RECEP BEY KENDİNE GEL

AKP’li Magandalar, KAR-DER - Karadenizliler Derneği’nin Her Yıl Yaptığı Geleneksel Yayla Şenliklerinin Bu Yıl Neşesini Kaçırttı.

Payla:
  • Google'da Paylaş
  • Facebook'da Paylaş
  • Twitter'da Paylaş

RECEP BEY, RECEP BEY KENDİNE GEL.!

AKP’li Magandalar, KAR-DER - Karadenizliler Derneği’nin Her Yıl Yaptığı Geleneksel Yayla Şenliklerinin Bu Yıl Neşesini Kaçırttı.

AKP iktidar olmadan önce, diğer bölgelerin insanları, Karadenizlilere gıpta ile bakardı. Onların bir birini ne kadar tuttuğuna inanırlardı.

Hatta Karadenizliler için “üniter yapının harcıdırlar” diyenler de vardı. 9 yıldır öyle değil, AKP girdi araya mertlik Karadeniz’de de bozuldu. Virüs bulaştırdı bölgenin insanına. Bölünme Karadeniz’den başladı. “Ötekileştirme siyaseti”nin Karadeniz’den meyveleri toplanabilir artık.

 AKP önce kendi yandaşlarını ötekileştirdi, sonra “öteki” kavramını, kendinden olmayanları tarif için genişletti. Bu şekilde merkez muhafazakâr sağ kitle içinden geçişleri de ortadan kaldırıp, kendine sürekli beslenebileceği bir alan yarattı.  Yandaşlarını ötekilere karşı kışkırtmaktan çekinmedi. Hatta işi küfür ve hakarete kadar götürmeyi özellikle teşvik ettiler. Başbakanı örnek alan bazı Karadenizliler, kendilerinden olmayan görüşlere hakaret ve küfür etmeyi, hak olarak görmeye başladı.!

Bu söylediklerim duyumlara değil, bir gün önce yaptığım gözlemlere bağlı olan tespitlerdir.

KAR-DER kendini siyasi partilere aynı yakınlıkta veya uzaklıkta gören doğru bir çizgi benimsemiştir. Kendini siyaset üstü bir yerde tanımlamaya saygı duyulur, sonuçta o bir tüzel kişiliktir. Bu yüzden şenliğe katılan siyasi parti temsilcilerinin, sadece kendilerini tanıtabilecekleri kadar bir konuşma hakkı tanınması yanlış değildir. Çizilen bu çerçeve, Karadeniz dernekçiliğinin geleneğinde de uygun düşer.

Şenliğin ikinci günü, ilk konuşmayı yapması için söz verilen CHP’nin Ankara 1. Bölge Milletvekili Adayı İlyas Güven Eroğlu, dernek tarafından belirlenmiş çerçeve içerisinde kalarak, düzeyli ve içerikli bir konuşma yaptı.

Arkasından söz alan AKP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli, saygısızca yayla şenliklerini miting alanına çevirdi. AKP’nin kurt politikacısı, fırsatı ganimet gibi değerlendirdi. Partisinin “çılgın projeleri” ni özetleyip, Karadenizlilerden üçüncü kez daha oy istedi. Her fırsatı halkı aldatmak için kullanan bu zihniyeti, ne yazık ki utangaç ve aşırı saygılı dernek yöneticileri  bu pazar  susturmayı beceremedi.!

İktidara gelirken halka verdiği sözleri yerine getirmek için gerekli çabayı göstermediği ve BOP’nin Eşbaşkanlığını kabul ettiği için, AKP’den istifa edip, MHP’ye geçen dürüst milletvekili M. Zekai Özcan, konuşması sırasında; AKP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli’nin sözlerine cevap vermek zorunda kaldı. Bu konuşmadan sonra, CHP’nin Ankara 2. Bölge Adaylarından Prof. Dr. Ali Rıza Erbay’a konuşma sırası geldi. Sözlerine Bülent Gedikli’nin şenliklerde siyaset yapılmayacağına ilişkin yapılan centilmenlik anlaşmasına uymadığını, bu nedenle bazı eleştirilerine ve projelerine cevap vermek istediğini söyledi.

Dinleyiciler arasındaki birkaç AKP’li, son derece terbiyesiz bir şekilde Hocaya küfür ederek, kürsüyü terk etmesini istediler.

Küfrü duyan CHP’liler ile şenliklerin güvenliğini sağlamakla görevli olan ORAN Güvenlik Şirketi’nin sağduyulu elemanları, birlikte Karadenizlilerin yüz karası olan bu densizleri, alandan çıkartmaya çalıştılar. Şenliklerin tadı bu noktada kaçtı işte. Ben de bire bir yaşadığım bu gerçeklerden yaptığım bazı tespitleri, sizlerle paylaşmak istedim bugün.

