16.10.2021
 
 
Kategoriler
   Güncel Haber
   İstanbul Haber
   Dünya Haber
   Trabzon-K.Maraş
   Eğitim-Kültür-Sanat
   Siyaset-Politika
   Çevre-Doğa-Turizm
   Sosyal Yaşam
   Söyleşi - Araştırma
   Sağlık-Gıda-Tarım
   Sinema-Tiyatro-Dizi-Film
   Konuk Yazarlar
   Ekonomik Bakış
   Hukuksal Bakış
   Magazin-Aktüel
   Reklam-İlan-Satış
   Bilim-Teknoloji-Zirve
   Sosyal Bakış
   Toplumsal Bakış
   Tarihsel Bakış
   Müzik Magazin
   Medyatik.Bakış
   Cevap Hakkı
   Black Sea
   Spor-Golf-Tenis-Boks
   Arşiv

Yazarlar
Bizden.Size

Ökkeş BÖLÜKBAŞI
KANAL İSTANBUL & ECUNEMOPOLİS
Tüm yazıları..
DOĞAMIZ

Mikdat KADIOĞLU
BULUTLAR
Tüm yazıları..
Hatıralarım

Nuran NUHOĞLU
HEPİMİZ KERKENEZİZ
Tüm yazıları..
Eko-Bakış

Abdurrahman YILDIRIM
Trabzon Turistik Merkez Olur mu.?
Tüm yazıları..
Uzay.Bakış

Musa ALİOĞLU
TRABZON HAVALİMANI
Tüm yazıları..
Tarihten Bir Yaprak

Mahiye MORGÜL
PİSAGOR 8.SINIFTA BÖYLE ÖĞRETİLİYORSA.!
Tüm yazıları..
Hukuksal Bakış

Av. Cemil CAN
KILIÇDAROĞLU’NUN MUHTEREM EFENDİSİ.!
Tüm yazıları..
Eğitim Kültür Sanat

Emel Vildan Düzenli
TRT - Te. Re. Te. - TRT - Te. Re. Te. - TRT
Tüm yazıları..
68 DENİZ 68

Selçuk Şahin POLAT
68'LİLER VE DOSTLARI.! BASIN VE KAMUOYUNA
Tüm yazıları..
Sosyal Bakış

Fatih BACAK
TMTF 2018-2019 ALİ ABALI PLAYOF MÜSABAKALARI
Tüm yazıları..
Geçmişten Günümüze

Hüseyin IRMAK
CUMHURİYET’E HEP DESTEK, TAM DESTEK
Tüm yazıları..
MEDENİYET

Abdullah GÖZAYDIN
GEZİCİLER, AĞAÇSEVENLER NEREDELER.?
Tüm yazıları..
Sportif Bakış

Tekin KÜÇÜKALİ
HAKSIZLIĞA KARŞI TEK YÜREK
Tüm yazıları..
İstanbul; İstanbul.!

Aslı Didari
DEĞİŞMEYEN İSTANBUL; DEĞİŞME İSTANBUL.!
Tüm yazıları..
Sosyal Bakış

Muhammet Akosman
BİZANS’DA “HAYIR” DİYOR.!.
Tüm yazıları..
Geçerken Uğradım

Prof. Dr. Özler Aykan
GEÇERKEN UĞRADIM; Özler Aykan Röportajı
Tüm yazıları..

Reklamlar




























Döviz Alış Satış
Dolar 1.6387 1.6466
Euro 2.1036 2.1137

    Ana Sayfa >> Manşet Haberler
  *BÜYÜK SIFIRLAMA* & *COVID-19 GERÇEKLERİ*

  SEDAT PEKER’E AÇIK MEKTUP

  GEÇERKEN UĞRADIM; Özler Aykan Röportajı

  KARADENİZ, RUS GÖLÜ MÜ, NATO GÖLÜ MÜ.? YOKSA.!.

  #zKUŞAĞININ PARTİSİ.! HANGİSİ.?

