TRABZON; FETİH; KURTULUŞ; KUTLAMA;

Kim Kutluyorsa Kutlasın Ama Bunu 15 Ağustos’ta Gününde Yapsın.. Bir Doğum Gününün Hep İki Ay Gecikmeli Kutlandığı Nerede Görülmüş.?

Payla:
  • Google'da Paylaş
  • Facebook'da Paylaş
  • Twitter'da Paylaş

TRABZON - FETİH – KURTULUŞ – KUTLAMA

Kim Kutluyorsa Kutlasın Ama Bunu 15 Ağustos’ta Gününde Yapsın.. Bir Doğum Gününün Hep İki Ay Gecikmeli Kutlandığı Nerede Görülmüş.?

 

YENİLEN PEHLİVANLAR, GÜREŞE DOYMAZLAR..

TRABZONDAN ÇIKIP DİĞER KARADENİZ İLLERİNE YAYILAN VE KONFEDERASYON OLAN MUHALİFLER KOALİSYONU İŞBAŞINDA

Kendi kurdukları Derneklerin İlk Genel Kurullarında seçilemeyerek devre dışı kalan, kişisel hırslarını yenemeyip yeni yeni dernek, birlik, federasyon, hatta konfederasyon kuranlar, içinde bulundukları toplum kesimlerine kendilerini ispat edebilmek ve kabul ettirebilmek için bir takım etkinlikler yapmaya devam ediyorlar.

Her ne kadar tabela’dan öte gidemiyorlarsa da, bunu sadece kendileri biliyor. Vatandaş bilmiyor ya yutar..!

Diye düşünenler sadece kendilerini kandırıyorlar. Vatandaşın bunların daha nelerini bildiğini bilseler..! Neyse..! İstanbul’daki örgütlenmeye bir bakalım..

İlki Of-Hayrat Cemiyeti, sonra Çaykara Cemiyeti, Sürmene Derneği, daha sonraları nüfus arttıkça köy, ilçe, il, kültür, yardımlaşma, dayanışma içerikli birçok dernek ile vakıf kurulmuş.

Ancak; Vatandaşın saf ve iyi niyetlerle bir araya geldiği bu sivil toplum kuruluşları, bunların birer güç olduğunu ve bu gücü bir şekilde kendi kişisellikleri için kullanmayı hedefleyenlerin ellerinde heder oluyor, yıpranıyor, küçülüyor, etkisizleşiyor, yok olup gidiyor.

Bir şey daha var ki işin özü esası da budur. Bu gün şu olayların içinde olup ta dinden, imandan, kitaptan, inançtan söz ederek göz boyamaya çalışanlar; Esasında İstanbul’a ilk gelen gurbetçilerin yersiz, yurtsuz, inşaatlarda yarı aç, yarı tok çalışarak biriktirdikleri paralarla yer satın alarak, bina yaparak oluşturdukları sivil toplum kuruluşu emekçilerinin haklarına tecavüz etmektedirler. O günkü insanlar bunlar böyle hoyratça üstlerinde tepinsinler diye oluşturmadılar bu vakıf, Cemiyet ve Dernekleri…!

TDF-Trabzon Dernekleri Federasyonu’nun karşısına bu kez de Trabzon Federasyonu adıyla çıkan muhalifler, TDF’nin 5 yıl önce başlatıp yapa geldiği, üstelik de tartışmalı bir konu olan Fetih-Kurtuluş konusundaki etkinliğe, sanki ilk kez bir şey yapılıyormuş gibi sahip çıkarak sırf bir şey yapmış olmak için yapıyorlar..

Olayın tartışmalı tarafı şudur. Önemli bir çoğunluk “Ruslar kendileri silah bırakıp çekildiler. Biz savaşarak kurşun atarak bir mücadele kazanmadık dese de bazı kesimler diğer illerin var bizim de kurtuluş günümüz olsun diye illa kurtuluş günü kutlaması yapıyorlar. Aslında iyi de yapıyorlar yüzleri kolay kolay gülmeyen Rusları kendilerin güldürüyorlar.

Tartışmanın Bir Diğer Yönü De Tarih Konusudur. Gerçekte 15 Ağustos 1461 tarihinde Rusların kalelerden inip, silah bırakmasına ve şehri fetih güçlerine teslim etmiş olmalarına rağmen, bir papazın Avrupa’ya Macar elçisine gönderdiği mektupla Trabzon’dan Rusların gittiğini 26 Ekim günün bildirmiş olması nedeniyle bu ikinci tarih sahiplenilmektedir. Olayın aslı şudur.

Bir yandan kahramanca göğüs göğüse çarpışan fetih güçleri 15 Ağustos’ta Kalelere Osmanlı-Türk bayrağını çekip şehri teslim alırlarken, bir yandan da daha fazla kayıp vermemek ve kan dökmemek için protokol imzalanması nedeniyle savaş olmadı gibi yorumlanıyor. Böyle bir yorum da yanlıştır.

