3G İle 4,5 G İle DESTAN YAZILMAZ.

1.Dünya Savaşı; 4 Yıl Sürdü. Tekrar ediyorum 4 yıl Yani 16 mevsim, 208 hafta, bin 460 gün…

Paylaş:
  • Google'da Paylaş
  • Facebook'da Paylaş
  • Twitter'da Paylaş

3G İle 4,5 G İle DESTAN YAZILMAZ.

YERİM DESTANINIZI.!

Yeliz Koray - Kocaeli Koz Gazetesi

Sosyal medyada 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili yazdığı yazı paylaşım rekorları kıran ve AKP cenahından pek çok tepki toplayan Yeliz Koray gözaltına alındı. 

Kocaeli Koz Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yeliz Koray polis ekiplerince gözaltına alındı. Akşam saatlerinde Koray’ın evine gelen İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Güvenlik Şube ekipleri Koray’ı gözaltına aldı.

Bilindiği gibi Yeliz Koray’ın “Yerim Destanınızı.!”  başlıklı yazısı nedeniyle çeşitli kesimler tarafından hedef gösterilmişti. 

Yeliz Koray’ın Kocaeli Koz gazetesinde yayınlayan ve gözaltına alınmasına sebep olan o yazı: 

1.DÜNYA SAVAŞI; 4 YIL SÜRDÜ.

1.Dünya Savaşı; 4 Yıl Sürdü. Tekrar ediyorum 4 yıl

Yani 16 mevsim, 208 hafta, bin 460 gün…

Kafkas, Kanal, Filistin-Suriye, Çanakkale, Hicaz-Yemen,

Makedonya, Galiçya, Romanya Cepheleri açıldı.

İtilaf Devletlerinin 42 milyon askerine karşı 2 milyon 850 bin kadardık.

Kafkas Cephesi’nde Sarıkamış’ı Rus ordusundan almak için savaştık. 90 bin asker DONARAK ÖLDÜ.

Dok-san-bin asker… Lojistik destek gelememişti çünkü.

Zaten açlardı, üşüyerek, uykuya dalarak öldüler.

Kimi anasını, kimi sevdiğini hayal ederek uykuya daldı.

Bir daha uyanmadılar…

ÇANAKKALE CEPHESİ…

Zafer kazanıldı ama bedeli 500 bin insanın ölümü oldu.

253 bini asker, gerisi sivildi.

Tarihçiler, hastalıktan ölenlerin bu sayının iki katı olduğunu söyler.

Bir de o dönem üç lisenin mezun veremediğini.

Galatasaray, Konya ve İzmir Liseleri…

Çünkü elleri silah tutuyordu, çocuklardı, dönmeyi düşünmemişlerdi…

Dönemediler, tarihe “meçhul çocuk asker” olarak geçtiler.

Çoğunun ismi de mezarı da yok, Çanakkale’de yatıyorlar!

Kurtuluş Savaşı.. Doğu Cephesi’nde Ermenilerle

Güney Cephesi’nde Fransızlarla savaştık.

Doğu Anadolu tamamen kurtarıldı, TBMM resmen tanındı.

Maraş, Urfa, Adana ve Sakarya’da zafer kazandık.

Fransızları yurttan TEMİZLEDİK.

Şehirlerimize; Gazi, Kahraman, Şanlı isimleri verdik.

BATI CEPHESİ DAHA KANLIYDI.

1. ve 2. İnönü, Kütahya-Eskişehir, Sakarya Savaşı yaşandı.

Sakarya Savaşı, tarihe en çok subayın şehit olduğu savaş olarak girdi. İtalyanlar Muğla ve Antalya’dan çekildi.

Mustafa Kemal Atatürk, Büyük Taarruzu BAŞLATTI!.

Dumlupınar Meydan Muharebesi’nden sonra

“İlk hedefiniz Akdeniz ileri” dedi.

