DOÇ. KEMALETTİN BEY DEN İNCİLER..

Bunlar Mayıs 2010 da kurulan TBMM Kanser Araştırma Komisyonunun ve Başkanının gövde gösterisi ve reklamasyon çalışmasından başka bir şey değildir.

Payla:
  • Google'da Paylaş
  • Facebook'da Paylaş
  • Twitter'da Paylaş

DOÇ.DR. KEMALETTİN BEYEFENDİDEN İNCİLER..

Burada görülen, aşağıdaki haberlerin içinden çıkarılan bu sözler TBMM Kanser Araştırma Komisyonu Başkanı Doç. Dr. Kemalettin Aydın’a aittir.

Ancak bu sözlerin hiç bir dayanağı yoktur ve kendi araştırması, incelemesi, belirlenmiş, doğruluğu onaylanmış saptamalar değildir.

Bunlar Mayıs 2010 da kurulan TBMM Kanser Araştırma Komisyonunun ve Başkanının İnceleme Gezisi adı altında yapılan gövde gösterisi ve reklamasyon çalışmasından başka bir şey değildir.

İşte, konuyla ilgili haberlerin içerisinden alınan Kemalettin Beyin İncilerinin perde arkası ve esas gerçekleri şunlardır.

 

 

SORU / YORUM – YALAN DEĞİLSE / YANLIŞ...

1- “Çernobil’in Etkileri Araştırıldı. Kemalettin beyin komisyonu Mayıs 2010 da kurulmuş. Yani daha 5 aylık bir komisyon bu kadar kısa bir zamanda Çernobil’in etkilerini nasıl araştırmış.? Dayanağı nedir, kaç kişiyle yapılmış, kimler katılmış.? Hangi bilimsel formasyon ile yapılmış ve hani sonuçları nerede hangi bilimsel yayında yayınlamış.?

El-Cevap: Yoktur böyle bir şey. Bölgesine gezmeye gitmiş. Bir kaç kişiyle konuşmuş. Buna da araştırma çalışması adını takmış. Hepsi bu. 

 

2- Çernobil'in 1986'dan beri Doğu Karadeniz Bölgesi'nde kanser üzerinde etkin rol aldığı iddialarının artık birçok çalışmada olmadığını, Doç.Dr.KA

Kemalettin beyin sözünü ettiği “birçok çalışma” nedir. Bu çalışma insanlardan oluşan bir ekip midir.? Veya Bilimsel yayın mıdır.? Çernobil’in Kanser üzerinde etkin rolü olmadığı görüşü saptaması hangi ölçütlere göre kimler ya da hangi kurum tarafından yapılmıştır.?

El-Cevap: Yoktur böyle bir şey. TSTK-Türkiye Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu kurucu üyesi, TDF-Trabzon Dernekleri Federasyonu, Bölge halkının “KANSER” konusundaki hassasiyetlerini, halkı bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarını, sağlık komisyonu faaliyetleri çerçevesinde 2002 yılından bu yana, panel, sempozyum gibi etkinliklerle devam ettirmektedir. Sağlık Bakanlığının ödüllendirdiği, yapılacak çalışmalara katılımlarını istediği bu kurumu neden görmezden geliyorsunuz. Neden bu inceleme gezinize katılmalarını, incelemeleri birlikte yapmayı istemediniz.?

 

3- Doğu Karadeniz Bölgesi'nde kanser vakalarında bir artışa neden olmadığını,

kanserojen bir boyutunun bulunmadığını görmüş olduk. Doç.Dr.KA

Doçent Kemalettin beyefendi kanser vakalarının kanserojen boyutunu nasıl araştırmış, nerelerde aramış, nereye bakmış da bulunmadığını görmüş.?

El-Cevap: Yoktur böyle bir şey. Rusya’da, Ukrayna’da, Polonya’da kanserojen boyut var da Türkiye’de neden yok muş. Türkiye zemzem suyu ile mi yıkanmış.? 

 

4- Bilimsel veriler de bunu ortaya koyuyor. Doç.Dr.KA

El-Cevap: Yoktur böyle bir şey. Hangi bilimsel veriler Kemalettin bey. Nerede gönderin bize okuyup öğrenip vatandaşa anlatalım. Anlatalım da; her aileden kanser olduğu için tedavisi devam edenler, tedavi olamayıp ölenler gözleri açık gitmesinler.