Burçlara bayrak çekilmesi ve kalenin ele geçirilmesi ile birlikte protokol imzalanması 15 Ağustos 1461 günüdür. Sonrasında şehirden ayrılması gereken Pontus güçlerinin ve destekçilerinin tamamen şehirden gitmeleri yaklaşık iki aylık bir süreyi kapsar ve 26 Ekim’e kadar sürmüştür. Bu karışıklık buradan kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla Gerçek Fetih burçlara bayrakların dikilmesi, şehrin teslim alınması 15 Ağustos 1461’dir. Nokta…

Buradaki ayak oyunun nedeni ise 15 Ağustos’un Pontus’un yıkılışına ağıt günü olarak Rumlar tarafından kullanılması ve Türklere gerçek fetih tarihinin unutturulmak istenilmesidir.

İşte bu durumda birilerinin gerçekleri göz ardı ederek kendi kişisel tatminleri adına 26 Ekim’de kutlama yaparak Rumların ekmeğine yağ sürecek davranışlar göstermeleri çok bilinçsiz ve gereksizdir.

Kim Kutluyorsa Kutlasın Ama Bunu 15 Ağustos’ta Gününde Yapsın.. Bir Doğum Gününün Hep İki Ay Gecikmeli Kutlandığı Nerede Görülmüş.?

 

http://www.medyagunebakis.com/ -http://www.tdfajans.com/

TDFAJANSToplum Dinamikleri Fikir Ajansı

Sosyal, Kültürel, Ticari, Eğitim ve Sanatsal Alanlarda;

Düşünce Üretimi. Paylaşımı. Toplum Yararına kullanımı.!

Bilgi Sahibi Olunmadan Fikir Sahibi Olunamaz.! Olunsa olunsa;

Ancak Başkalarının Fikirlerini Tekrarlayan Papağan Olunur.

 

GURBETTEKİLER

İNSANOĞLU HAKİKATEN ÇOK GARİP BİR MAHLUK..!

Belirli mevkilere gelmiş koca koca adamlar, çocukların köşe kapmaca oynamaları gibi, unvan, makam, isim ve koltuk peşinde koşarak, bir şeyler yaptıklarını zannederek kendilerini izleyen dostlarına tebessüm ettiriyor, düşmanlarını da sevindiriyor ve güldürüyorlar

Aslında çok kısa ve kestirme olarak ifade edilecek olursa, bu olay ancak şöyle özetlenebilir.

Bu durum; “Çevresindekilerden saklandıklarını sanarak yatağa girenlerin yorganın öbür tarafından arkalarının tamamen açıkta ve net olarak göründüğünün farkında olmamaları” durumudur.

Görünmediklerini, yaptıklarının duyulmadığını, herkesin gözünü boyadıklarını sanarak kendi kendilerini aldatmaları çok hoş doğrusu…

Kültürümüzü ve değerlerimizi unutmadık. Ne yapıyorsak memleketimiz için yapıyoruz.

Diyerek kendilerini kandırmaları bir yana, çevrelerindeki saf ve temiz ruhlu vatandaşlarının kalplerinde açtıkları olumsuz yaralar ve gençlerine kötü örnek olarak gelecekte onların da yanar-döner olmalarına sebep olmaları hiç affedilir bir olay değildir.

Esas ilginç olan ise her şey o kadar açık, net ve ortada olmasına rağmen üst düzeyde, yüksek kariyerli birilerinin destek vermeleri ve bu olayların kendilerinin de değerini düşürmekte olduğunu görememeleridir.

Diğer yandan ise bilmeyenlerin bilen ve anlatanlardan öğrendiklerinde de neredeyse küçük dillerini yutar gibi şaşırmalarına, hayret etmelerine ve olumsuz kanaat sahibi oldukları halde gidip o kişilerle birlikte hareket etmeleri oldukça ilginç ve karmaşık bir durum olarak ortaya çıkmaktadır.

Birlik, beraberlik, bütünlük içinde, dayanışma halinde önemli ve güçlü etkinlikler gerçekleştirmeleri gerekirken, parça parça bölünmüş birbirlerinin arkasından kötü konuşmasalar bile iyi konuşmayan, yüz yüze geldiklerinde kerhen, sahte bakışlarla geçiştirilen ortamlarda herkes her şeyi çok iyi görüyor ve anlıyor.

İstanbul’dan uzakta, başka illerde, Trabzon’da yaşayanların ve resmi, yarı resmi olanlar ile resmi olmayan tüm ilgililerin ve görevlilerin bir kez yanıltılması, devamında ileriki dönemlerde halisane çabalarla bir takım çalışmalar yapacak olanların da önlerini kesmekte, başarısız olmalarına neden olmaktadır.  

