KÜRESEL KRİZDEN KURTULUŞ YOLU

1929 Dünya ekonomik buhranından(1) sonra dünya halklarına allanıp-pullanarak Tanrı kelamı değerinde sunulan ve benimsettirilmeye çalışılan serbest piyasa ekonomisi 'kapitalizm'(2) sonunda çöktü. Ekonomi bilimi ile özdeşmiş gibi sunulan kapitalizmin en hararetli savunucularının bile "bilim adamlığı" kimliği yakında tartışılır hale gelirse hiç şaşırmam. Her şart altında içine düşeceği bunalımdan onu kurtaracak bir "görünmez elin" olduğuna inanılan kapitalizme yoğun bakımda iken 'büyük devletler' el uzatmak zorunda kaldı.

Payla:
  • Google'da Paylaş
  • Facebook'da Paylaş
  • Twitter'da Paylaş

KÜRESEL KRİZDEN KURTULUŞ YOLU ANITKABİRDEN BAŞLAR!...
cemilcan
17:45:16 @ 15-10-2008

 

EKONOMİNİN DEVLERİ ATATÜRK'ÜN YOLUNDA!...
Av.Cemil Can
1929 Dünya
ekonomik buhranından(1) sonra dünya halklarına allanıp-pullanarak Tanrı kelamı değerinde sunulan ve benimsettirilmeye çalışılan serbest piyasa ekonomisi 'kapitalizm'(2) sonunda çöktü. Ekonomi bilimi ile özdeşmiş gibi sunulan kapitalizmin en hararetli savunucularının bile "bilim adamlığı" kimliği yakında tartışılır hale gelirse hiç şaşırmam. Her şart altında içine düşeceği bunalımdan onu kurtaracak bir "görünmez elin" olduğuna inanılan kapitalizme yoğun bakımda iken 'büyük devletler' el uzatmak zorunda kaldı. Komünist sistemin dağılmasını kapitalizmin başarısı ve akla uygunluğunun kanıtı gibi kabul ettirmek isteyenlerin "olacağı zaten buydu!..." diyerek şampanya patlatmalarının üzerinden 20 yıl bile geçmedi. Komünizmi ve ona bağlı olarak sosyalizmi yermek için o günü tarihi bir fırsat gibi değerlendiren koca koca profesörlerin 15 gündür sesi soluğu çıkmıyor... Komünizmi din dışı bir inanç gibi anlatanlar, kendi inanç sistemlerini de 'serbest piyasa'ya göre uydurmak için olmadık şaklabanlıklara başvurdular… Sonunda dini siyasetin, giderek de ekonominin bir unsuru haline getirerek; dünya halklarını soyup soğana çevirmeden geri durmadılar… Ama buraya kadar!… Artık isminin önünde bilim adamlığını işaret eden ne kadar akademik unvan olursa olsun, hiç kimse kapitalizmi, alternatifsiz bir sistem, hatta bir doğma gibi sunmaya cesaret edemeyecek!…


'Mortgage Krizi '(3) ile başlayıp bütün dünyayı etkisi altına alan 'küresel kriz' den en az zararla çıkmanın yolunu başta ABD olmak üzere AB ülkeleri, batan şirketlerin hisselerini satın almakta ve piyasalara para pompalamakta buldu. Bu önlemler serbest piyasa ekonomisinin 'liberal' ayağı altında dinamit gibi patladı… Büyük devletler ekonomilerini planlamaya ve piyasaya müdahale etmeye mecbur kaldılar. Rusya gibi 'yeni kapitalist' birkaç ülke ise borsalarını kapatarak ilk şok dalgasını atlatmaya çalıştı…
'Amerikan Solu'nun en etkili ve saygın seslerinden biri olarak tanınan iktisat profesörü Robert Heilbronern (4) dünyadaki siyasal dönüşümlere ilişkin görüşlerini 1989 yazında yaptığı fakat 1991 yılında yayınlanan bir röportajında(5) 'Sosyalist Blok'taki çözülmeyi "Kapitalizmin Zaferi" ve "Kapitalizme Alternatif Yok" spotlarıyla veriyordu… O tarihte kendisine sorulan ilk soru da hayli ilginçti:"İnsanlık tarihinin en büyük din dışı inancı ve 20. yy'ın en güçlü politik ve ekonomik alternatifi olan Marksizm-Leninizm, bir patlamayla değil, bir iniltiyle çekiliverdi tarih sahnesinden. Şimdi meydan, kazandığı zafer herkesçe teslim edilen kapitalizmin. Ancak buruk bir zafer bu. Acaba, kapitalizm başarısının yükünü taşıyabilecek mi ?"