Yaşanan kısa gerginlikten sonra, AKP’nin kiraladığı magandalar: “Biz buraya eğlenmek için geldik. Burada kimse siyaset yapamaz. Yapana da küfrederiz” diyerek, kendilerini savunmaya çalıştılar! Savunma bu kadar basit. Bu beyler, AKP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli’nin,  AKP hükümetlerinin icraatları ile seçim vaatlerini dinlerken, anlaşılan bayağı eğlenmişlerdi.! Ne zaman ki diğer partilerin temsilcileri, eleştiri haklarını kullanmaya başladılar; o zaman bu “delikanlıların” sinirleri de bozulmaya başladı. Tıpkı liderleri gibi, Başladılar örnek aldıkları Recep Bey gibi, kendileri gibi düşünmeyenlere küfürler savurmaya. Burada ilginç olan bu “Bey”lerin küfür etmeyi kendilerine “hak” görmeleriydi. Mizah yaptığımı sanmayın. Arbedenin tam ortasında kalmıştım. Söylenenleri kulaklarımla duydum. Bu ilkel savunmayı duyunca kendimi tutamayıp: “Madem siyaset yapanlara tepki göstermeyi kendinize hak görüyorsunuz, burada asıl siyaset yapan Bülent Gedikli’ydi ve siz onu alkışladınız. Neden ona karşı da aynı tepkiyi göstermediniz” dedim. Bu “değerli” hemşerilerim öylece trene bakar gibi gözümün içine bakıp durdular. Öfkeden burunlarından dumanlar çıkıyordu. Belli ki, hangi konuşmaların “siyaset yapmak” anlamına geldiğini ayırt edecek birikime sahip değillerdi.

Sonra anlaşıldı ki, kendilerine ezberletilen düşünceye karşı yapılan, eleştirel her düşünceyi “siyaset yapmak” olarak bellemişler.!

Yazık ki, ne yazık hemşerilerime.! Cahil kalmak sanki boyunlarına farz idi. Ankara gibi bir başkentte, geçirdikleri bunca yıl heba olmuş. Hiç mi taş taş üstüne koyamadınız bu süre içinde? Sizleri kim sahipsiz bulup, iğfal etti beyninizi? O insafsızlar, bu kadar etkili bir zehri, ne zaman attı önünüze.?

Bundan böyle Karadenizlilerin birbirine tutkun olduğuna kimse inanmaz. Zaten de değiller artık. Üniter devletin harcı bu tetikçi maşalardan olamaz.! Harcı bir yana bırakın, en basit çayır duvarında moloz olarak bile giremez bunlar.! Ama oyları fazladır, demokraside galip gelebilirler. Benim Karadenizli hemşerilerim, her nedense sahnenin en iyi görülebilin yerine asılan ve Balalılara “ağa” olarak dayatılmak istenilen İ. Melih Gökçek’i, kendilerine  “Efsane Başkan” olarak tanıtan pankarta seslerini çıkartamadılar.!  Nedense bu pankartı siyasi de bulmadı benim kullanılmaya alışık hemşerilerim.! Sorsalar, bir zamanlar doğruya doğru, eğriye eğri derlerdi.! Sözü fazla uzatmaya gerek yok işte.

AKP virüsünü Karadeniz’e bulaştırmış bir kere…  9 yılda “toprağım” sözcüğünü dahi kirlettiler.!

Recep Bey’i örnek almış hemşerilerim, başka ne yapabilirlerdi? Duydunuz mu bilmem, son günlerde Recep Bey, korku imparatorluğunu iyice yerleştirmek için yeni bir suç icat eylemiş! Henüz kanununu çıkartamamış ama savcıları eliyle yürürlüğe sokmuş yeni cezayı. Adına bakın ne demiş: ”Halka devlete karşı isyan hissini uyandıracak terör yöntemlerine başvurmak.” Ankara’da Hopa olaylarını protesto ederken gözaltına alınan gruplar, bu uydurma suç ile suçlandılar! Önümüzdeki günlerde Recep Bey’in fikirlerine karşı, fikir ileri sürenlerin tutuklanmasına sakın şaşırmayın. “Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi bir kere çiğnenmeye başladı mı, kimse ne zaman hangi suçla suçlanacağını, nerede tutuklanacağını bilemez. Her şey Erdoğan’ın iki dudağı arasında olur…

Anlaşılan İngiliz “The Economist” dergisinde yayınlanan “Oyunuzu CHP’ye verin” başlıklı makale Başbakan’ı çok kızdırmış.

Recep Bey, belki de bu nedenle AKP’yi eleştiren gazeteci Nuray Mert’e ağır hakaretlerde bulundu…

Recep Bey, büyük olasılıkla aynı kızgınlıkla panzerin üstüne çıkarak, hükümetin orantısız güç kullanmasını eleştiren Diltaş Aktaş’ı “kadın mıdır kız mıdır, bilemem” diyerek aşağılamıştı… Acaba benzer bir tanımlamayı, başarılı hemşerimiz Prof. Dr. Ali Rıza Erbay’a küfreden kendi militanları için de yapabilecek mi.? O hemşerilerimiz için de  “erkek mi gay miydiler bilemem” diyebilir mi.?

