MUSTAFA" hakkında birşey...

Öncelikle ikinci ya da kinci cumhuriyetçi falan değilim. Ulu Önderine sıkı sıkıya bağlı bir Atatürkçüyüm. Hem de öyle eften püften, havadan civadan Atatürkçü değil, okuyan, araştıran ve bilen "Ey Türk İstikbalinin evladı"yım. "Mustafa"yı izledim. Atatürk hakkında fazla okumamış insanlar için Can Dündar'ın metnini biraz sığ buldum. Ama rahatsız olmadım.

Payla:
  • Google'da Paylaş
  • Facebook'da Paylaş
  • Twitter'da Paylaş

 

"MUSTAFA" hakkında birşey...
Can Dündar'ın "Mustafa" sından rahatsız olanlar beri gelsin... Oy oy oy! ADD Malatya Şubesi boş durmamış rahatsızlığını yargıya taşıyacağını açıklamış bile. Hop! Orda duralım bir bakalım:

Öncelikle ikinci ya da kinci cumhuriyetçi falan değilim. Ulu Önderine sıkı sıkıya bağlı bir Atatürkçüyüm. Hem de öyle eften püften, havadan civadan Atatürkçü değil, okuyan, araştıran ve bilen "Ey Türk İstikbalinin evladı"yım. "Mustafa"yı izledim. Atatürk hakkında fazla okumamış insanlar için Can Dündar'ın metnini biraz sığ buldum. Ama rahatsız olmadım. Dündar'ın geçirdiği siyasi değişim sürecinin etkilerinin belgesele yansıdığının da gayet farkındayım. Bununla birlikte sinema salonundan çıktığımda Mustafa Kemal'in hayatına dair esrarengiz ya da efendime söyleyeyim şaşırtıcı, akıllara durgunluk veren yeni bir bilgiyle donanmış değildim. Kimse de değildi. Onun zor hayatına ve yalnızlığına yapılan melankolik vurgulardan dolayı Atam'a karşı içimde acıma hissi falan belirmedi. Daha ziyade ona olan saygım arttı ve hayatla mücadele edebilme yeteneğine bir kez daha hayran kaldım. Şevke geldim. "Ben de vatanım için, milletim için çalışacağım" dedim kendi kendime
"Büyük bir fikrin başarısında kuvvet bulmak" ne demek diye düşündüm...Mustafa içki içer, Mustafa sigara içer, Mustafa Türk kahvesini biraz fazla kaçırır, Mustafa ağlar, Mustafa din kurumuna karşı mesafelidir, Mustafa yalnızdır, Mustafa hastadır, Mustafa sevmek sevilmek ister... Tüm bunları da Can Dündar belgeselinden öğrenmedim. Bunları bu belgeselden yeni öğrenen birisini de eğer çocuk yaşta değilse ayıplarım.

Bana dediler ki; "Şimdi ne gerek vardı Mustafa Kemal'in içkisine, kadınlarına, beynamazlığına, tek adamlığına vurgu yapmaya? Yalnızlığından dem vurmaya ne gerek vardı? Karşı odaklar bunları kullanır. Ulu Önderi karalarlar..."

DESTUR! Koca Kemal'i karalamak, kendi halinde bir gazetecinin kotarmaya giriştiği, Bregoviç'in muhteşem müzikleri ve belgesel ekibinin görsel çalışmalarının kalitesi ile vasatın üzerine çıkmış bir belgesele mi kaldı acaba? Büyük Emperyalizm Canavarı'nın beslediği o karşı odaklar, bu güne kadar Mustafa Kemal "içerdi, diktatördü, dinsizdi" diye diye onu halktan koparmaya girişmiyorlar mıydı zaten?

Bre aymazlar! Ulu Önderin içki içmesi, beynamaz olması ya da bazı kararları kendi başına alması onun Türk ulusunu esaretten, vatanı Emperyalist devletler tarafından yenecek dev bir pasta olmaktan kurtardığı, insan onuruna en çok yakışan rejimi halkına hediye ettiği, başöğretmen ve en kıymetli devrimci olduğu gerçeğini değiştirir mi?

Saçmalamayın... İşgüzarlık etmeyin... Asıl siz "Atatürk'ü putlaştırıyorsunuz, tartışmıyorsunuz, bağnazsınız" diyen ikinci Cumhuriyetçiler'in ağızlarına laf veriyorsunuz. Buna bir "dur" deyin...

Can Dündar'ın belgeselci kisvesi altında ne yapmak istediğinin çok da bir önemi yok. Belgesel bir film izleyip hayatı değişen birileri yalnız absürt filmlerde olur. İzleriz, Can Bey ne diyor bakarız. Bazılarına katılır bazılarına katılmayız. Tartışırız. Hepsi bu...

