GERÇEĞİ SÖYLEMEK HER ZAMAN ZOR OLMUŞTUR.!

İnsan Emeğinin Sömürülmediği, Kimsenin Kimseye El Avuç Açmadığı, Daha İnsani, Daha Vicdani Bir Sistematiği Yaratmak, Bir İnsanlık Görevi Olarak Önümüzde Durmaktadır.

Payla:
  • Google'da Paylaş
  • Facebook'da Paylaş
  • Twitter'da Paylaş

GERÇEĞİ SÖYLEMEK HER ZAMAN ZOR OLMUŞTUR.!

İnsan Emeğinin Sömürülmediği, Kimsenin Kimseye El Avuç Açmadığı, Daha İnsani, Daha Vicdani Bir Sistematiği Yaratmak, Bir İnsanlık Görevi Olarak Önümüzde Durmaktadır.



Dünya gerçeği ile ilgili bilgilere ulaşmanın zorluğunu bilmeyen yoktur. Buraya nasıl gelindiğinin, yani günümüze, nasıl gelindiğinin anlaşılması, tarihsel sürecin seyrini bilmek ve anlamaktan geçer. Bu da bize tarih bilgisini gerekli kılar.


 


Adını anımsayamadığım Eski Yunan filozoflarından biri, bazı bilgilere ulaşıyor. En azından Dünya'nın Güneş etrafında döndüğü, yani Dünya değil, Güneş merkezli evren fikri düşüncesine yaklaşıyor. (İsa'dan önce 4. yy) O zamanın teknolojisi net saptamalara elvermediği için, Yunan bilgininin öngörüsü söylem düzeyinde kalır. 



Bunun biraz daha ilerisini Galile ifade eder, ama az daha canıyla ödeme noktasına gelir. İktidar erki genellikle işine gelmeyen gerçeğin üzerine şal örter. İktidarını hamasete ve gizlediği gerçeğe borçlu olduğunu bilir. Örtüyü aralayıp, asıl gerçeği öğrenme isteğinin, ölümcül sonuçları olur. Gerçeği söylemek her zaman zor olmuştur.

 

Gerçek arayışı, o dönemde günümüzde olduğundan çok daha zor ve tehlikelidir. Aydınlanma döneminde kutsal kitapla uyuşmayan düşünce akımlarının önünü kesmek için engizisyon mahkemeleri kurulmuştur. Dönemin aydınları zindanlara atılmış, ağır işkencelere maruz kalmış, en acımasız işkence yöntemleriyle öldürülmüştür. Bu ölümler halka izlettirilmiş, bilinen düşüncenin aksini söyleyenlerin başına nelerin gelebileceği, en ağır ceza yöntemleriyle somut olarak gösterilmiştir.

 

Bugün rahatlıkla ifade edebildiğimiz, gerçeklere ulaşmak, cesur bilim insanları ve aydınlar sayesinde olmuştur. Aydınlanma döneminde elde edilen net bilgiler kutsal sayılan kitapların hiçbirinde yoktur. Biz bu bilgilere Leh (Polanya'lı) Kopernik (Nicolaus Copernicus) adında, çok yönlü bilgi sahibi, (Matematik, Astronomi. Hukuk, Tıp, Ekonomi)  bilim insanına borçluyuz.



Kopernik 1473-1543 yıllarında yaşamış, o zamana kadar, ortaçağ teolojisinin evren anlayışı kendisinden önceki dinler gibi, dünya merkezlidir. Kopernik (Nicolaus Copernicus) Güneş merkezli evren modelini formüle eden ilk astronomdur. Yani her şeyin doğrusunu ifade ettiğini sandığımız kutsal kitapları kadük-düşmüş eden bilim insanı Kopernik’tir.



Kopernik'in babası zengin bir tüccardır. İyi eğitim alma imkânı olmuştur. Gerçek bilgilere ulaşmanın önündeki engeller ve zorluklar, günümüzde de varlığını sürdürmektedir. Zorluklar aşılsa bile, bilimsel eğitimden yoksun bırakılmış bireyler tarafından, yeni bilgi ve düşünceler kolay kabul görmemektedir. Bizim gibi çoğunluğu, köylü yığınların torunları olan bizlerin, çok iyi eğitim almamız hiç kolay değildir. Oysa Dünya'yı daha iyi bilmemiz ve tanımamız, aldığımız bilimsel, nitelikli eğitimle doğru orantılıdır.



