ÖLDÜRME ARZUSU

Amerikan yapımı olan "Öldürme Arzusu / Death Wish" adlı filmden izlenimler

Paylas:
  • Facebook'da Paylaş
  • Twitter'da Paylaş

ÖLDÜRME ARZUSU

Merhaba, Bugün sizlere yeni bir Amerikan yapımı olan "Öldürme Arzusu / Death Wish" adlı filmden izlenimleri aktaracağım. 1972 doğumlu Amerikalı oyuncu, senarist ve yönetmen Eli Roth'un çektiği bu son filminin başrolünde dünyaca ünlü aktör Bruce Willis yer alıyor..

YUMUŞATILMIŞ DAHA AZ TRAJİK HALE GETİRİLMİŞ

Kalabalık bir senaryo ekibinin kaleme aldığı film; Amerikan sinemasının intikam temalı gerilim/aksiyon filmlerinin en son örneği olarak karşımıza çıkıyor!.. 1972 yılında yazar Brian Garfield'ın "Death Wish" romanından aynı isimle 1974 yılında sinemaya uyarlanan ve başrolünde dönemin ünlü aktörü Charles Bronson'ın oynadığı "Death Wish" filminin yeniden çevrimi, günümüz uyarlaması olarak yine aynı adla çekilmiş.

Ancak ilk filmde kahramanın karısına ve kızına tecavüz de edilmiş olması durumu bu yeni uyarlamada sadece kızına yönelik taciz eylemiyle nispeten yumuşatılmış yani daha az trajik hale getirilmiş.

AMERİKAN SEYİRCİLERİ VE HOLLYWOOD

Bu önemli farkı belirtmeden geçemedim. Filmin yönetmeni, Eli Roth'un; daha önce çekmiş olduğu diğer filmleri ise; Soysuzlar Çetesi (Cabin Fever), Yanlış kapı (Knock Knock), Yeşil Cehennem (Green Inferno) ve Otel (Hostel) serileri filmleridir. Genelde korku ya da gerilim filmi olan bu yapıtlar, Amerikan seyircileri ve Hollywood çevrelerince beğeni kazanmış ve hatırı sayılır gişeler yapmıştır.. ve daha önce de belirttiğim gibi yönetmenimiz, pekte popüler olamadığı bir oyunculuk geçmişine karşın senaryo yazarlığı ve yönetmenlik kariyerlerinde daha fazla yol alabilmiştir.

FİLME DÖNECEK OLURSAK

çok başarılı bir travma cerrahı olan doktor Paul Kersey'in; günleri çalıştığı hastanede ki stresli hayat kurtarma ameliyatları ile karısı ve kızının bulunduğu mutlu, huzurlu aile yaşamı arasında sürüp gitmektedir. Taa ki.!. o trajik geceye kadar.. Paul, o gece gelen bir telefon ile hastaneye dönmek zorunda kalır..

Karısı, kızlarının koleji/üniversiteyi kazanmasını birlikte kutladıkları yemekten eve döndüklerinde bir grup deneyimsiz hırsızın evlerine başta soygun amaçlı girip aile fertleriyle karşılaşmalarından itibaren gelişen olaylar neticesinde cinayet ve yaralama ile son bulan eylemleri ve ölen karısıyla ağır yaralanan kızının Paul'ün çalıştığı hastaneye getirilmelerinden itibaren start alıyor desek pekte yanlış demiş olmayız..

Hemen ardından da peşi sıra gelen her yeni bilgi ve gelişmeler doktorumuzun içinde büyüyen intikam ve kendi adaletini sağlama duygularını depreştirir ve onu geri dönüşü olmayan bir yola sürükler.