Eksen Kayması Yaşanıyor

Her ne kadar dıştan, herkes tarafından anlaşılıp görülemeyen veya belli ölçülerde bilindiği halde içten kabullenilmeği için yokmuş gibi davranılan problem bu camiayı lekeleyen şey; “doğruluk, dürüstlük, kıymet bilmeme, kişisel çıkar arayışları ve ahde-vefa” konusudur.

Bugün İstanbul’da yaşayan ve bir takım sivil toplum kuruluşları içerisinde yer alanların neredeyse tamamına yakını bu konuda eksi puan alırlar.

Toplum içerisinde kendileri anons edilirken, kendilerine söz verilip konuşmaları sağlanırken, masa başında atıp-tutup savurup mangalda kül bırakmazken, pozlar verilir ve fotoğraf çekilirken en ön sıralarda yer alırken “Var Olanlar”;

Arkanızı döndüğünüzde kaybolan, para toplanacağında sessiz sedasız sıvışıp giden ve kapıdan çıktığınızda yolda kaldırımda sizi tanımayan, görmezden gelen ve telefonla arandıklarında yok dedirtenlerdir.

Örnek olay ve kişilerden söz edecek olsak sayfalar dolusu yazmak gerekir ve bu belki de gerçekten bir araştırma konusu yapılıp kitap bile yayınlanabilir.

Aslında tüm bunlara yakın plandan bakıldığında ve söz konusu olaylar ve kişiler incelendiğinde görülüyor ki büyük çoğunluğunun eğitim ve kültür seviyeleri zaten beklentileri karşılayamayacak kadar düşük seviyededir.

Eğitim ve kültür seviyesi noksanlığına hin’lik, cin’lik, siyasi ve dini taraftarlık ile ticari çıkar pozisyonları eklendiğinde bütün bu olan biteni anlamak ve kişilerin neden böyle olduklarını çözümlemek zor değildir.

Ancak bütün her şeyi anlamak, neyin ne olduğunu bilmek onların doğru ve haklı olduğunu göstermez.

Tespit bu ve bu duruma bir çözüm bulmak gerekiyor.

Ancak; biz bu tespiti yapıp problem var diyoruz. İşi, gücü, keyfi yerinde olup anlık yaşayanlar için bu konular çok önemli olmayabilir. Konunun muhatapları olanlar problem olarak görmüyor olabilirler.

Toplumsal ve sosyolojik bir olay olarak değerlendirip ele alınması gereken çok ciddi bir olay ile karşı karşıya bulunuyoruz. Olayın ciddiyetini ve gelecek kuşaklara bırakılmakta olan olumsuzlukları irdeleyip bilimsel çalışmalar yapmak üzere akademisyenlerle hatta üniversitelerle çalışmak bile gerekebilir.

Sonuç olarak; Birilerinin bir şeyler yapması lazım, kim yapacak, kimler el atacak, nasıl olacak.? Düşünmek

Gerek

 

http://www.medyagunebakis.com/ -http://www.tdfajans.com/

TDFAJANSToplum Dinamikleri Fikir Ajansı

Sosyal, Kültürel, Ticari, Eğitim ve Sanatsal Alanlarda;

Düşünce Üretimi. Paylaşımı. Toplum Yararına kullanımı.!

Bilgi Sahibi Olunmadan Fikir Sahibi Olunamaz.! Olunsa olunsa;

Ancak Başkalarının Fikirlerini Tekrarlayan Papağan Olunur.

Diğer Haberler

  • BİR ÖLÜM & BİR ÖYKÜ & HALNAME
  • 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ DENİLİNCE.!
  • 10 KASIM ATATÜRK'Ü ANMA GÜNÜ VE HAFTASI
  • *AYNI FAY ÜZERİNDE BU BÜYÜKLÜKTE DEPREM OLMADI*
  • THE WORLD RALLİES İN THE FACE OF DİSASTER
  • ABD SAVAŞ GEMİSİ USS NİTZE İSTANBUL BOĞAZI'NDA
  • İSTANBUL’UN BÜTÇESİ EMİN ELLERDE
  • YENİLENEN YEREBATAN SARNICI TÖRENLE AÇILDI
  • KIBRISTA NELER OLUYOR.?
  • Kahvaltıya Atılan İmza:*BALIKESİR*
  • TrabzonSporKlübü

    Nasa

    Kentim_İstanbul

    Doga_İcin_Sanat

    ABD_USA

    Department_State

    TelerehberCom

    Google_Blog

    Kemencemin_Sesi

    Kafkas_Music

    Horon_Hause

    Vakıf_Ay

    Dogal Hayatı_Koruma

    Seffaflık_Dernegi

    Telerehber

    Sosyal_Medya

    E-Devlet

    Türkiye Cumhuriyeti

    BACK TO TOP