 

5- Yapılan çalışmalarda Karadeniz Bölgesi'nde Çernobil’in hala süren etkilerinin olmadığını

Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki kanser vakalarında artışın olup olmadığını, Doç.Dr.KA

Hangi “yapılan çalışma” Kemalettin bey. Evirip, çevirip aynı sözü tekrarlıyorsunuz. Sizin bilimsel kariyeriniz nedir.? Bu güne kadar bu konularla ilgili kaç tez yazdınız, nerelerde yayınladınız.? Var ise tezlerinizin onayını hangi makamda yaptırdınız.?

El-Cevap: Yoktur böyle bir şey. Çernobil’in hala süren etkisi olmadığını çıplak göz ile mi gördünüz, bu konuda deneysel uygulamalarınız var mı.? Hangi üniversitenin hangi bölümü, nerede bilimsel deneyler yapmış.? Hangi çay bahçesinde, hangi yaylada, hangi akan derenin suyunda belirli aralıklarla yapılmış, kayda alınmış gözlemler nerede.? Koyun ortaya görelim.

 

6- Çernobil denilen hadisenin Doğu Karadeniz Bölgesi'nde etkisi olup olmadığını yerinde gördük, Doç.Dr.KA

Hangi hadise Kemalettin Bey. Söyleminiz bile bu büyük faciayı önemsemediğinizi gösteriyor. “Yerinde gördük” diyorsunuz. Nerede ne gördünüz.? Biz de görelim bakalım aynı şeyden mi söz ediyoruz.?

Biz, Radyasyon bulutlarının Karadeniz Bölgesi üzerine geldiği sırada, o anlarda üzerine yağan yağmurla birlikte toprağa ve toprak altına indiğini, toprağa ve suya karıştığını, bunun da etkisinin öyle 30 – 40 yılda geçmeyeceğini, 50- 60 yıldan önce de temizlenmiş olamayacağını TAEK uzmanlarından birebir öğrendik. Siz nereden ne öğrendiniz, tespit ettiniz de “Çernobil’in Karadeniz’e etkisi yoktur” diyebiliyorsunuz.

El-Cevap: Yoktur böyle bir şey. Sizin görmediğinizi söylediğiniz “hadisenin etkisi” böyle alenen orta yerde, bakkalda, markette rafta, bahçenin kenarında olan bir şey midir.?

Sağlık Bakanlığının bu konuda yaptığı ciddi çalışmalar sonucunda yayınladığı raporu görmediğiniz, okumadığınız anlaşılıyor. Sizi tebrik etmeli. Olan şeyi-raporu görmüyorsunuz. Fakat size göre-olmayan şeyi, kanserin etkisinin olmadığını görebiliyorsunuz..!

 

7- Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi tüm verilerinden ve bölgede yaptığımız incelemelerden de 1986'daki Çernobil faciasının bölgemizde kanser vakalarını arttırdığına dair bir emareye rastlanmadı. Doç.Dr.KA

Bu “emare” dediğiniz şeye nerede rastlamadınız.? Eski Sağlık Bakanlarının Genelgeleri doğrultusunda, kayıt altına alınması gerekli  “ihbarlı hastalık” ilan edilen kanser hastalarının ne kadarının kayıtları tutuldu. Bunların cinslerine göre dökümü nedir.?

El-Cevap: Yoktur böyle bir şey. Yani kaç hasta Trioid kanseridir, kaç hasta göğüs kanseridir, kaç hasta iç hastalıkları kanseridir.? Hangi bölgelerde hangi tür kanser daha yaygındır.?  

 

8- Buna bağlı olarak da kanserli hastalarda hayatta kalma oranında yüzde doksanlarda olduğunu gördük. Doç.Dr.KA

Bu söyleminiz bu şekliyle çok havada kalıyor kemalettin bey. Sizin “gördük” demeniz yeterli değil. Biz de görelim, vatandaş da görsün, hasta sahipleri de görsün. İnsanlar ölecekse eceliyle ve içi rahat ölsün.

El-Cevap: Yoktur böyle bir şey. Hayatta kalma oranlarının rakamlarını yayınlayın ya da verin biz yayınlayalım.

