10.09.2010
 
 
Kategoriler
   Güncel Haberler
   İstanbul Haber
   Dünyadan
   T R A B Z O N
   Eğitim Kültür Sanat
   Siyaset - Politika
   ÇEVRE - DOĞA
   SOSYAL YAŞAM
   Araştırma-Söyleşi
   GIDA - SAĞLIK
   SPOR-Golf -Tenis-Boks
   Dizi-Sinema-Magazin
   Konuk Yazarlar
   Ekonomik Bakış
   Hukuksal Bakış
   MÜZİK MAGAZİN
   Reklam-İlan-Satış
   Z.İ.R.V.E.
   Bilim - Teknoloji
   Sosyal Bakış
   Toplumsal Bakış
   Tarihsel Bakış
   Otantik.Dinleti Müzik
   Medyatik.Bakış
   Maraştan Bir Haber Geldi
   Cevap Hakkı
   Arşiv

Yazarlar


Ökkeş BÖLÜKBAŞI
UĞURLAR OLA HASAN AYDIN
Tüm yazıları..
DOĞAMIZ

Mikdat KADIOĞLU
KÜRESEL ISINMADA İNSANIN ROLÜ
Tüm yazıları..


Nuran NUHOĞLU
HEPİMİZ KERKENEZİZ
Tüm yazıları..


Dursun Ali YILMAZ
ADNAN KAHVECİ’DEN ÖZÜR DİLİYORUZ..
Tüm yazıları..
Eko-Bakış

Abdurrahman YILDIRIM
Reel Sektör Ve İşsizler Kaybetti
Tüm yazıları..


Musa ALİOĞLU

Tüm yazıları..
TARİHTEN BİR YAPRAK

Mahiye MORGÜL
SÜMELA KİRLETİLDİ…
Tüm yazıları..
İçten Bakış

Fuat ŞENGÜL
RAMAZAN NİMETLERİYLE İHYA OLALIM
Tüm yazıları..
Hukuksal Bakış

Av.Cemil CAN
TUZ KOKMAYA BAŞLARSA.!
Tüm yazıları..
GELECEĞİMİZ

Bayram ÖZKAL
ÇORAPSIZ
Tüm yazıları..
YEREL BAKIŞ

Bülent ŞİRİN
SEVDİĞİNE DEĞİL, KORKTUĞUNA...
Tüm yazıları..
Anadolu BAKIŞ

Fevzan ONGAN
Nöbetçi Millet
Tüm yazıları..
sekizsayfa.com

Ali AKTAŞ

Tüm yazıları..
Eğitim Kültür Sanat

Emel Vildan Düzenli
SONSUZLUĞA YOLCULUK
Tüm yazıları..
68 DENİZ 68

Selçuk POLAT
ŞİMDİ 68'Lİ OLMA ZAMANI
Tüm yazıları..
Eleştri-Yorum

Hakan URCU
OTORİTENİN VARLIĞINA DAİR
Tüm yazıları..

Reklamlar

















Döviz Alış Satış
Dolar 1.6387 1.6466
Euro 2.1036 2.1137

    Ana Sayfa >> Manşet Haberler
  YARSAV' DAN CIDDI İDDIA.!

  TECAVÜZ SAHNESINDE YASTıK YOKTU

  ÇOCUK DA YAPARIM, KARİYER DE..

  HALİL İBRAHİM SOFRASI FATİHTE

  SPOR MENAJERİ ŞARKICI OLDU

  HİLAL CEBECİ DE KUMANYA DAĞITTI

  ANKARA VE İZMİR’DE GRİPİN BAYRAMI.!

  TUĞBA ÖZERK’TEN BAYRAM HEDİYESİ.!

  NİLL ÖZALP KADINLARIN GÖZDESİ OLDU

  TARKAN 8. KEZ HARBİYE AÇIKHAVA’DA.!

  YENİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ. I - II

  ELİF GÜVENDİK’TE MODAYA UYDU

    DENİZ GEZMİŞ KOVALADI TÜRKEŞ KAÇTI
HABERİ PAYLAŞ : Google'da Paylaş



DENİZ GEZMİŞ KOVALADI TÜRKEŞ KAÇTI

MHP Eski Milletvekili Yaşar Okuyan kaleme aldığı 'O Yıllar' isimli kitapta 12 Eylül dönemi ve Mamak'la ilgili çarpıcı iddialarda bulundu.
Biz bu kitabı nasıl yazdık? Aylar süren kavga gürültüye, Minnoş’un teyp yeme girişimlerine, hatta Kenan Evren imzalı tarihi belgeleri tırmıklayarak tarihe gömme çabalarına karşı koyarak yazdık. Gerçekten Minnoş olduğu için affettik affetmesine... Ama “Miyavvv, mırr, mırr” diyerek söyleşiye dahil olduğu bazı kasetleri çözmekte epeyce zorlandım.

