‘DEMOKRATİK ÖZERKLİK’ TEN BAĞIMSIZ DEVLETE.!

Baydemir, Kürtleri temsil eden seçilmiş bir adam.! Yürekli olduğuna da hiç kuşku yok. Son derece açık konuşuyor.

Paylas:
  • Facebook'da Paylaş
  • Twitter'da Paylaş

‘DEMOKRATİK ÖZERKLİK’ TEN BAĞIMSIZ DEVLETE.!

            Kürtlerin meşhur belediye başkanı Osman Baydemir 10. Munzur Kültür ve Doğa Festivali etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Kürt Sorunu Muhataplık Konusu ve Demokratik Özerklik” konulu panelde konuştu: ”İstiklal marşı Türkiye’de okunmaya devam edecektir. Türk bayrağı Türkiye’de dalgalanmaya devam edecektir. Buna bir itirazımız yok ama bununla birlikte her bölgede bölgesel parlamento olacaktır. Bunlardan bir tanesi de ‘Kürdistan Bölgesel Parlamentosu’ olacaktır. Türk bayrağının yanında elbette ki Kürt halkının da yerel renkleri, bayrağı da gökyüzünde olacaktır. Belediye binamızın önünde ay yıldızlı Türk bayrağımızla sarı-kırmızı-yeşil bayrağımız dalgalanırsa ne olur.?”

            Baydemir,  Kürtleri temsil eden seçilmiş bir adam.! Yürekli olduğuna da hiç kuşku yok. Son derece açık konuşuyor. Bizim liboş, ikiyüzlü, dönek, işbirlikçi ve satılık kalemler gibi lafı evirip çevirmiyor. Yok, Kürt halkının ana dili ile eğitimiymiş, yok kültürel haklarıymış gibi harcıâlem söylemlere girmiyor.  Hazret onları çoktan aşmış.! Baydemir, kurulmasını arzu ettikleri devletin adını “Kürdistan” olarak açıkça söylemiş… Yıllar önce PKK tarafından tespit edilip, kullanılmaya başlanmış olan ‘bayrağın’ renklerine de sahip çıkıyor: Sarı-Kırmızı-Yeşil… Eksik olmasın Baydemir, İstiklal marşının okunması ile, Türk bayrağının dalgalanmasına da izin vermiş.!

 

            Dilerseniz Munzur’da yapılan ‘panelin’ ismini bir daha okuyalım. Her şeyi son derece açık ve anlaşılır şekilde yazmışlar… Şimdilik “Demokratik Özerklik”, diyorlar;  yiyen yesin.! Elbette “bağımsız devlet” kurmak öyle kolay değil. Irak’ın Kuzeyinde, üstelik ABD’nin desteklediği bir yönetim bile, hala ‘bağımsızlığını’ ilan edememiş… Türkiye’deki Kürtlerin nihai isteği, Kuzey Irak’taki Barzani yönetimi ile birleşmek mi, yoksa, şimdilik “özerklik” le yetinmek mi, bu belli değil.!

            Bu aşamada tartışılmasını istedikleri en önemli konu, Türklerin “muhatap” olarak kimi alacağı… Kürt milletvekillerinin çeşitli vesilelerle işaret ettiği İmralı’daki cani,  bu konuda bayağı bir umutlandı… AKP’nin ‘açılım’ dediği şey her ne ise, Kürtlerin de bundan anladığı aynı şey olsa gerek.! “Açılım”ın içini doldurmak PKK’ ya kaldı…

            BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Kürtlerin bir diğer seçilmiş temsilcisi. Selahattin:”Bizim belediye başkanımız ciddi bir öneri yaptı… Onurluca bir girişim yapmıştır. Eğer bu konuda bir öneriniz yoksa susun” diyerek, Baydemir’in konuşmasını sahiplenmiştir. Böylelikle başkan, partilerinin resmi görüşünün de bu yönde olduğunu itiraf etmiş oluyor…