 

9- Bölge insanını dinlediğimizde Çernobil ile ilgili öyle çokta fikirsel çatışma içerisinde olmadıklarını gördük. Doç.Dr.KA

Tabii ki göremezsiniz Kemalettin Bey; Siz çok yükseklerde dolaşıp, yükseklerden bakıyor ve oralardan konuşuyorsunuz. Vatandaş hastanelerde yatak derdinde, eczanelerde ilaç peşinde, cami avlularında musalla taşında olduğu için fikirsel çatışma yapacak zaman bulamıyor.

El-Cevap: Yoktur böyle bir şey. Vatandaş az bir boşluk bulsa sizlere fikirsel çatışmayı gösterecek ama yediği kazıklar, pardon zamlar nedeniyle fırsatını yakalayamıyor.

 

10- En Büyük Etken Sigara.” Doç.Dr.KA

Sayın Kemalettin bey işte baltayı büyük taşa burada vurdunuz. Bu tamamen değilse de yüzde seksen yanlış. Bakın Murat Tuncer beydeki Karadeniz Bölgesi ölüm kayıtlarına ölenlerin onda yedisi kahvehane görmemiş, ağzına sigara izmariti bile almamış, doğal ve organik beslenen, çay ve fındık bahçelerinde çalışan, yılın dokuz ayı yayladan inmeyen insanlardır.

El-Cevap: Yoktur böyle bir şey. Her şeye rağmen, varsayalım ve kabul edelim ki sizin dediğiniz gibi sigara etken diyelim. Madem böyle ise neden hazır elinize fırsat geçmişken sigara fabrikalarını tamamen iptal edip kapatmadınız da, yabancılara sattınız.? Vatandaş 400-500 yıldır kendi ekip biçtiği tütünü içerken kanser olmuyordu. Ne zamanki sigara fabrikaları sayenizde yabancıların eline geçti, özel kimyasal karışımlı yabancı sigaraları içilmeye başlandı, kanser hastalıklarında artışlar başladı.

 

SORU / YORUM – YALAN DEĞİLSE / YANLIŞ...

El-Cevap: Yoktur böyle bir şey. Kemalettin Bey, tüm bu sorularımıza tam ve doğru, doyurucu bilgileri komisyonunuz tenezzül edip verirse biz de vatandaşa anlayacağı dilden, halk ağzıyla yayınlarız. Böyle sizin söylediğiniz gibi “rastlamadık” “görmedik” “bulamadık” “veri’lerde yok” “boyutu bulunamadı” “etkin rol çalışmalarda yer almıyor” “fikirsel çatışma içinde değil” gibi söylemler, siyasetçi söylemine uyar ama bilim adamı söylemine uymuyor. Siz her ne kadar TBMM de bir partinin üyesi olarak önemli bir komisyona başkanlık da etseniz, unvanınızda Doç. Dr. Varsa. ki var. Öncelik bilim adamlığınızdadır. Dolayısıyla söylemleriniz önemlidir ve sizi bağlar. Öyle ucu açık, ayakları yere basmayan, siyasi hamaset kokan söylemler size ve çalışmalarınıza fayda getirmez.

El-Cevap: Yoktur böyle bir şey. Bakın komisyonunuz ve siz yapacağınız çalışmalardan topluma yararlı sonuçlar bekliyorsanız, size bir iki tane örnek vereyim. Bize bir şey söylerken ve açıklama yaparken, yanında böyle açıklamalı rakamsal sonuçlar veren gerçeklere dayalı bilimsel raporlar vermelisiniz.

 

Ek-Örnek.1: The effect of Chernobyl accident on the development =f malignant diseases--situation after 20 years Department of Endocrinology, Diabetology and Internal =edicine, Medical University, Białystok. zonenbergab@poczta.onet.pl

Polonya Medikal Tıp Üniversitesi, Bioloji Fakültesi, Endokrinoloji, diyabetoloji ve İç hastalıkları Bölümü. zonenbergab@poczta.onet.pl

 

Ek-Örnek.2: HOT THYROIDOLOGY – http://www.hotthyroidology.com/  August , No 2 , 2006