  TRANS SEX WORKERS STRUGGLE TO SURVİVE

  KANAL İSTANBUL & ECUNEMOPOLİS

  126 EMEKLİ BÜYÜKELÇİMİZİN KAMUOYU DUYURUSU

  BU; MİLLETİNE ÂŞIK BİR ADAMIN HİKÂYESİDİR.!

  AKP'Lİ BAŞKAN TÜRK BAYRAĞI'NI DEĞİŞTİRDİ

  BALATLILARIN KİTABI HÜSEYİN MOVİT'EN

  #YARAMAZ #ÇOCUK #YAYINLARI & UNESCO ÖDÜLÜ

  MAVİ ÇIĞLIK; BAKRAÇ SANAT GALERİSİNDE.!

  İBB TARİHİ YIKIMI DURDURDU.!

  COUGER HAKKINDA BİLİNMEYEN 7 GERÇEK

    TÜRKİYE CUMHURİYETİ LAİK Mİ.? TEOKRATİK Mİ.?
HABERİ PAYLAŞ : Google'da Paylaş



TÜRKİYE CUMHURİYETİ LAİK Mİ.? TEOKRATİK Mİ.?

Ülkemizde Rejim, Hanefi-Sünni-Müslüman İnancını Devlet Dini Yapmaya Çalışmakta, Bunun İçin Diyanet’i Konuşturup Desteklemektedir.

Laiklik, din’in devlet işlerine karıştırılmadığı, devletin de din işlerine karışmadığı ve dinler arasında tercih/ayrımcılık yapmadığı sistemin adıdır. Burada devletin resmî dini olmaz. Devlet ve din kurumları birbirinden ayrıdır.

Teokrasi, devlet işlerini belli bir dine dayandıran sistemin adıdır.

Ülkemizde Rejim, Hanefi-Sünni-Müslüman inancını devlet dini yapmaya çalışmakta, bunun için Diyanet’i konuşturup desteklemektedir.

Diyanet Başkanı Ali Erbaş’ın Ramazan’ın ilk günü, vahim Corona virüsü ortamında HİV virüsünden bahsetmeye kalkarak toplumun en savunmasız kesimi olan eşcinsellere/ LGBTİ’ye nefret söylemi kullanması olayı malum; geçen hafta yazdım.

Niye bu gruba saldırdığı da malum: Fevkalade pratik de ondan. Kadınsızlık yüzünden küçük oğlan çocuklarına “yoğun ilgi” duyan bu ikiyüzlü toplumda bu kırılgan grubu savunursan, “Haa, bu da ibneymiş” derler maazallah.

Yine malum, Rejim’in büyükleri (ve yarabbi, D. Perinçek!) derhal destek mesajları yayınladılar. Ardından da binlerce AkTrol geldi; şablona alıştıkları için aynı Türkçe yanlışını yaparak.

Doğaldır, herkes kendi ideolojisini savunur. Din de, aynen milliyetçilik gibi, duygu olmanın yanı sıra ideoloji olduğu için bu savunma olağandır. Ama her savunmada en azından iç tutarlılık aranır. Arayalım:

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İ. Kalın konuşuyor: “Ali Erbaş ilahi hükmü dile getirdi.” İlahi hüküm, yani Kur’an’ın, Allah’ın hükmü.

Dindar entelektüel Berrin Sönmez soruyor: “‘Eşcinsellik ve zina salgın hastalıkların sebebidir’ sözü, Kur’an’ın neresinde geçer.? Gösteremezler Çünkü Bu İddia ‘Bâtıl İtikat’lardan.”

Ekliyor:

“İmam-ı Âzam Ebu Hanife 17 tanesi dışındaki hadisleri sorgulanmaya tamamen açık görür.

Oysa [onun kurduğu]  Hanefi mezhebine mensup Diyanet başkanının sözü ‘ilahi hüküm’ sayılıp tartışılmaz kılınmaya çalışılıyor. İktidar gücüyle İslam’ı devlet dinine dönüştürme çabası bu.”

Diyanet eski başkanı M. Görmez konuşuyor: “Bizim bu tür musibetleri belirli bir günah grubuna bağlamamız hâşâ Allah adına konuşmamız anlamına gelir; bu doğru değil. Çünkü küresel siyasetin günahları cinsel bütün günahlardan daha büyük.”