Kapitalizmin bir alternatifinin olmadığı
belirlemesini iyice pekiştirmek için o tarihte; ÇKP'nin(6) ideolojiden sorumlu şefinin "piyasanın patent hakkı kapitalizmde değildir" şeklindeki sözü ile,"ekonomik kalkınma yarışında sosyalizm, kapitalizme olan üstünlüğünü kaybetmiştir… Kamu mülkiyeti anlayışımızın savunulacak bir yanı olmadığını artık itiraf etmek zorundayız." şeklindeki sözü ve o zamanki Meksika Devlet Başkanı Carlos Salinas'ın kamu sektörünü 'özelleştirmeye' (7) çalışmasını kanıt olarak ileri sürüyorlardı…
Heilbroner
diyordu ki: "İnsanoğlunun maddi ilişkilerini kapitalizm, sosyalizmden daha iyi düzenler. Piyasa, malları ne kadar eşitsizce ya da sorumsuzca dağıtırsa dağıtsın, bunu kuyrukları dillere destan olan, planlı ekonomiden (sosyalizm) daha iyi yapıyor. Kapitalizmin büyük bunalımları ile sosyalizmin olağan ekonomik yaşamları arasındaki benzerlik… Artık en ateşli ideologlar için bile katlanılmaz hale geldi… Batıda sosyalizm üzerine yazılanlara baktığınız zaman karmaşık ekonomilerde 'planlamayla' neler başarılabileceği konusunda müthiş bir 'kör inanç' bulunduğunu görürsünüz. Servetin yaratılması sırasında görünmez bir elin yatırım tahsisinde yaptığı hataları ve yol açtığı toplumsal eşitsizliği düzeltmek için tek çarenin planlama olduğu sanılıyordu. Sorunları görünmeyen bir el yarattığına göre, görünen bir el giderebilirdi. Ve el ne kadar çok görünürse toplumsal sorunlar da o derece azalacaktı… Piyasa bambaşka bir örgütleyici güç. Hırs ve kişisel çıkarla yürüyor. Piyasa, sosyalizmin savunduğu ne varsa hepsinin antitezi. Piyasa, sadece tüketicinin mal seçme özgürlüğü değildir. Genel bir davranış özgürlüğü ile bağlantılıdır. Buradaki özgürlük, devletin demir pençesinden özgür olmak anlamındadır.

Piyasa, kendi çıkarları doğrultusunda işleyen bir iktidar mekanizması kurar. Keyiflerine göre davranan ve siyasi iktidara bazen itaat eden, bazen de etmeyen çıkar gurupları yaratır… Sosyalist ideolojinin yaşadığımız yüz yılda böylesine hakim bir entelektüel güç haline gelmesinin altında, çağın büyük düşünürlerinin, kapitalizmin içinde kendi kendini yok etmeye yönelik çelişkiler taşıdığına inanmaları yatıyordu. Marx(8), Keynes(9) ve hatta Schumpeter(10) sosyalizmin kaçınılmaz olduğunu düşünürken Sovyetler gibi bir dış gücün bir gün batıyı işgal edeceği hesabıyla değil, kapitalizmin kendi kendini yıkacağı varsayımı ile hareket ediyorlardı. Kapitalizmin, kendi çöküşüne yol açacak belli 'bunalım eğilimleri' taşıdığı düşünülüyordu. Rekabet mücadelesi içinde küçük firmalar tavsiye olacak ve onların yerini zamanla atıl hale gelecek büyük tekeller alacaktı. Sömürülen işçiler tüketim maddelerini almalarına yetecek kadar kazanamayacak ve tüketimin düşmesi bunalıma yol açacaktı. İşçilerin yerini sömürülme olanağı sınırlı olan teknoloji alacak ve kar oranları düşecekti. Piyasa kısa zamanda tüketim malları ile dolup taşarak doyma noktasına gelecek ve kapitalistlerin yeni yatırımlar yapma olanağı kalmayacaktı. Avrupa ve Amerika'nın önde gelen kapitalist ülkeleri üçüncü dünyayı öyle bir aç gözlülükle sömüreceklerdir ki, dünya devrimi kaçınılmaz olacaktı. Ama görüldüğü kadarıyla 'büyük bunalımdan' bu yana söz konusu bunalım eğilimlerinin hiç biri gerçekleşmedi… Ekonomik iç çelişkiler kapitalizmi etkilemeyecektir belli, ama kültürel iç çelişkiler onu yıkabilir. Kapitalizm ekonomik gelişme alanında harikalar yaratıyor. Ama ahlaki gelişme ya da kültürel zenginleşme konusunda yaptığı hiçbir şey yok. Kendi kendini sürekli aşağılayan bir sistem. Medyanın sürekli hipnotize ettiği kültürümüzü istilası altına alan şu ticari bayağılığa bakın. İnsan ruhuna hakaretten başka bir şey değil. 'Zafer' sözcüğünü bu nedenle kullanıyorum. Roma'yı çağrıştıran çürümüş bir yanı var, bu sözcüğün. Görkemli değil de göz alıcı bir yan. Aslında alaycı bir tavırla kullanıyorum… Hırsın dünyayı yöneten biricik güç olarak alkışlanması gerektiğine ve eşitlikçi sosyalist değerlerle, toplumsal dürüstlüğün bir hayal ürünü olduğuna inandığım izlenimini bırakmak istemem. Söylemeye çalıştığım şey, önemli ölçüde piyasa unsurunu içermeyen bir ekonominin uygulanabilir bir ekonomik sistem olamayacağıdır… "Bilimsel Sosyalizm" teorisinin yanlışlığının kanıtlandığını söylüyorum. Sosyalizm kapitalizm çerçevesinde vazgeçilmeyecek bir toplumsal ilerleme kaynağıdır. Ama kapitalizm karşısında henüz akla uygun bir alternatif oluşturmuyor."