Dünya’daki herhangi bir yerin koordinatlarını enlemler ve boylamlara bakarak, hesaplayabilmekteyiz. Açık denizde yardım isteyen gemiler bu bilgilerle, yerlerini tam olarak bildirebilmektedirler. Sadece edinilmiş bu konudaki bilgilerin bile ne kadar değerli olduğunu anlayabiliyoruz. Daha sonra Kepler, uzayı, gezegenleri, yıldız takımadaları ve hareketlerini kapsayan, daha ileri bilgilere ulaşmamızı sağlamıştır. Bu gözü pek bilim insanları, aforoz edilmeyi, öldürülmeyi göze alarak, çok değerli bilgileri insanlığa armağan etmişlerdir. İşte bu gelişmeler egemen sınıf olan, Aristokrasinin tavsiyesine giden süreci başlatmıştır.



Aristokrasi, varlığını, milyonlarca yoksulun üzerinde kurduğu otoritesini ellerinde bulundurdukları kutsal kitaba borçlu olduklarını çok iyi biliyorlardı. Kitabın kuşkulu hale gelmesi demek kendi sınıfsal konumlarının sorgulanması demekti. Bu bilgiler, Kutsal kitaba olan inancı tamamen yok etmese de, Aristokrasinin tavsiyesini kaçınılmaz kılmıştır. Bu da hepimizin bildiği aydınlanma dönemini başlatan sürece açılan kapı demekti. Aydınlanma dönemi çok kanlı boğazlaşmalara neden olmuş, hepimizin bildiği gibi insanlık tarihinin en önemli olaylarından biri olan, 1789 Burjuva Demokratik Devrimi gerçekleşmiştir.



Bizim tarih kitaplarımızda, Fransız İhtilali olarak geçer. İnsanlık yeni bir anlayışa evrilir. Gücünü tanrıdan aldığını söyleyen ve yönettiği insanları buna inandıran monarşiler, birer birer tarihin çöplüğüne gider. Yerini bu günde hâkimiyetini sürdüren burjuva iktidarlarına, burjuva demokrasilerine terk eder. Burjuva iktidarları her ne kadar insanlık için ileri bir adımsa da, yeni sorunlar ve uzlaşmazlıklarla varlığını sürdürmektedir. Geniş halk yığınları, düşük ücret, işsizlik, iyi eğitim alamama gibi sorunlarla karşı karşıyadır. Cılız örgütlü yapıları nedeniyle, taleplerini ve sorunlarını duyuramamaktadırlar.



Emekçi yığınların sınıf bilincinden yoksun olmaları, politik bilinç eksikliği, sağlam örgütlü yapılar oluşturmalarının önündeki en önemli engellerdir. İnsanlık tarihi aynı zamanda sınıf mücadeleleri tarihidir. Bu mücadele bugünde farklı biçimlerde sürdürülmektedir. Nihai amaç, adil, eşit ve özgür bir toplum yaratmaktır.

İnsan emeğinin sömürülmediği, kimsenin kimseye el avuç açmadığı, daha insani, daha vicdani bir sistematiği yaratmak, bir insanlık görevi olarak önümüzde durmaktadır. Daha iyi bir gelecek dileklerimle, sağlıcakla kalın…


Hüseyin Gün, Emekli Öğretmen

gunhuseyin39@hotmail.com                         


@ #ÖkkeşBölükbaşı © #medyagunebakis.com, #ToplumsalMuhalefet,


Diğer Haberler

  • CAHİT ARF ve YAPAY ZEKÂ
  • EHLİBEYT VAKFI İFTARI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
  • *BUL BENİ ANNE* FAKİR BAYKURT ÖDÜLÜNÜ KAZANDI
  • *DÜNYA TÜRK HALKLARI KÜLTÜR HARİTASI İNCELENDİ*
  • BENİ GÖRMEK DEMEK.! RESİM SERGİSİ..H. Düzenli
  • SIĞIRLAR AYNI YERDE OTLUYORLARDI.!.
  • SANAT HAYAT – HAYAT SANAT SERGİSİ ANTALYA’DA
  • GÖRME ENGELLİLERİN EĞİTİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR
  • EĞİTİM, BİLİM ve GELİŞMENİN SERÜVENİ...
  • GERÇEĞİ SÖYLEMEK HER ZAMAN ZOR OLMUŞTUR.!
  • TrabzonSporKlübü

    Nasa

    Kentim_İstanbul

    Doga_İcin_Sanat

    ABD_USA

    Department_State

    TelerehberCom

    Google_Blog

    Kemencemin_Sesi

    Kafkas_Music

    Horon_Hause

    Vakıf_Ay

    Dogal Hayatı_Koruma

    Seffaflık_Dernegi

    Telerehber

    Sosyal_Medya

    E-Devlet

    Türkiye Cumhuriyeti

    BACK TO TOP