Ali Erbaş’ın bahsettiği sözün Kur’an’ın hiçbir yerinde geçmediğinden maada, bu kutsal kitapta geçen başka bir şey var: Cennet’teki Gılmanlar. Yani, “Bıyığı Yeni Terlemiş Oğlanlar”.

Nitekim 29 Nisan’daki Artı Gerçek yazısında Ahmet Nesin Tur suresi 24. ayet, Vakıa suresi 17. ayet, İnsan suresi 19. ayet diye ve çok çeşitli mealleriyle belirtiyordu. (Bu sefer yazıyı kısaltma işini boş veriyor ve A. Nesin diye yazmıyorum çünkü birileri 1995’te kaybettiğimiz Aziz Nesin 2017’de kurulan Artı Gerçek’te yazı yazdı sanmış.

Ayrıca, Gılmanlar Cennet’te kadınlar içindir, diye anlamış).

Yine tutarlılık babında, şunu unutmayalım: En parlak devirdeki Osmanlı Sultanları’nın, ki halife idiler, Bizans’tan tevarüs edilmiş (miras kalmış) oğlan işleriyle ilgilenmediklerini söylemek zor. Osmanlı’nın tartışmasız en büyük şairi Nedim’in feilâtün feilâtün feilâtün feilün veznindeki, “Bir safa bahşedelim gel şu dil-i nâ-şâda” adlı başyapıtından şu dörtlüğü lisede de mi okumadınız:

“İzn Alub Cum'a Namazına Deyû Maderden,

/ Bir Gün Uğrulayalım Çerh-İ Sitem-Perverden,

/ Dolaşub İskeleye Doğru Nihân Yollardan,

/ Gidelim Serv-İ Revânım Yürü Sa'd-Âbâd'a.”

Tercüme lazım mı.? Cuma’ya kadınlar gider mi.?

Tutarlılık testini en önemli hususla bitirelim. En süflî, en inanılamayacak Bir şeyle:

Bi kötü durum olduğu zaman, mesela bir bebeğin kör doğması, mesela şimdi de Corona, kimi eli kalem tutan müminler olayı “İnsan için Allah’ın getirdiği imtihan” diye takdim ediyorlar. En olmazında, “Allah’ın hikmeti; bir bildiği vardır.!” diyorlar.

Fesüphanallah.! Nasıl hikmetse. Acaba farkında değiller mi, Allah’ın yerine, hâşâ huzurdan, Şeytan’ı koyduklarının? “Rahim” (koruyan, muhafaza eden) Allah niye bazı durumlarda hiç günahı olmayanları “imtihan” adı altında böylesine ömür boyu perişan ediyor? Hadi, kör doğan çocuğun veya depremde ölen sübyanın ebeveyni günahkardı da ondan desek yine olmuyor, çünkü sübyanın ne günahı var da ömrü boyu ışığı görmeden yaşasın.? Bu nasıl bir hakarettir Allah’a.?

Dahası, bu nasıl İslam ilahiyatıdır.? Aziz Augustinus’un, daha Ortaçağ’a dört asır varken, Tanrı’yı kötülük yapma sorumluluğundan bir miktar kurtarabilmek için ileri sürdüğü, İslam inancında da yankısını bulmuş “cüz’i irade” (liberum arbitrium) kavramını da mı duymadınız? Bu köşe yazısında mı anlatayım?

Anlatmayayım, çünkü S. Arabistan gibi Arap ülkeleri ve İran dışında teokrasiyle yönetilen Vatikan’ın, Corona yüzünden maddi sıkıntı çeken trans seks işçilerine ekonomik destekte bulunduğunu da duymamışsınızdır, duysanız bile inanmamışsınızdır.

İdeoloji, özellikle de din ideolojisi tam da böyle bişey işte.