Yunan ordusu İzmir’e kadar kovalandı, İzmir düşman işgalinden KURTARILDI.!

Batı Anadolu düşmandan tamamen TEMİZLENDİ.

Konferanslar, kongreler, ateşkesler, anlaşmalar…

Kurtuluş Savaşı da 4 yıl sürdü.

16 mevsim, 208 hafta, bin 460 gün… Binlerce şehit verdik.

O binlerin yine iki katından fazlası bulaşıcı hastalıktan öldü.

YILLARDIR PKK’YA VERİLEN ŞEHİTLERİ SAYMIYORUM…

Ve 15 Temmuz… 1 gün bile sürmedi.

Tekrar ediyorum 24 saat bile değildi; 15 saat sürdü.!

Limana yanaşan düşman gemilerinden değil,

sağ olsun Erdoğan’ın ‘eniştesi’nden öğrendik.

Ama hazırlıksız değildik. Lojistik destek tamdı mesela.

Nedense 4 farklı noktada bekletilen uçaklar-helikopterler,

3G bağlantıları, televizyonlar, radyolar…

Düşman bu kez ne İngiliz, ne Fransız, ne de Almandı…

Bir zamanlar yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen,

istedikleri her şey verilen “muhterem hoca efendileri”ydi.

Amaç devleti ele geçirmekti ama nedense birkaç tankla darbe yapmaya çıkmışlardı.

Her şeyden habersiz masum erlerle polisi ve vatandaşı karşı karşıya getirdiler. Kardeşi kardeşe kırdırdılar.!

Kurtuluş yine bizimkilerden; FETÖ’nun kumpas kurduğu Kemalist askerlerden geldi.

Ve milletin direnişiyle birlikte darbe püskürtüldü.

Sonuç 248 şehit, yüzlerce yaralı…

Kısaca… Evladını beşikte bırakan Nene Hatunlar

Kocasını toprağa verip cepheye koşan Kara Fatmalar…

Çocuk, yaşlı, kadın demeden.. Atamızın önderliğinde bizlere 19 Mayıs’ı, -  23 Nisan’ı, - 30 Ağustos’u, - 29 Ekim’i bıraktılar.!

AMMA SON 15 YILDIR…

Geriye Sarıkamış’ta ölenler için ‘halay’ çektiğimiz anmalar,

“Yağmur yağıyor çocuklar üşümesin” diye yasaklanan 23 Nisan’lar,

Her sene hastalık bahanesiyle iptal edilen 19 Mayıs’lar,

ve güvenlik gerekçesiyle yasaklanan 30 Ağustos’lar kaldı.!

VELHASIL

“Elin tokadını yemeyen kendi tokadını yumruk sanırmış.!”

Tarihe altın harflerle yazılan onca zafer,

binlerce şehit ve ders alınacak yüzlerce hikaye kalmışken…;

Darbenin araştırılmasını istemediğiniz meclis önergeleri,

Muhterem hoca efendinizi değil de masum askeri karşınıza alarak bastırdığınız afişler, Bir türlü Temizleyemediğiniz, Kovalayamadığınız ve Düşmandan Kurtaramadığınız vatan varken Size de hiçbir güvenlik gerekçesi göstermeden 1 hafta bayram yapmak komik gelmiyor mu.? Gelmiyorsa yukarıdaki satırları tekrar okuyun beyler, bayanlar.

Destan 3G ile yazılmaz.

~ Yeliz Koray - Kocaeli Koz Gazetesi

 

@#MedyaGünebakış ©#MedyaGünebakış

Ökkeş Bölükbaşı, İstanbul –Temmuz.2018- okkesb61@gmail.com,

http://www.medyagunebakis.com/ --- okkesb@turkfreezone.com,

 

SORGU-LA

Giriş Gelişme Yapmadan Bodoslama Söyleyeceğim…

En büyük FETÖ’cüler 15 Temmuz için meydanda şov yaparken benim neden soğuk nezarethanede titreyerek sabahı beklediğimi sorgula! 15 Temmuz şehitlerine saygısızlık yaptığımı söylerken “birkaç Mehmet için” meclisi açmayanları sorgula. Ufacık çocuklara, askerime,polisime, köylüme, öğretmenime, kurşun sıkan PKK’lılara çadırdan mahkeme kurup bir saatte serbest bırakanların benim için neden saldırıya geçip, savcı değiştirdiklerini sorgula.  