Ama Atatürk'ün ne demek istediğinin çok önemi var:

"İki Mustafa Kemal vardır; biri ben, etten ve kemikten, geçici Mustafa Kemal… İkinci Mustafa Kemal, onu 'ben' kelimesiyle ifade edemem. O, ben değil, bizdir. O memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve muvaffak olması gereken Mustafa Kemal odur."

"Mustafa" filmi tartışılsın dursun, hatta suçlansın, hatta yuhalansın,... Siz bu anlamsız işlerle vakit kaybedin. Ben Mustafa Kemal'im... Bir rüyanın peşindeyim... İşimdeyim, gücümdeyim...

Yazan: Özgür Ceren Can



\"MUSTAFA\" hakkında birşey...
cemilcan
22:27:58 @ 19-11-2008


MUSTAFA'NIN ABLASI CEREN;

Aferin benim kızıma... Kızımsın diye demiyorum , bu gün ölsem gözüm açık gitmez bunu bilmeni istiyorum... "Kızım var geride" diyebilirim gittiğim yerdekilere... Başta Mustafa Kemal'e kuşkusuz... Olacaksa bir yaşam daha eğer, onunla olsun isterim… Seninle ne kadar övünsem azdır... Binlerce defa daha aferin benim kızıma... Günlerdir bir 'Mustafa'yı düşüremiyoruz gündemden, yoğunlaşamıyoruz hayati önemdeki diğer sorunlarımızın üstüne... Hainler içerden, düşmanlar dışarıdan saldırdıkça, kartopu gibi büyüye büyüye üstümüze geliyor Mustafa'lar... Ne kadar da güzel anlatmışsın Özgür Ceren... Yürekten inandığın belli Mustafa Kemal'e ve Atatürk'e... Seni bu gün ne kadar çok sevdiğimi cümle aleme anlatmak istiyorum... Seni bugün Mustafa'nın ablası olarak sevmek istiyorum, yetmezse biraz da Mustafa Kemal için sevmeliyim biliyorum... Gel gör ki, bu sevgi nasıl anlatılır onu da bilmiyorum... En iyisi böyle zamanlarda büyük Türk şairi Nazım'dan yardım almak: 'kilometrelerle derin, kilometrelerle düm düz, yüzde yüz, yüzde bin beş yüz, yüzde hudutsuz kere yüz" seviyorum Mustafa Kemal'i. Seni de O'nun kadar seviyorum… Sen o bacak kadar boyunla bize, koca koca adamlara Atatürk'ü bir daha ve asıl tanınması gereken yanlarıyla tanıttın.…Kendi payıma ben dersimi aldım, aşk olsun sana ve helal olsun Ceren!..

Yazını okumak isteyenler için bağlantıyı aşağıya yerleştiriyorum
Ben bu işi ulusal bir görev kabul ederek büyük bir keyifle yapıyorum…

Tıklasınlar da kızımı, kızlarımı görsünler…

http://pireliblog.blogspot.com/2008/11/mustafa-hakknda-bir-ey.html


Av. Cemil Can

 

Diğer Haberler

  • CAHİT ARF ve YAPAY ZEKÂ
  • EHLİBEYT VAKFI İFTARI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
  • *BUL BENİ ANNE* FAKİR BAYKURT ÖDÜLÜNÜ KAZANDI
  • *DÜNYA TÜRK HALKLARI KÜLTÜR HARİTASI İNCELENDİ*
  • BENİ GÖRMEK DEMEK.! RESİM SERGİSİ..H. Düzenli
  • SIĞIRLAR AYNI YERDE OTLUYORLARDI.!.
  • SANAT HAYAT – HAYAT SANAT SERGİSİ ANTALYA’DA
  • GÖRME ENGELLİLERİN EĞİTİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR
  • EĞİTİM, BİLİM ve GELİŞMENİN SERÜVENİ...
  • GERÇEĞİ SÖYLEMEK HER ZAMAN ZOR OLMUŞTUR.!
  • TrabzonSporKlübü

    Nasa

    Kentim_İstanbul

    Doga_İcin_Sanat

    ABD_USA

    Department_State

    TelerehberCom

    Google_Blog

    Kemencemin_Sesi

    Kafkas_Music

    Horon_Hause

    Vakıf_Ay

    Dogal Hayatı_Koruma

    Seffaflık_Dernegi

    Telerehber

    Sosyal_Medya

    E-Devlet

    Türkiye Cumhuriyeti

    BACK TO TOP