            Hafızalarımızı biraz daha zorlayalım dilerseniz… Örgütün Kandil’deki bir numarası Karayılan PKK’nın “Demokratik Özerklik” adını verdiği siyasi bir hedefleri olduğunu çok önceden açıklamıştı. Ardından yardımcısı Bayık, çok yakında “özerklik” ilan edeceklerini söylemişti. Şimdi de Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki PKK militanları,  Esentepe Mahallesini “özerk alan” olarak ilan edip, ilçedeki 11 mahallenin adlarını değiştirdiklerini duyurdu…

 

            “Özerklik” nedir.? “Demokratik özerklik” ten ne anlamamız gerekiyor.? Bu soruları açıklama görevi bizim dönek hainlere verilmişken, Öcalan da içeride sabırsızlanıyor. “Devlete sesleniyorum, bu sorunu çözeceksen çöz, imha edeceksen et! PKK'ya da sesleniyorum, devrim yapacaksan yap teslim olacaksan da ol!“ diyor…

            Tüm bunlar olup biterken, Erdoğan Hatay’da düzenlediği mitingde: “Terör örgütü Şırnak’tan, Şemdinli’den, Çukurca’dan Samsun’dan vuruyor. Eş zamanlı olarak muhalefet partileri de Ankara’dan taarruza geçiyor” diyerek, muhalefeti terör örgütü ile birlikte hareket etmekle suçluyor.!

            Halkı ahmak yerine koymak alışılmış bir şey; ancak muhalefet partilerinin yanına YARSAV’ ı da ekleyerek,  terör örgütü PKK ile aynı safa koymak da biraz fazla oluyor! Bu anlatılanlara kargalar bile güler…

 

            Bu millet Habur’u unuttu mu.? ‘Seyyar mahkemeler’ kurarak teröristlere karşılama törenleri yapanlar muhalifler miydi?.. PKK ‘bayrakları’ ellerinde, seçim otobüslerinin üzerinde, üniformaları ile birlikte il il gezerek propaganda yapan PKK militanlarına izin verenler kimlerdi?.. "Pişman değiliz ve pişmanlık yasalarından faydalanmak istemiyoruz" diyenleri  yine de, pişmanlık hükümlerinden yararlandıran bu hükümet değil midir.? Şimdi kalkıp, muhalefeti PKK yayında olmakla suçlamak hangi aklın işidir, anlamak mümkün deği.!

            Kılıçdaroğlu’nun Anayasa değişikliklerinin üreticinin sorunlarına çözüm getirmediklerini, sadece AKP’lileri yargılanmaktan kurtarmak amacıyla yapıldıklarını anlatmak için mitinge katılanlara sorduğu:”Anayasa değişikliği kaysıya çare olacak mı.?” şeklindeki soruyu çarpıtarak; “Bu milletle  kimsenin dalga geçmeye, milleti enayi yerine koymaya kimsenin hakkı yok” diyen Başbakan, halkı enayi yerine koymuş olmuyor mu?..

 

            Başbakan miting meydanlarında laf cambazlığı yaparken; Baydemir ile Demirtaş da kıvrak paslaşmalarına devam ediyorlar. “Özerklik” le ilgili sözleri nedeniyle hakkında soruşturma açılan Baydemir:”Evet Kürt sorunun çözümü budur. Lafı daha fazla dolandırmanın anlamı yoktur” dedikten sonra,  BTP Genel Başkanı Demirtaş: Demokratik özerklik partimizin Türkiye için çözüm önerisidir… Hayata geçecektir… Tek çözüm yolu budur… Bölünmeyi istemeyen böyle bir çözüme destek vermelidir” diyerek, bir sonraki aşamanın “bölünme”  olduğunu da ağzından kaçırıverdi. “Demokratik özerkliği” kabul edin, yoksa “bölünme” yi tartışırız demek, aynı zamanda bir tehdittir.! Bir başka açıdan bakıldığında, “demokratik özerkliğe” karşı gelen “bölünmeyi” savunan olmakla itham edecekler. Bölücüler tarafından “bölücülük” suçlamasına maruz kalmak ne ilginç değil mi.?