Ahh Mehmet abi, Hasan Amca, Aynur Teyze… Koklamaya kıyamadığımız evlatlarımıza “Bir kereden bir şey olmaz” diyenler hala meclis koltuklarında otururken.. bana kahpe diyen ahlakını sorgula! ‘Fikir özgürlüğüm’ nedeniyle neredeyse benim için idamı getirecek olanların, bebek katilini neden barış elçisi yaptıklarını sorgula.

Çok uzak değil, birkaç yıl önce ‘megri megri’ diye timsah gözyaşı döküp, ‘şemmamme’ ile halay çekenlerin beni neden terör örgütü propagandası yapmakla suçladığını sorgula.

Ülkenin MİT’i, Genel Kurmay Başkanı, Başbakanı, Cumhurbaşkanı dururken, darbe teşebbüsünü neden enişteden duyduğunu ve enişte kadar istihbaratı olmayanların hala koltuklarında neden oturduklarını sorgula.

Aynaya baksa FETÖ’cü görecek kişilerin, neden hala “Bizde FETÖ’cü yok” dediğini sorgula.

Benim cinsel kimliğim üzerinden ‘vermekle’ ilgili iğrenç fanteziler üretirken, “Ne istediniz de vermedik” diyenlerin; babasının malı gibi vermedik neyin kaldığını sorgula.

Bırak gazeteciliğimi, bir insan olarak ‘Düşünce özgürlüğüm’ Anayasada koruma altına alınmışken.. Hakkımı gasp edenlerin, Anayasanın ilk dört maddesini neden kurcaladıklarını sorgula.

Emniyete, TBMM’ye, askeriyeye, MİT’e ve devletin en büyük kademelerine bir bir yerleştirilen teröristlerin şimdilerde neden ‘sızdılar’ diyerek “sütten çıkmış ak kaşık” olduklarını sorgula.

Mehmetçik dağda, karlar üstünde, konservesini çakmağıyla ısıtmaya çalışırken, FETÖ’nün bu kadar parayı nasıl bulduğunu sorgula.

Şehit cenazeleri hep damı akan gecekondulardan çıkarken, bize dindar nesil diye bas bas bağıranların çocuklarının neden Amerika’da, İsviçre’de, kumar masalarında keyif çattıklarını sorgula.

Vatandaşına, “Vandal, çapulcu, kaportası bozuk, ananı da al git, gavat” diye hakaretler edenleri şak şaklarken beni neden edepsiz ilan ettiklerini sorgula.

Bırak AKP’yi, MHP’yi, CHP’yi, HDP’yi… Zamanı gelince birbirlerine ‘kafatasçı-vampir’ diyenlerin menfaatleri için nasıl dost olduğunu düşün. Maaşımız, sigortamız, tazminatımız, primlerimiz, haklarımız aylarca konuşulurken;  söz konusu vekil maaşları olunca nasıl tam kadro meclisi doldurup bir saatte ortak karar aldıklarını sorgula.  

‘Halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiğimi, ayrıştırdığımı’ düşünürken, Doğu’da yirmi küsür şehrimizi Kürdistan ilan edenlerin neden Cumhurbaşkanlığında ağırlandığını sorgula.

Eğitim, sağlık, barınma, korunma… Devletin en asli görevlerini düşün. Gencecik fidanları okutamayan devletin çocuklarımızı neden cemaat evlerine mahkum bıraktığını sorgula.