Soru cevaplar sert başladı
Alparslan Türkeş’in bir dönem sağ kolu olan, “Albay”ın gizli nikahına dedesinin evinde tanıklık eden Yaşar Okuyan’la aslında bir “Söyleşi”ler kitabı düşünerek yola çıktık. Soru-cevaplar sert başladı, sert devam etti. Kimse birbirine “torpil” yapmadı. Yazım bölümüne geldiğimizde ise “Okuyan” soyadının nereden geldiğini anladık. Çünkü Okuyan, “titizliği” ile hem asistanı Nazlı’nın, hem benim tam anlamıyla canımıza okudu.
Ama 15’inci kasetin sonunda ‘Komünist kardeşin Faşist ağabeyi’, 12 Eylül ihtilali, gerekçeleri, Mamak işkenceleri tekrar hatırlanınca ”O yıllar“ı ayırmaya karar verdik. Okuyan’ın hücre arkadaşı Taha Akyol’un önerisiyle onlar da ’Anı’ haline geldi.
”Yayına hazırlayan“ isim olarak benim için ilginç bir yolculuk olduğunu söyleyebilirim. ”Devrimcilerin“ o yıllarda yaşadıklarını iyi biliyordum da, karşı tarafı hiç dinlemediğimi fark ettim. Yaşar Okuyan’ın anlattıklarını yine de en iyisi okuyun, siz karar verin.

DENİZ VE ARKADAŞLARI TÜRKEŞ'İN PEŞİNE DÜŞÜYOR
Deniz Gezmiş ile büyük kovalamaca
Alparslan Bey çok bunaldığında korumalarını da atlatmayı başarırdı. Kendi başına aracıyla Ankara’yı gezmeyi çok severdi. Bunlar elbette çok uzun geziler olmuyordu ama en azından bir dinlenme imkanı buluyordu. 1967’de de yine böyle bir kaçamak yapmaya karar veriyor. Ford marka bir aracı vardı. Almanya teşkilatı Türkeş için oradan almıştı ve gümrüğünü de biz İstanbul’dan organize edip ödemeyi yapmıştık... Korumasız Or-An’da oturduğu eve çok yakın olan Eymir Gölü’nün çevresinde bir tura çıkıyor. Araba kullanırken gölün çevresinde toplanmış gruplar halinde gençler dikkatini çekiyor. Onlara dikkatlice bakarken Deniz Gezmiş’le göz göze geliyorlar. Ancak aynı anda arkadaşları da Türkeş’i fark ediyor. Bunun üzerine büyük bir kovalamaca başlıyor. Deniz Gezmiş ve arkadaşları da hemen arabalarına atlıyor ve Türkeş’in peşine düşüyorlar. Takip Konya Yolu’na, Balgat’a kadar sürüyor. Ancak Türkeş, hepsini atlatmayı başarıyor. Bunu Türkeş Bey bize gülerek anlatmıştı. Hatta, “Ektim onları. Arkadan çok bastırdılar ama ben daha hızlıydım” demişti.

Sevim Tuna ayağını Türkeş yüzünden kırdı
Türkeş İstanbul’a oldukça sık geliyordu. 1973 yılında MHP İstanbul İl Başkanı Salih Zeki Erol, “Efendim lütfen Sevim Tuna’yı dinlemeye gidelim” dedi. Türkeş, “Uygun olmaz Zeki Bey” dedi, kabul etmedi. O sıralar Sevim Tuna son derece meşhurdu. Erol, Türkeş Bey’e her türlü önlemi alacağını söyledi ve ikna etti... Ertesi akşam Türkeş Bey, ben ve Salih Zeki Erol tam anlamıyla suçlular gibi Bebek’teki Maksim Gazinosu’na gittik. Fahrettin Aslan geleceğimizi haber aldığı için bize en önden masa ayırtmıştı. Muhabirlerin içeri girilmesine izin verilmedi... Sevim Tuna sahneye çıktı, şarkılarını söylemeye başladı. Tuna gelenleri selamlarken birden bire Alparslan Türkeş’i fark etti. Çok heyecanlandı ve masaya selam vermek için bize doğru yürümeye başladı. Ama tam bize yaklaştığı sırada ayağı kaydı ve sahneye kapaklandı... Ayak bileğindeki kemiğin kırıldığını da sonrasında öğrendik. Tabii tadımız kaçtı ve Maksim’den ayrıldık. Asıl bomba birkaç gün sonra patladı. Gazinonun fotoğrafçısı tüm yaşananları tek tek görüntülemiş. Olay duyulunca da epeyce bir yüklü paraya Türkeş’in masasından Tuna’nın düşüşüne kadar çektiği tüm fotoğrafları Günaydın Gazetesi’ne sattığı ortaya çıktı... Haber manşetten yayınlandı.