Augustinus’u bırakın, yerli ve milli takılalım yine, bu müminler halkımızın bu konuyu halletmekteki ferasetinden de mi habersizdir? Halkımız işlediği kabahatlerden sıyrılmak ve kimi kötülüklerden Allah’ı tenzih etmek amacıyla Şeytan’ı suçlar: “Pişmanım.! Şeytan’a uyduk bi kere!” Şeytan kavramı da bunun için vardır zaten.

Kemalizm’in 1924’te Şeyhülislamlığın yerine kurduğu Diyanet, aynen Osmanlı’daki gibi bir devlet memuriyeti. Çünkü din’in devleti (feodalleri) kontrol ettiği Ortaçağ Avrupası’nın aksine, Şark’ta, Osmanlı’nın yine Bizans’tan tevarüs ettiği, devlet’in din’i kontrol etmesi diye bir tarihsel bagaj vardı. Memur, amir’in dediğini yapardı: Sultan’ın istediği fetvayı vermeyen Şeyhülislam önce azledilir sonra da yay kirişiyle boğdurulurdu, ulemanın kanı toprağa değmesin diye.

Kemalizm’in hatası şuradaydı ki, o Yukarıdan Devrim yılları bittikten ve teokratik devlet laik devlete dönüştükten sonra, Diyanet’i aynen muhafaza etti. Çünkü hem A. Comte’un pozitivizminden (yani, bilim geliştikçe din’in buharlaşacağı teorisinden) çok etkilenmişti, hem de her şey gibi din’i de ulus-devlet kontrolünde tutmak istiyordu.

İstiyordu da, olamadı. Olamazdı. Çünkü Batı’nın laikliği becerebilmesinin sebebi, Katoliklik’in karşısında güçlü bir Protestanlık’ın mevcudiyetiydi. Laik Kemalizm, bi yandan Gayrimüslimleri etno-dinsel temizliğe uğratıp tüketerek, diğer yandan Alevileri sistem dışı bırakarak laik sistemin 1 numaralı olmazsa olmaz’ını kendi eliyle tahrip etti: Hanefi-Sünni-Müslüman sistemi rakipsiz bıraktı.

Bu rakipsiz kalan sistem, CHP’nin bugüne kadar 1930’lar mantığında ısrar etmesi, yani değişmemesi sonucu, sonunda “AKP Gn. Bşk. ve Cumhurbaşkanı” R. T. Erdoğan’a yolu açtı. Hanefi-Sünni-Müslümanlık “oy sandığı”yla iktidara gelince, memur yine amir’in dediği yapmaya başladı. Mesele bu kadar basit.

Bu kadar basit ve bu kadar hayırlı.

Çünkü Siyasal İslam iktidara gelmeseydi gerçek yüzü asla açığa çıkmayacaktı. Yığınla insan hep, “Ah, İslam bi gelse, bi gelse, her şey güllük gülistanlık olacak!” demeye devam edecekti.

Şu anda farkında olanlar için, Siyasal İslam, aynen değişmeyen Kemalizm gibi, kendi kendini bitiriyor.

1950’lerin sonuna kadar İstanbul nüfusunun % 33’ünü oluştururken bugün toplam nüfusun 1000’de 1’inden daha aza in(diril)miş Gayrimüslim yurttaşların kadim ruhban okullarını kapalı tutup, öğrencisizlikten kapanmaya başlayan Hanefi-Sünni-Müslüman ruhban okulları (imam-hatipler) açarak.

Lozan Md. 40’a rağmen okulları 1928’de Tevhid-i Tedrisat bahanesiyle kapatılan Süryanilerin bir anaokulu açmasını bile reddedip, ancak Ankara 13. İdare Mahkemesinin Haziran 2013 kararı sonucu açmaya mecbur kalarak.

Camilerin yararlandığı hakları cem evlerine tanımayı reddedip, Aralık 2014’te Türkiye’yi mahkûm eden AİHM kararının çıkmasına sebep olarak. AİHM’nin 2007 ve 2014 tarihli kararlarına rağmen Hanefi-Sünni din derslerini Alevilere zorunlu kılmaya devam ederek. Kendisini Hanefi-Sünni-Müslüman olarak tanımlamayan milyonların vergisiyle her sokağa bir cami inşa ederek. Hatta bu vergilerle T. Diyanet Vakfına yurt dışında 103 cami inşa ettirip, sadece Suriye’de 270 cami onartarak. Sadece Rusya’daki camiye 170 milyon dolar harcayarak.