Chernobyl beyond 20 years and thyroid cancer

Shunichi Yamashita

Department of International Health and Radiation Research and Molecular Medicine, Atomic Bomb Disease Institute, Nagasaki University Graduate School of Biomedical Sciences, Nagasaki, Japan , ,
Uluslararası Sağlık ve Radyasyon Araştırma ve Moleküler Tıp, Atomic Bomb Hastalıkları Enstitüsü, Biyomedikal Bilimler, Nagasaki, Japonya, ve Nagasaki Üniversitesi Enstitüsü Anabilim Dalı,

SICAK THYROIDOLOGY - http://www.hotthyroidology.com/ Ağustos, No 2, 2006
20 yaş ve tiroid kanseri Çernobil'den ötesinde
Shunichi Yamashita

 

http://www.medyagunebakis.com/ - http://www.tdfajans.com/

TDFAJANSToplum Dinamikleri Fikir Ajansı

Sosyal, Kültürel, Ticari, Eğitim ve Sanatsal Alanlarda;

Düşünce Üretimi. Paylaşımı. Toplum Yararına kullanımı.

 

 

 

Basından..

Çernobil kanser yapmamış.!

TBMM Kanser Araştırma Komisyonu Başkanı Kemalettin Aydın, 1986 yılında yaşanan Çernobil felaketinin Karadeniz'de kanser vakalarını artırmadığını söyledi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde kurulan ve başkanlığını AK Parti Gümüşhane Milletvekili Doç.Dr. Kemalettin Aydın'ın yaptığı Kanser Araştırma Komisyonu, Rize ve Gümüşhane'de incelemelerde bulundu.
Doç. Dr. Kemalettin Aydın, burada yaptığı açıklamada, komisyonun kanser vakalarının artım hızı, alınması gerekli olan tedbirlerin yasal ve yönetmelik altyapısının hazırlanması amacıyla kurulduğunu belirtti.
Aydın, "Altını çizmek istediğimiz bir şey var. Dün Rize'de gördüğümüz bir sonuç. Atom Enerjisi Kurumu'ndan, Sosyal Güvenlik, Sağlık ve Tarım Bakanlığı'ndan uzman arkadaşlarımız bizimle. Yıllardır sözü edilen, Çernobil'in 1986'dan beri Doğu Karadeniz Bölgesi'nde kanser üzerinde etkin rol aldığı iddialarının artık birçok çalışmada olmadığını, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde kanser vakalarında bir artışa neden olmadığını, kanserojen bir boyutunun bulunmadığını görmüş olduk. Bilimsel veriler de bunu ortaya koyuyor" dedi.

http://www.cnnturk.com/

    
Çernobil‚ Karadeniz'e Ne Yaptı.?

Doç. Dr. Kemalettin Aydın, TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı AKP  Trabzon Milletvekili Prof. Dr. Cevdet Erdöl, Kanser araştırma Komisyon üyesi milletvekilleri ile birlikte Trabzon'da incelemelerde bulundu.
İlk olarak Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki Nükleer Tıp Radyasyon Onkoloji Kemik Dansitometri Merkezi'nde incelemelerde bulunan heyet burada Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Eda Küçüktülü’den hastanedeki çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Türkiye'de 5 ilde bulunan Kemoterapi cihazının birinin Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde bulunduğunu öğrenen heyet, daha sonra Trabzon Valiliği'ne geçerek burada bir basın açıklaması yaptı.

TBMM Kanser Araştırma Komisyonu Başkanı Doç. Dr. Kemalettin Aydın, bölgedeki kanser vakalarıyla ilgili bilgi verdi.
Yapılan çalışmalarda Karadeniz Bölgesi'nde Çernobil’in hala süren etkilerinin olmadığını belirten Aydın. "Mayıs ayında tüm siyasi partilerin ortak araştırma önergesi teklifiyle kurulan ve her siyasi partinin mecliste bulunma yoğunluğu oranında milletvekili katkısıyla oluşan komisyonumuz, bu hafta sonu 3 gün Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki kanser vakalarında artışın olup olmadığını. Çernobil denilen hadisenin Doğu Karadeniz Bölgesi'nde etkisi olup olmadığını yerinde görüp, toplumla buluşmak ve buradaki kanserle uğraşan bilim insanlarıyla sivil toplum örgütlerinden bilgi almak adına burada. Şu ana kadar Rize,  Gümüşhane ve Trabzon'da yaptığımız incelemelerde uluslararası kanser değerlendirmesi yaptığımız zaman hem diğer ülkelerle hem de Türkiye'nin diğer bölgeleriyle bölgede bir farklığın olmadığını gördük. Bu konuda Ankara'da bilim insanlarından aldığımız veriler de buradaki aldığımız veriler de bunu gösteriyor. 1986'dan beri bölgede özellikle psikolojik travma diyeceğimiz boyutta karmaşaya, insanların psikolojisini dahi karıştıran, yada sorunlara neden olan Çernobil'le ilgili olarak hem Atom Enerjisi Kurumu’ndan hem de, diğer üniversite verilerinden, Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi tüm verilerinden ve bölgede yaptığımız incelemelerden de 1986'daki Çernobil faciasının bölgemizde kanser vakalarını arttırdığına dair bir emareye rastlanmadı" dedi.

