibi  pişkin, otobüs terminallerinde ‘öğrenci avını’ sürdürebilirler.!

Her ile bir üniversite açmakla övünen hükümetin, bu üniversitelerin yanına bir öğrenci yurdu açmamış olması bilinçli bir tercihtir.! Daha önceden denetimleri altında olmayan gençleri,  bu yöntemle ‘yandaş’  yurtlarda kalmak zorunda bırakıp, cemaatlerin kucağına iteceklerdir. Böylece kendilerine  güvenli bir ‘arka bahçe’ daha yaratacaklardır!..  Yakın tarihte kendilerini  üniversite korkuluklarına zincirleyen ‘türbanlı’  militan kızları hatırlayın.!  Şimdi nerededirler.?.!

Hükümetin, KPSS sorularının çalınması olayına,  ahlaki temelde bile gerekli   tepkiyi göstermemesi  sizce ne anlama gelebilir.?

‘Sınav’ ve ‘seçim’le arası pekiyi olmayan AKP’nin, iktidarı boyunca “keyfiliğe” yol açan, en çarpıcı uygulamaların başında  “seçilen üç aday arasından birinin cumhurbaşkanı tarafından atanması’ gelmektedir... Rektörlük seçimlerinde en az oyu  alan adayın, YÖK tarafından önerilmesi ve bu öneri doğrultusunda cumhurbaşkanının atamayı gerçekleştirmesi, ‘seçim’ yapmayı da gereksiz bir hale getirmiştir!..  Bence bu yöntem de bilinçli bir tercihtir…

Ağır adımlarla da olsa ‘seçimsiz’ bir döneme doğru yol alıyor hükümet; bu endişe somut kanıtlara dayandığından bir  ‘paranoya’ değildir.!

Bu demokratik olmayan uygulamanın,  mantık olarak bir benzeri,  Anayasa Mahkemesi ile HSYK’na üye seçimi için de getirilmek istenmektedir. İşte referandumda önümüze getirilecek ve asıl önemli olan değişiklik budur. Bu iki önemli kuruma,  üye seçim işlemlerinde  ‘seçme’ sözcüğünün bulunması pek de önemli değildir. Zira,  tıpkı rektörlük seçimlerinde olduğu gibi,  sonucu belirleyecek olan seçime katılanların iradeleri değil, yürütmenin iradesi olacaktır. Böyle bir durumun demokrasi ile bağdaşır bir yanı olmadığını açıklamaya bile gerek yoktur…

Referandum Sonucunda  “EVET” Oyları Fazla Çıkar Da Değişiklikler Kabul Edilirse Ne Olur.?

Bu sorunun yanıtı değişikliklerin etkili olacağı her alanda şimdiden aranmalıdır. Hükümetin bütün icraatlarını denetlemekle görevli olan yargı organları,  yürütmenin etkisine açık bırakılır da,  iktidardaki partinin yandaşları ile doldurulursa, artık  hükümetin hukuk dışı uygulamalarına   kim ‘dur’ diyebilir.? Örneğin, ‘hile’ yapılmış seçimleri denetlemekle görevli olan kurullar; ‘hile yoktur” veya ‘hile var ama, sonucu etkileyecek düzeyde değildir’ diyerek, hileye ‘göz yumarsa’ ne yapılabilir.?  Hiçbir şey elbette… Pratikte mümkün olan bu duruma karşı, daha şimdiden  önlem almak varken, inisiyatifi hepten  elden kaçırmanın bir mantığı olabilir mi?.. Bu vahim durum, iktidara  CHP’nin gelecek olma olasılığı için de geçerlidir.!

Şimdi De Şu Anlatılanları Dikkatlice Dinleyin Lütfen:

CHP Adana Milletvekili Tacidar Seyhan, kısaltılmış adı  “SEÇSİS”  olan, seçim sistemimize benzer sistemlerin,  Amerika ve Yunanistan’da  daha önceden kullanılmış olduğunu ve ‘seçim güvenliği’ açısından, terk edildiğini söyleyerek; 12 Eylül referandum sonuçlarının  ‘şaibeli’ olacağı konusunda uyarıda bulunuyor!..  Seyhan, sisteme müdahale edilerek ‘yazılımın’  % 52,  % 53 dolaylarında  ‘EVET’ çıkmasına programlanacağı, ‘oy kullanmayanların’ bir kısmının oy kullanmış gibi gösterilerek ‘EVET’ hanesine kaydırılacağı şeklindeki endişesini dile getirmiştir...

Pratikte mümkün olan bu olasılığa karşı ‘önlem’  alınması gerekmez mi.?  Hükümet ve Yüksek Seçim Kurulu sağır mıdır.?

Nedense hükümet, bu endişelerin yersiz olduğu şeklinde bir açıklama yaparak, gerekli önlemleri aldığını söyleme yerine, referandumda kullanılacak olan oy pusulaları ile mühürleri, ‘korumasız’ bir şekilde, sandık başkanlarına dağıtıyor. Sanki bir şeyler  önceden planlanmış  gibi.!.?

Seyhan’ın dile  getirdiği eksiklikler giderilmeden, bu program kullanılmaya devam edilir de,  seçim hileleri yapıldığı şeklinde iddiaları gündeme getirilirse, bu durumun sorumlusu kim olacaktır.?

Bu şekildeki iddiaların, olası sorumluları olarak sandık başkanları  şimdiden belirlenmiş gibi.!.? Daha vakit varken, Yüksek Seçim Kurulu’nun bu ciddi iddia karşısında gerekli güvenlik önlemlerini alması bekleniyor.!

Av. Cemil Can

http://www.medyagunebakis.com/ - http://www.tdfajans.com/

TDFAJANS – Toplum Dinamikleri Fikir Ajansı

Sosyal, Kültürel, Ticari, Eğitim ve Sanatsal Alanlarda;

Düşünce Üretimi. Paylaşımı. Toplum Yararına kullanımı.

 

 

 

    Diğer Haberler



























Editörden

TRABZONLULAR BİRLEŞİNİZ

Trabzonlular Birleşiniz. Trabzonlu İşadamları, İşkadınları, Çalışanlar, Genç Kızlar-Erkekler, Okuyan çocuklar Birlik ve Bütünlüğü Sağlamak Sizin Ellerinizde..!
Devamı..
Son Dakika


Günün Sözü

HÜKÜMETLERİN İCRAATI MENFİ OLUP DA MİLLET İTİRAZ ETMEZ VE İKTİDARI DÜŞÜRMEZSE BÜTÜN KUSUR VE KABAHATLERE KATILMIŞ DEMEKTİR.

M.K. ATATÜRK


Anket
KÜRESEL EKONOMİK KRİZ
TEĞET GEÇTİ
DELDİ GEÇMEDİ





Reklamlar












































 



© 2009 Bu Site Ökkeş BÖLÜKBAŞI tarafından hazırlanmakta ve yayınlanmaktadır.
Her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.