Türkeş Musevi Cemaati’yle gizlice bir araya geliyordu
1977 seçimlerinde İstanbul’da iş dünyasıyla buluşmamızı da Berker İnanoğlu ve Mete Has sağladı... Hatta
12 Eylül’de o dönem partiye yapılan bağışlar iddianamede yer aldı. Birçok iş adamının ismi bağış yapanlar arasında geçti. AKSA’nın sahibi Ali Dinçkök o dönem 85 bin Lira yardım yapmış görünüyordu. Sadık Özgür 150 bin Lira, Üzeyir Garih 50 bin Lira, Tevfik Ercan 200 bin Lira, Hayrettin Karaca 50 bin Lira, İbrahim Bodur 200 bin Lira.

Türkeş cemaat lideri ile buluştu
Burada Muharrem Eskiyapan 100 bin Lira, Feyyaz Berker ve Refik Baydur’un da bağış yaptığı görünüyordu ama rakamları yoktu... Türkeş o yıl oldukça ilginç buluşmalar gerçekleştirdi. O dönem MHP’nin oyu yüzde 3’lerde olsa da Türkeş’in kendi ismi ve karizması vardı. İsmi partiye bağış yapanlar arasında bulunan Üzeyir Garih ve Türkeş’in görüşmesini iki defa ben organize ettim. İlk seferinde Taksim’de bir iş hanında, Berker İnanoğlu’nun tanıdığı bir iş adamının ofisinde bir araya gelip öğle yemeği yediler. Diğerinde ise Türkeş, Beyoğlu’nda Musevi Cemaati’nin liderleriyle buluştu... İlk görüşmede Türkeş’i dışarıda bekledim. İkinci görüşmedeki yemeğe ben de katıldım.

Türkeş'e hürmet gösterdiler
O sohbette, Türkeş Türkiye’nin bölgedeki gelişmeler karşısında hassas olması gerektiğini söyledi. Özellikle ülkeyi tehdit eden Sovyet yayılmasıyla ilgili uyarılarda bulundu. Ermeni ve Yahudi düşmanlığının doğru olmadığını, birtakım güçlerin özellikle tahrik etmek için uğraştıklarını da Musevi Cemaati’ne iletti. 500 yıl önce bu ülkenin Yahudilere kucak açtığını söyleyerek, hiçbir düşmanlığın söz konusu olamayacağını, Türk milletinin dokusunda böyle bir düşmanlığın bulunmadığını da söyledi. Cemaat liderlerinden de tahriklere karşı dikkatli olmalarını istedi. Türkeş Bey’e çok büyük hürmet gösterdiler.

TÜRKEŞ'İN KONUŞMALARINDA ALEYHTARLIK YOKTU
Ortodoks Kilisesi’nin önde gelenleriyle görüşme
Üzeyir Garih’in bu görüşmeden sonra 50 bin Lira bağışladığı iddianameye girmiş olsa da benim bildiğim MHP’ye yaptığı bağış bundan daha fazla bir rakamdır. Gerek o dönem gerekse sonrası için şöyle bir tespit yapmakta fayda görüyorum: Türkeş’in hiçbir konuşmasında Ermeni ve Yahudi aleyhtarlığına rastlamanız mümkün değildir. Türk Ortodoks Kilisesi’nin önde gelen isimleriyle de görüşmeleri olduğunu biliyorum. Türkeş gerek Ermeni, gerek Musevi ve gerekse Ortodoks Kilisesi’nin önemli isimleriyle yaptığı tüm görüşmelerde, “Sizin menfaatlerinizle Türkiye Cumhuriyeti’nin menfaatleri örtüşüyor. Dışarıdaki tahriklere kulak asmayın” demiştir.

