ZORUNLU OLMADIKÇA SAVAŞ CİNAYETTİR.!

Zorunlu Olmayan Savaşa Hayır Demek Gerekir. İnsan Olmak Bunu Gerektirir.!

Payla:
  • Google'da Paylaş
  • Facebook'da Paylaş
  • Twitter'da Paylaş

ZORUNLU OLMADIKÇA SAVAŞ CİNAYETTİR.!

Zorunlu Olmayan Savaşa Hayır Demek Gerekir.
İnsan Olmak Bunu Gerektirir.!

"Zorunlu Olmadıkça Savaş Cinayettir.!"
Çok Doğru Bir Söz
Zorunlu Olmayan Savaşa Hayır Demek Gerekir.
İnsan Olmak Bunu Gerektirir...
Peki, Savaş Zorunluysa Ve Yapılmıyorsa O Zaman Da İhanet Olmaz Mı.?
Bütün Mesele Buradadır.
Yani Size Karşı Bir Savaş İlan Edilmişse, Artık Bunun Kabulü Zorunludur.
Bu Noktada "Savaşa Hayır" Diyemezsiniz. 

Savaştan Kaçamazsınız.!
Çünkü İhanet Etmiş Olursunuz...
Demek Ki "Savaşa Hayır" Demeden Önce, Bize Karşı Bir Savaşın İlan Edilip Edilmediğine Bakmamız Gerek... 
"Yakın Savaş Tehlikesi" İle "Örtülü Savaş"I Da Savaş Olarak Kabul Etmek Zorundayız...

Şimdi Irak ve Suriye sınırlarımıza bakarak bu konuda bir kanaat edinelim.
BOP ve bu proje içerisindeki "Büyük Kürdistan"ı kurma çalışmaları toprak bütünlüğümüzü tehdit ediyor mu.?
Etmiyorsa sorun yok. Unutun gitsin.! 

Buradan itibaren yazılanları okumanız gerekmiyor...
Ediyorsa; bu savaşı yürüten küresel güçler (koalisyon güçleri denen 37 ülke) bize karşı Açık-Gizli-Örtülü-Düzenli-Düzensiz-Kirli Bir Savaş Yürütüyor Mu Yürütmüyor Mu?
Bu soruya yanıtınız "yürütmüyor" ise, yine bu sayfayı terk edin... 

Gerisini okumanıza gerek yok..
Yanıtınızı "evet yürütüyor" ise, savaşı kabul etmekten başka çareniz yoktur.!
Kaldı ki, sıcak savaşın yürütüldüğü bu coğrafyadaki sivil halk bizim ülkemize sığınıyor...
Onların da başka seçenekleri yok ki.!
Bugün itibariyle 2,5 milyonu bulan bu insanların yarın hangi sayıya ulaşacağını bilemezsiniz....
Onlara kapıları da kapatamayacağınıza göre, iş işten geçmeden bir şeyler yapmanız gerekmiyor mu.?
Ne biçim insan, ne biçim Müslümansınız demezler mi?
En azından sivil halkı ve kendi halkınızı düşünerek bazı adımlar atmanız gerekmez mi?
Örneğin ilk aşamada "GÜVENLİ BÖLGE" yaratmak bizim yapabileceğimiz bir iş değil mi?
Bölge ülkeleri ile birlikte emperyalistleri geriletmek bir insanlık görevidir...

Bütün bunların acilen yapılması gereken dönemde; AKP'nin iktidarda olması neyi değiştirir?
İşlerin bu noktaya kadar gelmesinde, kuşkusuz birinci derecede sorumlu olan AKP hükümetleridir.
Böyle dahi olsa, ülkemizin yüksek çıkarları için bu yönde atılacak adıma karşı çıkabilir miyiz?
AKP'ye karşıyız diye, doğru yaptığı işlere de karşı çıkacak değiliz herhalde...


KONUYA BİRAZ DA BU YÖNÜ İLE BAKALIM DERİM...
Bu fırsattan yararlanarak şu gerçeği de söyleyelim: AKP hükümetinin bir taşa iki kuş vurma hesabı içerisinde olabilir.
Büyük olasılıkla da öyledir..
Lakin sorunu sadece AKP'lilerin kendilerini kurtarması açısından ele alırsak analizimiz oldukça eksik kalır. 

Yapmamız gereken önemli ve acil işleri Duygusal Nedenlerle yapamamış oluruz...

Oysa Devlet yönetiminde duyguların yeri yoktur...
Aslında bu olayın bir başka boyutu daha vardır:
"Koalisyon güçleri" adı verilen 37 ülkenin, doğrudan katıldığı bu kirli Suriye Savaşı'nda -Suriye'nin savaşı kaybetmesi halinde- Türkiye'nin zarar görmeden çıkabileceğini düşünmek akıl işi değildir...
Bu nedenle sürekli "BARIŞ" çığlıkları atmak bir anlam ifade etmiyor...

Aslında bu noktada "SAVAŞA HAYIR" propagandası koalisyon güçlerinin işine yarar!..

Bu masum slogana inanan bölge halklarının birleşmesi engellenir.!