Recep Bey,  bu kızgınlıkla olsa gerekir çevre il ve ilçelerden otobüslerle İzmir’e yığdırdığı kömür ve makarna kurbanlarının önünde, “Kör ideoloji İzmir’i esir almış vaziyette” diyerek, İzmirlilerin ideolojisini de aşağıladı… Onun asıl derdi; İzmirli gençlerin ne içtiğiydi. Güya mitinge gelirken yol üstünde bir yerlerde gençleri görmüş. Sere serpe çimenlerin üstüne oturmuşlar, yiyip içiyorlarmış… Bu açıklaması üzerine “Biz kimsein yemesine içmesine, giyimine kuşamına karıştık mı.?” diyerek özgürlüklere ne kadar saygılı olduğunu yutturmaya çalışmış.!  Bu defa “aksırıncaya kadar, tıksırıncaya kadar içiyorlar” dememiş.!

Recep Bey, on binlerce kız çocuğunun elinden tutarak onlara annelik eden, okumaları için burs veren ÇYDD’nin rahmetli Başkanı Türkan Saylan’ın, 1976 yılında kurduğu İstanbul Lepra Hastanesi’nin “kar etmiyor” diye kapatmış. Neden? Türkan Saylan’ın adını duyunca, Recep Bey rahatsız oluyor. Öyle ya da böyle, sağlıkta özelleştirmelerin geldiği son halka, cüzamlı hastalarımızı vurdu…

Bir de tevil kaldırmaz şu sözleri dinleyip, öyle karar verin. Teröre karşı mücadelede üstün başarı gösteren efsane komutan, Öcalan’ın Türkiye’ye getirilmesini organize eden Özel Kuvvetler eski komutanı MHP İstanbul 1. Bölge Milletvekili Adayı Engin Alan için Recep Bey bakın ne demiş: “Ayağa kalkmayan korgeneral bedelini ödedi, gideceği yeri buldu” dedi. Biliyorsunuz halen Silivri Cezaevinde bulunan Alan, Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın Amerika’nın etkisinden kurtulmasında önemli görevler üstlenmişti.

PKK’ya af çıkartılmasının düşünüldüğünü söyleyen Arıç’ın bu açıklamasından sonra, akıllara şu soru takıldı: Engin Alan gerçekte neyin bedelini ödüyor.? Bu sorunun cevabını, olup biten her şeyle birlikte düşünmeye devam edelim. Virüs bize de bulaştı mı acaba ne dersiniz.?

Peki biz, 9 yıl 2 dönem Recep Bey’i başımıza oturtarak neyin bedelini ödemişiz.?

İnadımızın mı, yoksa Recep Bey’i bizden biri sanmamızın mı? Bunu hiç düşündünüz mü.? Aynı hataya bir daha  düşmeyelim.!

Av. Cemil Can

 

http://www.medyagunebakis.com/ -http://www.tdfajans.com/

TDFAJANSToplum Dinamikleri Fikir Ajansı

Sosyal, Kültürel, Ticari, Eğitim ve Sanatsal Alanlarda;

Düşünce Üretimi. Paylaşımı. Toplum Yararına kullanımı.!

Bilgi Sahibi Olunmadan Fikir Sahibi Olunamaz.! Olunsa olunsa;

Ancak Başkalarının Fikirlerini Tekrarlayan Papağan Olunur.

 

Diğer Haberler

  • TOPRAKLARIMIZ SATILMAMALI
  • SELOCAN & SELAHATTİN DEMİRTAŞ ve SİYASET
  • DEPREMDE YIKIMIN SUÇLUSU KİM.?
  • YENİ TÜRKİYE FİYASKOSU, K9 KADAR FAYDA YOK
  • BU ÜLKEDE HEM SOLCU, HEM ERMENİ OLMAK.!
  • *VATANDAŞLIK VERİLİRKEN, VATAN DA VERİLİYOR.!*
  • LAİK DEMOKRATİK CUMHURİYET
  • *SİYASETİN ANADOLU FIRTINASI OSMAN BÖLÜKBAŞI*
  • İSKİLİPLİ ATIF'IN OSMANLI SİCİLİ DE BOZUKTU.!
  • 126 EMEKLİ BÜYÜKELÇİMİZİN KAMUOYU DUYURUSU
  • TrabzonSporKlübü

    Nasa

    Kentim_İstanbul

    Doga_İcin_Sanat

    ABD_USA

    Department_State

    TelerehberCom

    Google_Blog

    Kemencemin_Sesi

    Kafkas_Music

    Horon_Hause

    Vakıf_Ay

    Dogal Hayatı_Koruma

    Seffaflık_Dernegi

    Telerehber

    Sosyal_Medya

    E-Devlet

    Türkiye Cumhuriyeti

    BACK TO TOP