Darbe olacağını 30 Ağustos’ta anladık
“Darbe olacak” haberlerini o kadar çok duyuyorduk ki kanıksamıştık. Ancak ihtilalden 10 gün önce bu sözlerin çok da yanlış olmadığını gösteren bir olay yaşadık. 30 Ağustos 1980... Zafer Bayramı kutlamaları yapılacaktı. MHP yönetimi olarak Genelkurmay Başkanlığı’na gittik. Sabah törenlerine katılıp oradan da hipodromdaki geçit resmine dahil olacaktık. Bir yıl önceki kutlamalarda komuta kademesinden hepimize büyük bir ilgi ve yakınlık gösterilmişti. Ancak bu defa içeri girdiğimizde buz gibi bir havayla karşılaştık. Kenan Evren törenin başlamasına çok az bir süre kala geldi. Liderlerin ellerini sıkıyor ama hiçbirinin yüzüne bakmıyordu. Hepimiz tedirginlik duyduk... Tören sonunda merdivenlerden inerken Türkeş’e, “Bir anormallik var. Hipodromdaki törenlere katılmayalım” önerisi getirdim. Türkeş haklı olduğumu söyledi. Partideki toplantıda “Benim bu fotoğraftan anladığım darbenin yolda olduğudur” dedim ve Türkeş de beni onayladı.

TOPLUCA TÜRKEŞ'İN ODASINA GİTTİK
Türkeş’in Evren’e yazdığı mektubun sırrı
İhtilal sonrasında Türkeş’le Dil Okulu’ndaydık... Türkeş, Kenan Evren’e bir mektup göndermeye karar verdi... Ekim ayının son günleriydi. Türkeş, Evren’e mektup taslağını daktilo ettirmek için beni odasına çağırdı... Türkeş söylüyor ben yazıyordum. Ancak mektup ilerledikçe canım sıkılmaya başladı. Çünkü öyle ifadeler var ki Türkeş’in onları kullanması mümkün değildi. Sonunda dayanamadım, ”Zatı alinize bu öneriyi kim getirdi?“ diye sordum. GİK üyemiz Sait Bilgiç’in verdiğini söyledi. Bunun üzerine, ”Olmaz efendim. Benim rızam yok böyle bir mektup göndermenize“ dedim... Ancak çok canım sıkıldı. Çünkü o mektup giderse, aşağıdan alan, adeta Evren’e ricada bulunuyormuş izlenimi veren bir durum ortaya çıkacaktı. Türkeş mektuptan söz etme dedi, ama mümkün mü?” “Durumu Sadi Somuncuoğlu, Nevzat Köseoğlu, Cengiz Gökçek’e anlattım. ”Evren’in elini öpeceğiz“ deyince paniğe kapıldılar. Topluca Türkeş’in odasına gittik... Türkeş yeni bir taslak yazmamızı istedi... O ekip olarak ikinci bir taslak hazırladık. O mektup 1 Kasım 1980’de Evren’e gitti.”

ODA ARKADAŞIM TAHA AKYOL'DU
Taha Akyol’la hücre arkadaşlığı
Türkeş’in kaçışını organize ettik ve ben bir süre sonra Ankara’da gazetecileri çağırıp teslim oldum... Dil Okulu’nda rahat durmayınca bizi Mamak’ta A Blok, Tecrit 2, Ön 38 numaralı hücreye aldılar. İdam mahkumlarını da Ön 35 ve 36 numaralı hücrelerde tutuyorlardı. Oda arkadaşım Taha Akyol’du. O hücrelerde bugün bile tartışılan, hesap sorulması gereken birçok iddiaya şahit olduk. Mesela bizden önce yanımızdaki hücrede kalan ülkücü bir genç için “Kendini astı” diye tutanak tutmuşlar. Ne kadar doğru belli değil. Çünkü orada bir insanın intihar etmesi mümkün değildi. O imkan olsa zaten ben kendimi asardım. Böyle soru işaretleri taşıyan olaylar da oluyordu. Mesela nöbetçi bir er geliyor, “Yandaki kendini asmış” deyip gülmeye başlıyordu.

CEZAEVİNDEKİ İŞKENCE KOŞULLARINI ANLATTI
Mamak cehennemi
Cezaevi Komutanı Albay Raci Tetik’ti. Tetik, gaddar, insanlıktan nasibini almamış bir adamdı. O dönem cezaevinde 3 sol görüşlü, 2’si sağ görüşlü 5 kişiyi döverek öldürttüğü iddiaları vardı. Ölümlerin ardından cezaevi doktoruna “İntihar etti” raporları düzenlettirildiği söyleniyordu. Bunların hiçbirini ispatlayacak durumda değilim ama bu dedikodu çok yaygındı. Hücreler korkunç yerlerdi. Bir delikten ışık sızıyor. Aşağıdan size bir yoğurt kasesinin içinde günde bir sefer çaya benzeyen şeyler veriyorlardı. Bunu almak için elimi uzattığımda çavuşun elimi ezmesini hâlâ unutmuyorum. Çavuş elime basınca sıcak su elime döküldü... Hücrelerde gece mi gündüz mü anlamınız mümkün değildi. Öyle bir psikoloji ki, artık hayat bizim için bitmiş gibi hissediyorduk.