            Baydemir, referandum tartışmalarının en yoğun olması gereken bir dönemde, araya “özerkliği” sıkıştırmış… Dini ve dince kutsal sayılan değerleri insafsızca siyasete bulaştırmış olan hükümete, Taha Suresi’nin 71. Ayetini okumayı öneriyor.(*)Yapılan apaçık “ayet” üzerinden tehdit! Anlaşılan ,laikliği  kendileri için bir “sorun” olarak kabul ederek, kaldırılması için  elinden geleni yapan AKP’lilere, başka türlü mesaj vermenin olanaksızlığını Kütler de fark etmiş!..

            Sözü fazla uzatmaya gerek yok. “Demokratik Özerklik”ten sonra dile getirilecek olan hiç kuşku yok ki,  “ayrılıktır”. Her şeyin bir sırası var…

            Gelişmeler bu minval üzerinde giderken, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nun CHP’li üyeleri “etnik gerginlik” ve “şiddet olayları”nı yerinde incelemek üzere, İnegöl ve Dörtyol’a milletvekili heyetleri gönderilmesini istemişler… Komisyonun olağanüstü toplanması istenilen dilekçede:”Bursa’nın İnegöl ilçesi ve Hatay’ın Dörtyol ilçesinde, Türk ve Kürt vatandaşlarımız arasında yaşanan etnik gerginlikler ve toplumsal şiddet, Türkiye’nin yüreğini ağzına getirmiştir… Başbakan’ın Kürt açılımı söylemenin yarattığı duygu kırılmaları ve bölünme endişesi ile birbirlerinin kimliklerini sorgulamaya başlamaları, etnik çatışma riskinin büyümesine neden olmuştur. Sorun son derece ciddidir” denilmiş…

            AKP’nin iki numarası devletin tepesindeki Abdullah Gül ise:”Her şey normal”dir diyor…

            “Açılım” diye diye geldiğimiz yer burasıdır işte.!

            12 Eylül’de “Evet”  demek  ise, bu  ‘açılım’a devam  anlamına gelecektir!...

Av. Cemil Can

 

 

 

DİPNOTLAR:

(*) Baydemir, “Sayın Çiçek ve kabinede bulunan bakanlar Taha Suresi'nin 71. ayetini okusun" demiş…

http://www.internethaber.com/cemil-ciceke-taha-suresiyle-yanit--279112h.htm

Birlikte okuyup, verilmek istenen mesajı anlamaya çalışalım:

TA HA Suresi Ayet71:Firavun, "Demek, ben size izin vermeden önce ona (Mûsâ'ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz."

 

http://www.medyagunebakis.com/ - http://www.tdfajans.com/

TDFAJANSToplum Dinamikleri Fikir Ajansı

Sosyal, Kültürel, Ticari, Eğitim ve Sanatsal Alanlarda;

Düşünce Üretimi, Paylaşımı ve Toplum Yararına kullanımı.

 

 

Diğer Haberler

  • ADALETE GÜVENİYOR MUSUNUZ.?
  • KADINLARA BİR DÜŞMANLIK YOLU DAHA
  • BAŞIMIZIN BELASI CEZASIZLIK KÜLTÜRÜ.!
  • MÜŞTERİLERİ DOLANDIRICILIKTAN KORUMA TİMİ.
  • KEMERBURGAZ RANT PLANLARINI YARGI ONAYLAMADI.!
  • *İMAM"ın POLİSLERİ ve TARİKATLAR*
  • BU YARGIYLA SİVİL ANAYASA YAPILIR MI.?
  • PTT ve KURUMSAL SOYGUN
  • AKP; 17 ADAMIZI, YUNANİSTA’A VERDİ.!
  • KUZU; KURTLUK YAPARKEN YAKALANDI.!
  • TrabzonSporKlübü

    Nasa

    Kentim_İstanbul

    Doga_İcin_Sanat

    ABD_USA

    Department_State

    TelerehberCom

    Google_Blog

    Kemencemin_Sesi

    Kafkas_Music

    Horon_Hause

    Vakıf_Ay

    Dogal Hayatı_Koruma

    Seffaflık_Dernegi

    Telerehber

    Sosyal_Medya

    E-Devlet

    Türkiye Cumhuriyeti

    BACK TO TOP