Heilbroner'ın yukarıdaki tespitlerini bilim adamlığı dürüstlüğü içinde yapıp yapmadığını konusunda bir şey söylemek için henüz erken. Sosyalist ekonomik sistemin çöküşü üzerine, kapitalizmi kutsayıp zaferini tescil eden ünlü iktisatçının kapitalizmim çöküşünü nasıl değerlendireceğini çok merak ediyorum. Değerlendirmesindeki son cümlelerini de vaktiyle çok önemsiyordum... Sosyalizm karşısında 'akla uygun' yegane alternatif olarak dayatılan kapitalizmin de çöktüğü gerçeği karşısında bugün 'alaycı bir tebessüm' yapmayı kendime hak görüyorum.
Sonuç olarak şunu söylemek mümkün;
liberalizmin temel ilkeleri(11) kabul edilen 5 ilke de ağır yara aldı. Kim ne derse desin, "Oh!... kapitalist sistem de çöktü!" demek bu gün mümkün… İşte tam da bu noktada kurtarıcı olarak başka bir sistem devreye giriyor… Benim bu yazıda asıl işaret etmek istediğim de budur… Ama nedense şu ana kadar adam gibi bu çözümün adını telaffuz eden çıkmadıKim ne derse desin krize karşı alınan bu önlemlerin adı: EKONOMİYİ PLANLAMADIR… Bu tür uygulamalar planlı ekonomilerde, veya karma ekonomilerde(12) olur… Başka bir ifade 'dünya devlerinin' bu gün aldığı hayati öneme sahip kararların kökenini 1923 tarihinde Atatürk'ün topladığı İzmir İktisat Kongresinde alınan kararlarda (13) aramak gerekir. Öyle ya da böyle Emperyalist-Kapitalist sistem bu gün kurtuluşunu Atatürkçülükte arıyor!… "Atatürk, yalnız Türk Tarihini değil dünya tarihini de çok yakından etkilemiştir. Öyle ki; tarihe damgasını vurmuş liderlerden yalnızca O'nun doğumunun 100. yılı bütün dünyada kutlanmış ve yalnız Atatürk, UNESCO tarafından "asrın devlet adamı" olarak seçilmiştir."(14) Şimdi de bütün dünya kurtuluşu Atatürk'ün "karma ekonomik modelinde" arıyor…
Her zamanki gibi karanlığı parçalayacak güneş yine doğudan, Anadolu'dan doğuyor… Bu gün bütün dünya Atatürk'ü anlamak ve kabul etmek zorunda... Bu kabul çok da zor olmayacak, zira, Atatürk döneminde yaşayan kendi devlet büyükleri erinmeden bunu yapabilmişlerdi(15)… Şimdi sıra kendilerinde!...

Cemil Can 15.10.2008


DİP NOTLAR:

Dip Notlar için ; http://www.cemilcan.av.tr/s.114.htm bağlantısını tıklayınız...

 

 

Diğer Haberler

  • DAR KORİDOR: LİBERALİZMİN LİBERAL ISLAHI
  • S-400’LERİN ALTINDA YATAN KORKUNÇ GERÇEK.!
  • TÜRKİYE'NİN SUDAN’DA KİRALADIĞI ARAZİLER TEHLİKEDE
  • EKONOMİDE KENDİNİ BEĞENMİŞLİK
  • ŞEKERDE BÜYÜK OYUN VE TEHLİKE
  • ASGARİ ÜCRETİN ADI İNSANCA ÜCRET OLSUN
  • YENİ VERGİLERİNİZ HAYIRLI OLSUN.!
  • STAGFLASYON.? RESESYON.? POLİTİKA FAİZİ.?
  • ENFLASYONLA TOPYEKÛN MÜCADELE BÜYÜYOR.
  • TÜRK TELEKOM SOYGUNU HAKKINDA.!
  • TrabzonSporKlübü

    Nasa

    Kentim_İstanbul

    Doga_İcin_Sanat

    ABD_USA

    Department_State

    TelerehberCom

    Google_Blog

    Kemencemin_Sesi

    Kafkas_Music

    Horon_Hause

    Vakıf_Ay

    Dogal Hayatı_Koruma

    Seffaflık_Dernegi

    Telerehber

    Sosyal_Medya

    E-Devlet

    Türkiye Cumhuriyeti

    BACK TO TOP