PİJAMA TAKIMLARIMI ERBAKAN'A VERDİ
Erbakan nasıl pijamasız kaldı?
MSP’liler 11 ay yattıktan sonra Dil Okulu’ndan topluca tahliye oldu... Aradan sadece üç gün geçti. Biz odadayken kapı açıldı ve Erbakan Hoca lacivertleri çekmiş bir halde kapıdan içeri girdi. Bayramlaşmak için yanımıza geldiğini düşündük. Ama çavuşun elinde pikeleri görünce durumu anladık. Erbakan Hoca durumu ”Kırıkkale’de bir bakkal dükkanında kaset bulmuşlar. Onunla ilgili ifade vermeye gittim, tutukladılar“ sözleriyle anlattı. Önümüzde 9 günlük bayram tatili vardı. Erbakan Hoca’nın ise bir tek kıyafeti bile yanında değildi. Hoca’yla ölçülerimiz tutunca temiz olan bir takım pijamamı, el havlusu, banyo havlusunu kendisine verdim.

Yaşar Okuyan - Vatan

http://www.medyagunebakis.com/ - http://www.tdfajans.com/

TDF-TARGET23 DÜŞÜNCE FORUMU - http://www.target23.org/

TDFAJANSToplum Dinamikleri Fikir Ajansı

Sosyal, Kültürel, Ticari, Eğitim ve Sanatsal Alanlarda;

Düşünce Üretimi, Paylaşımı ve Toplum Yararına kullanımı.

 

 

 

    Diğer Haberler
  • KUL VE MAHLÛKAT HAKKI..
  • ADAM OLMAK–OLAMAMAK VE GAZETECİLİK
  • SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI..
  • DERNEKLER KANUNUNA MUHALEFET









  • Editörden

    SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI..

    STK - Sivil Toplum Kuruluşları kişilerin, toplumsal farklılaşma temeline dayanarak, bir ortak amacı gerçekleştirmek üzere meydana getirdikleri kuruluşlardır. Bu nedenle Sivil Toplum Kuruluşları aidiyet ya da kimlik olgusu için son derece uygun bir ortam oluşturmaktadır. Pek çok farklı kültüre ev sahipliği yapan Türkiye’de özellikle küreselleşme ile hareketlenen, yerli ve yabancı Sivil Toplum Kuruluşlarının faaliyet göstermeleri konusu yeniden önem kazanmıştır.
    Devamı..
    Son Dakika
      - Yarsav' dan Ciddi İddia.!
      - Tecavüz Sahnesinde Yastık
      - ÇOCUK DA YAPARIM, KARİYER
      - HALİL İBRAHİM SOFRASI FAT
      - SPOR MENAJERİ ŞARKICI OLD
      - HİLAL CEBECİ DE KUMANYA D
      - ANKARA ve İZMİR’DE GRİPİN
      - TUĞBA ÖZERK’TEN BAYRAM HE
      - NİLL ÖZALP KADINLARIN GÖZ
      - TARKAN 8. KEZ HARBİYE AÇI
      - YENİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ.
      - ELİF GÜVENDİK’TE MODAYA U
      - GÖKHAN EŞİNE, "GÜLÜMSE AŞ
      - EELENCE GELİYOR
      - LEVENT YÜKSEL’den ÇARPICI
      - DJ KAAN 9. SIRADA
      - BENGÜ SİLİVRİ'DE
      - TUZ KOKMAYA BAŞLARSA.!
      - CUMHURİYET TARİHİNİN EN B
      - KPSS REZALETİ


    Günün Sözü

    "Öylesine Ciddiye Alacaksın Ki Yaşamayı, Yetmişinde Bile Mesela Zeytin Dikeceksin."

    Nazım Hikmet


    Anket
    KÜRESEL EKONOMİK KRİZ
    TEĞET GEÇTİ
    DELDİ GEÇMEDİ





    Reklamlar

























     



    © 2009 Bu Site Ökkeş BÖLÜKBAŞI tarafından hazırlanmakta ve yayınlanmaktadır.
    Her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.