http://www.haberoku.net

 

Çernobil Doğu Karadeniz'de Kanser Vakalarında Artışa Neden Olmadı.!

"Çernobil Doğu Karadeniz'de Kanser Vakalarında Artışa Neden Olmadı"

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde kurulan ve başkanlığınAKParti Gümüşhane Milletvekili Doç. Dr. Kemalettin Aydın’ın yaptığı Kanser Araştırma Komisyonu, Gümüşhane’de incelemelerde bulundu.
Kanser Araştırma Komisyonu üyeleri, Gümüşhane Gümüşhane temaslarına başlamadan önce Trabzon-Gümüşhane karayolu Zigana Tüneli çıkışında TBMM 90'ıncı Yıl Hatıra Ormanı'na fidan dikti. Fidan dikim törenine Gümüşhane Valisi Enver Salihoğlu ve diğer ilgililer de katıldı. Komisyon üyeleri daha sonra Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İhsan Günaydın'ı makamında ziyaret etti. Doç.Dr. Kemalettin Aydın, burada yaptığı açıklamada, komisyonun kanser vakalarının artım hızı, alınması gerekli olan tedbirlerin yasal ve yönetmelik altyapısının hazırlanması amacıyla kurulduğunu belirtti.
Aydın, "Altını çizmek istediğimiz bir şey var. Dün Rize’de gördüğümüz bir sonuç. Atom Enerjisi Kurumu'ndan, Sosyal Güvenlik, Sağlık ve Tarım Bakanlığı'ndan uzman arkadaşlarımız bizimle. Yıllardır sözü edilen, Çernobil'in 1986'dan beri Doğu Karadeniz Bölgesi'nde kanser üzerinde etkin rol aldığı iddialarının artık birçok çalışmada olmadığını, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde kanser vakalarında bir artışa neden olmadığını, kanserojen bir boyutunun bulunmadığını görmüş olduk. Bilimsel veriler de bunu ortaya koyuyor" dedi. Kanser Araştırma Komisyonu üyeleri daha sonra Valilik'te düzenlenen brifinge katıldı.

Doğan Haber Ajansı-28.11.2010 21.39

  

TBMM Kanser Araştırma Komisyonu Rize’deki incelemelerini tamamladı.

TBMM-Türkiye Büyük Millet Meclisi Kanser Araştırma Komisyonu Rize’deki incelemelerini tamamladı. Rize ve ilçelerinde gün içerisinde alan çalışmalarını tamamlayan komisyon üyeleri akşam saatlerinde Rize Ticaret ve Sanayi Odası Salonu’nda sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya geldi.

AKP Gümüşhane Milletvekili ve TBMM Kanser Araştırma Komisyonu Başkanı Doç. Dr. Kemalettin Aydın. TAEK-Türkiye Atom Enerjisi Kurumu. Sağlık Bakanlığı. Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Tarım Bakanlığından uzmanların da katıldığı Trabzon, Gümüşhane ve Rize’deki çalışma sonucunda Çernobil’in bugüne kadar Doğu Karadeniz Bölgesinde Kanser vakalarında bir artışa neden olmadığını ve Bölgedeki kanser vakalarında etki bir rol almadığını söyledi.