Ülkelerin orduları SAVAŞMAK için vardır ve gerektiğinde savaşacaklardır.
Yoksa ne diye bütçenin önemli bir kısmı onlara ayrılır.? Devam edelim:
Her şeyden önce, Suriye'nin savaşı kaybetmesi halinde; 2,5 milyon mültecinin bir daha Suriye'ye geri dönemeyeceğini düşünürsek, bunların Türkiye'ye maliyetinin kalıcı olacağını da gözden ırak tutmamamız gerekiyor.
6 milyonu aşan işsizimize, 2,5 milyon daha eklenecek demektir.
Barınma olanakları bulunmayan bu insanlar -Bugün için Bodrum'a kadar geldiler- güvenlik sorunu da dahil, çok daha büyük problemleri bizim problemlerimize ekleyeceklerdir..
Bunu görmemek için hayal dünyasında gezinmek lazımdır.!
Sıcak para ile ekonomisini yürüten Türkiye'nin bu ilave yükü taşıması kolay değildir...
BM'den yardım alamayan Türkiye, ila nihaye böyle devam edemez.
Olaya bu açıdan da bakıldığında şimdiden bazı tedbirlerin alınması zorunludur.
Suriye ile de anlaşarak -ki, Suriye bu konuda anlaşmaya hazırdır- sınır ötesinde Güvenli Bir Bölge Oluşturmak ve Suriyeli mültecileri kendi topraklarına götürerek, Güvenliklerini Kendi Topraklarında Sağlamak en akıllıca yol değil mi?..
Şam yönetimi, savaşı kazanırsa zaten sığınmacı sorunu kendisinin olduğu için devralmak zorundadır...
TSK da sınırlarımızın içerisine çekilir.
Mültecilerin kendi ülkelerine götürülmeleri halinde, bize olan Maliyetleri de sıfıra yaklaşacaktır.
Çünkü Onlar Da Kendi Topraklarında normal yaşamlarına döneceklerdir.
İkinci önemli husus "İkinci İsrail KORİDORU" sorunudur.
Bu da Türkiye'nin Toprak Bütünlüğü açısından hayati önemde bir tehdittir...
Koridor Türkiye Tarafından Engellenirse;
Petrolü Akdeniz'e akıtamayan sözde "Kürdistan" devleti, sadece kâğıt üzerinde kalacaktır.
Çünkü parası olmayan hiç bir devlet yaşayamaz...
Emperyalistler de sonuna kadar böyle bir kukla devleti beslemezler.
Çünkü onların da nihai hedefinde Orta Doğu Petrollerinin Ele Geçirilmesi vardır.


Sınır Ötesi Güvenli Bölge Oluşturulması İle "Büyük Kürdistan"ın kurulması engellenebilir...
Böylece toprak bütünlüğümüz de korunmuş olacaktır.
Kandil'in (Karayılan'ın) açıklamaları, "Türkiye'yi savaş alanına çevirecekleri" tehdidi, gerçeğin bu şekilde olduğunu göstermektedir...
Türkiye'nin bu hamlesinin arkasında; İran, Irak, Suriye, Rusya ve Çin de duracaktır...
Böylece "Lavent" denen daha büyük projenin de önüne geçilmiş olacaktır...
Bu noktada dilerseniz biraz da NATO'cu olmayan Türk subaylarını dinleyelim.
Onların anlatacakları bilinmeden bizim anlattıklarımız hem eksik kalacak hem de anlaşılmayacaktır...
Bu Nedenle Aşağıdaki Bağlantıyı Açıp İzlemenizi Öneriyorum...
http://www.ulusalkanal.com.tr/gundem/emekli-hava-pilot-tumgeneral-beyazit-karatas-tan-onemli-tespit-h65402.html

Görüşünüzün Değişeceğine Eminim...
Tartışmayı Sürdüreceğiz...
Av. Cemil Can

 

Cemil CAN, Ankara – Kasım.2015 – av.cemilcan@hotmail.com,

http://www.medyagunebakis.com/ -okkesb@turkfreezone.com,

https://twitter.com/okkesb web: http://www.trabmarder.org,

https://www.facebook.com/okkes.bolukbasi, okkesb@telmar.net,

Cemil CAN, Ankara – Kasım.2015 – av.cemilcan@hotmail.com,

 

 

Diğer Haberler

  • DEPREM VE GELECEK KAYGISI
  • MAORİLER KADAR OLAMADIK.!
  • *KRONOMETRE SIFIRLANDI* ‘MI.?
  • AKTİVİST GAZETECİDEN SAMİMİ İTİRAFLAR.!
  • SEVAP KAZANMANIN YOLLARI
  • SEVGİ GÜNÜNDE BİR VEDA…
  • PAHA BİÇİLEMEZ SİHİRLİ TOHUMU KİM EKECEK
  • NEDİR BU 3.DALGA İLİŞKİLER.?
  • BU GİDİŞE RIZAMIZ DEĞİL, İTİRAZIMIZ VAR.!
  • TÜRK SOLU BUGÜNKÜ KADAR DÖNEK ÇIKARMADI.!
  • TrabzonSporKlübü

    Nasa

    Kentim_İstanbul

    Doga_İcin_Sanat

    ABD_USA

    Department_State

    TelerehberCom

    Google_Blog

    Kemencemin_Sesi

    Kafkas_Music

    Horon_Hause

    Vakıf_Ay

    Dogal Hayatı_Koruma

    Seffaflık_Dernegi

    Telerehber

    Sosyal_Medya

    E-Devlet

    Türkiye Cumhuriyeti

    BACK TO TOP