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı, Gaffar Okkan ve daha niceleri taa 30 sene önceden “Bunlar darbe yapacak” dedi diye cemaatlere, tarikatlara kurban giderken, kulaklarını tıkayanların, şimdi utanmadan nasıl “kandırıldık” dediklerini sorgula.  

“Yaratılanı yaradandan ötürü severim” diyenlerin bizleri neden Alevi, Sünni, Kürt, Türk diye ayırdığını sorgula. Geçmişinden, tarihinden, kültüründen bi haber nesil yetiştirmek için gömlek değiştirir gibi müfredat değiştirenlerin ‘Kara Fatma’yı hakaret sayıp’ bizi ne hale getirdiği düşün, Eğitimini sorgula.

Neredeyse Anayasayı değiştirmeye çalışmaktan yargılanacakken, özerklik isteyenlerin nasıl elini kolunu sallaya sallaya dolaştığını sorgula.

Yalnızca 15 Temmuz’un değil, tüm milli bayramlarımızın aynı coşkuyla kutlanmasını istedi diye, 60 kilo bir kadının iki satır yazısından neden bu kadar korktuklarını sorgula. 

Biz her Cuma okul çıkında ‘Korkma’ diye başlayan İstiklal Marşımızı okurken, her Cuma bir dua sallayanların bizi neden korkuttuğunu sorgula.

KORKMA!

Yeni nesil maalesef bilmeyecek; biz her sabah sınıflarımıza koşmadan “Türküm” diye bağırarak Ant içerken, bazılarının T.C. kısalmasından bile neden rahatsız olduğunu sorgula.

Dün 28 Şubat diye bağırıp, türbanlı kardeşlerimiz için sözde adalet naraları atan simsarların, bugün kendinden olmayanlar için hukukçulara nasıl kamu hizmeti yaptırdığını sorgula.

“Bizden hain çıkmaz” diye bana hakaret eden Dadaş amcacım, benim soyuma sopuma ineceğine “Takla at da göreyim” diye seni sirk maymununa çevirenleri sorgula.

Yıllarca teröristlerle karı-koca gibi olanların şimdi kendilerinden olmayan herkesi terörist ilan etmelerini düşün, “Yavuz hırsızın ev sahibini nasıl bastırdığını” sorgula. Hatta daha ileri git! Karı kocanın neden boşandığını da sorgula.

Ben sorguladığım için SORGULANDIM.! Ne olur uyan

gaflet uykusundan. Korkma sen de sorgula.

Gençliğe hitabeyi oku.. Birinci vazifeni hatırla,

“Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.” Son paragrafı sorgula…
Yeliz KORAY 20 Temmuz 2017,  -Kocaeli Koz

https://www.kocaelikoz.com/sorgu-la-makale,455.html

 

@#MedyaGünebakış ©#MedyaGünebakış

Ökkeş Bölükbaşı, İstanbul –Temmuz.2018- okkesb61@gmail.com,

http://www.medyagunebakis.com/ --- okkesb@turkfreezone.com,

Diğer Haberler

  • DARBE KİMDEN GELİRSE GELSİN KARŞIYIZ..
  • TRABZONLULAR BİRLEŞİNİZ
  • SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI…
  • KUL VE MAHLÛKAT HAKKI..
  • ADAM OLMAK–OLAMAMAK VE GAZETECİLİK
  • SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI..
  • DERNEKLER KANUNUNA MUHALEFET
  • TrabzonSporKlübü

    Nasa

    Kentim_İstanbul

    Doga_İcin_Sanat

    ABD_USA

    Department_State

    TelerehberCom

    Google_Blog

    Kemencemin_Sesi

    Kafkas_Music

    Horon_Hause

    Vakıf_Ay

    Dogal Hayatı_Koruma

    Seffaflık_Dernegi

    Telerehber

    Sosyal_Medya

    E-Devlet

    Türkiye Cumhuriyeti

    BACK TO TOP