Çernobil’in Etkileri Araştırıldı. Burada bir konuşma yapan TBMM Kanser Araştırma Komisyonu Başkanı Doç. Dr. Kemalettin Aydın, “Çalışmalarımız kapsamında özellikle Nevşehir’deki yüksek kanser oranının o bölgedeki toprak yapısından kaynaklandığı iddiaları, Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki vakalarda ise Çernobil Kazası’nın etkisi olup olmadığını araştırmaya çalıştık. Şuana kadar yaptığımız çalışmalarda özellikle Türkiye’de kanser vakalarının dünyadaki yüzdesi ile benzerlik taşıdığı ancak kanser çeşitliliğinin farklı olduğunu gördük.
Ancak Türkiye’nin iç bölgelerine baktığımızda ise bölgesel farklılıklar olmadığını, bu bölgelerdeki kanser türlerinde bize sunulan bilimsel verilerde görülüyor. Bir gerçek ortaya çıktı ki Dünyada kanser vakalarında birinci evre olarak tabir edilen erken teşhiste bizden çok önde oldukları.
Buna bağlı olarak da kanserli hastalarda hayatta kalma oranında yüzde doksanlarda olduğunu gördük. Ama ülkemizde kanser vakalarına son dönemlerde tanı konulduğu ve kanser hastalarında kalma oranının yüzde 50’lerde olduğunu gördük. Demek ki kanser konusunda farkındalığımızı artırmamız gerektiğini anlıyoruz. Bunun mali portresine baktığımızda ise 2 milyar Euro karşımıza çıkıyor. Kanser artış hızı dünyada olduğunu gibi ülkemizde de seyrederse, kanser vakalarında yaşamın uzatılması çalışmaları da hesaplandığında 2030’lara ulaştığımızda karşımıza 10 milyar Euro bir maliyet çıkacağını tahmin ediyoruz” dedi.
En Büyük Etken Sigara
Kemalettin Aydın, Türkiye’de kanser vakalarındaki en büyük etkenin sigara olduğunu ifade ederek “Kanserde çevresel etkilere baktığımızda en büyük etkenin sigara olduğunu görüyoruz. Yani iyi bir çalışma, tarama ve erken tanı ile ülkemizdeki kanser oranını yüzde 40 azaltabiliriz. Çernobil’in en büyük etkilerinin Doğu Karadeniz’de olduğunu biliyorduk. O yüzden yöre halkını dinlemek istedik. Bölge insanını dinlediğimizde Çernobil ile ilgili öyle çokta fikirsel çatışma içerisinde olmadıklarını gördük. Bölge insanının Çernobil ile kanseri fazla bir arada kullanmadıklarını gördük” dedi.

Taka Gazetesi - http://www.takagazete.com

 

http://www.medyagunebakis.com/ - http://www.tdfajans.com/

TDFAJANSToplum Dinamikleri Fikir Ajansı

Sosyal, Kültürel, Ticari, Eğitim ve Sanatsal Alanlarda;

Düşünce Üretimi. Paylaşımı. Toplum Yararına kullanımı.

Diğer Haberler

  • TRABZON NASIL BU HALE DÜŞTÜ.?
  • Adnan Kahveci’den İki Federasyon Meselesine...
  • MAVİ ÇIĞLIK; BAKRAÇ SANAT GALERİSİNDE.!
  • BÜYÜK SORUNUMUZ*RİCANİA SİMULANS**VAMPİR KELEBEK*
  • FAROZ; MAHALLENİN ÖTESİNDE BİR KÜLTÜR.!
  • 3.KAHRAMANMARAŞ TANITIM GÜNLERİ ANKARA'DA
  • TDF'DA SAYGISIZLIK ve HUKUKSUZLUK DEVAM
  • HÜSEYİN AYAZ; TEHDİTLERE HODRİ MEYDAN DEDİ.!
  • TOLGADIRLILAR TÜRKMEN TOYU YAPILDI
  • TRABZON’UN FETİH TARİHİ 15.Ağustos.1461, PAZAR
  • TrabzonSporKlübü

    Nasa

    Kentim_İstanbul

    Doga_İcin_Sanat

    ABD_USA

    Department_State

    TelerehberCom

    Google_Blog

    Kemencemin_Sesi

    Kafkas_Music

    Horon_Hause

    Vakıf_Ay

    Dogal Hayatı_Koruma

    Seffaflık_Dernegi

    Telerehber

    Sosyal_Medya

    E-Devlet

    Türkiye Cumhuriyeti

    BACK TO TOP