Son olarak üvey torunla evlenmeyi “helal” saymayı da başaran Diyanet’in bir memur olan başkanına, herhangi bir din, grup, cinsel eğilim, inanç, inançsızlık gibi konularda konuşma yaptırtıp, ardından derhal destekleyerek.

Hanefi-Sünni-Müslüman inancını, anayasasının sekiz ayrı maddesinde laiklik ilkesi yazılı Türkiye’de iktidarda kalabilmek için teokratik devlet kurmaya çalışarak.

Bu imkânsız olduğu için bir bâtıl itikat devleti kurmaya soyunarak.

Başlıktaki sorunun cevabına geldik: Rejim iktidarda kalabilsin diye, T.C. bir bâtıl itikat devletidir şu anda.

Baskın oran

 

07.05.2020 - 13:05    Güncelleme: 07.05.2020 - 13:05

Ökkeş Bölükbaşı, İstanbul-Ağusos.2020- okkesb61@gmail.com,

http://www.medyagunebakis.com/ -- okkesb@turkfreezone.com,

    Diğer Haberler
  • DARBE KİMDEN GELİRSE GELSİN KARŞIYIZ..
  • TRABZONLULAR BİRLEŞİNİZ
  • SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI…
  • KUL VE MAHLÛKAT HAKKI..
  • ADAM OLMAK–OLAMAMAK VE GAZETECİLİK
  • SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI..
  • DERNEKLER KANUNUNA MUHALEFET




























  • Editörden

    TRABZONLULAR BİRLEŞİNİZ

    Trabzonlular Birleşiniz. Trabzonlu İşadamları, İşkadınları, Çalışanlar, Genç Kızlar-Erkekler, Okuyan çocuklar Birlik ve Bütünlüğü Sağlamak Sizin Ellerinizde..!
    Devamı..
    Son Dakika
      - *BÜYÜK SIFIRLAMA* & *COVI
      - SEDAT PEKER’E AÇIK MEKTUP
      - GEÇERKEN UĞRADIM; Özler A
      - KARADENİZ, RUS GÖLÜ MÜ, N
      - #zKUŞAĞININ PARTİSİ.! HAN
      - TRANS SEX WORKERS STRUGGL
      - KANAL İSTANBUL & ECUNEMOP
      - 126 EMEKLİ BÜYÜKELÇİMİZİN
      - BU; MİLLETİNE ÂŞIK BİR AD
      - AKP'Lİ BAŞKAN TÜRK BAYRAĞ
      - BALATLILARIN KİTABI HÜSEY
      - #YARAMAZ #ÇOCUK #YAYINLAR
      - MAVİ ÇIĞLIK; BAKRAÇ SANAT
      - İBB TARİHİ YIKIMI DURDURD
      - COUGER HAKKINDA BİLİNMEYE
      - *STOP ERDOĞAN* NEW YORK T
      - AKDENİZDE *KADIN VE MEDYA
      - DİJİTAL DÜNYANIN YENİ GER
      - PİSAGOR 8.SINIFTA BÖYLE Ö
      - *LAS TESİS DANSI* HAPİS G


    Günün Sözü

    HÜKÜMETLERİN İCRAATI MENFİ OLUP DA MİLLET İTİRAZ ETMEZ VE İKTİDARI DÜŞÜRMEZSE BÜTÜN KUSUR VE KABAHATLERE KATILMIŞ DEMEKTİR.

    M.K. ATATÜRK


    Anket
    KÜRESEL EKONOMİK KRİZ
    TEĞET GEÇTİ
    DELDİ GEÇMEDİ





    Reklamlar














































     



    © 2009 Bu Site Ökkeş BÖLÜKBAŞI tarafından hazırlanmakta ve yayınlanmaktadır.
    Her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.