IŞIK HIZI İLE FENOMEN OLMAK

Klasik olarak hemen her Amerikan aksiyon filminde olduğu gibi intikam merkezli/temalı senaryolarında ; haklı davasını birbiriyle bağlantılı pek çok gelişmenin neticesi ardından kendi kahramanını yaratıp yine kahramanca final yapması durumu bu filmde de baskın olarak karşımıza çıkıyor.. mesleği ve felsefesi hayat kurtarmak olan bir cerrahın yaşadığı şehirde ki suçlulara karşı (Chicago) kendi hayatını riske  edip tek başına mücadele etmeyi göze alması ve yaptığı ilk eylemin tesadüfen bir kadının cep telefonu ile çekilmesiyle esrarengiz bir halk kahramanına dönüşmesi sürecinin, sanal ya da gerçek tüm kahramanlara düşkün Amerikan halkının gözünde ışık hızı ile bir fenomen olmasına vesile oluyor..

FİLMİN İZLENİRLİĞİNİN ARTMASI

Hemen her gün onun hakkında haberler, programlar yapılıyor ve koca şehirde bir anda herkes ondan bahsetmeye başlıyor.! Haa tabii ki ona birde ad takıyorlar. Azrail.!.. Tabi bu durum kariyeri boyunca suçlu, suçsuz her acil hastanın hayatını kurtarmaya kendini  adamış bir doktorun her ne kadar çok haklı sebepleri olsa bile gözünü kırpmadan insanları öldüren acımasız bir intikam meleğine dönüşmesi çelişkisi seyirciyi bu sıra dışı durum hakkında sorgulama yapmaya sevk ediyor.

Bu abartılı ikilemleri Hollywood yapımlarında pek çok kez görmemize karşın bu filmde Bruce Willis'in abartısız ancak oldukça başarılı oyunculuğu; filmin izlenirliğinin artmasına ve durumu dengelemesine yol açıyor. Kahramanımızın aslında ailesinin başına gelenlerden ötürü onları koruyamaması vicdanı ile kendini suçlaması, duyduğu derin üzüntü ve öfkeyle, polisin suçluları bulma konusunda yavaş kalması onu çaresizce bu maceranın içine doğru sürüklüyor.

BRUCE WİLLİS TIPKI BİR DEDEKTİF GİBİ

oysa ki olay gecesi kendisi evde bile olmadığından zaten hiç bir şey yapamazdı., ama orada olsun olmasın bir erkek eğer ailesinin başına trajik bir şey gelirse daima kendisini suçlar. bu durumdan mütevellit o andan itibaren yapması gereken ve kendince haklı gördüğü her şeyi yapmaya kalkar..

İşte bunu da aktör Bruce Willis (Paul) filmde ki performansı ile izleyiciye fazlası ile yansıtıyor. Karakter olarak müthiş derece de dikkatli ve çok keskin zekalı bir insan olan Paul, tıpkı bir dedektif gibi ve birazcık ta şansının yardımıyla macerasında bir hayli yol alıyor ve bir türlü yakayı ele vermiyor. Hatta öyle ki ailesinin davasını takip etmekle görevli polis teşkilatında ki dedektiflerin söz konusu takip sürecinde hep bir adım önlerinde gidiyor film boyu.!..

POPÜLER OLAN PEK ÇOK YILDIZ

Bu arada, filmde yardımcı erkek oyuncu ve Paul'ün vasıfsız kardeşi rolüyle karşımıza çıkan ve benimde beğendiğim yardımcı oyuncular arasında yer alan aktör Vincent D'Onofrio hikaye'ye verdiği destek ile filme lezzet katmış.

Paul'ün kızı rolünde ki genç aktris Camila Morrone (Jordan) de güzelliği ve kayda değer performansı ile filme renk katmış. bu kızın yeni kuşak Amerikan aktrisleri arasında önemli bir yer kaplayacağını ve gelecekte en popüler Hollywood yıldızlarından biri olacağını bende fark ettirmiş olduğu ışığı itibarıyla şimdiden öngörebiliyorum..

bu tür tahminlerde oldukça iyiyimdir çünkü şuan halihazırda popüler olan pek çok yıldızı kariyerlerinin başlarında fark edip bugünlere geleceğini doğru şekilde tespit edebilmiştim.!

ABARTISIZ BİR AKSİYON FİLMİ 

Son olarak yeniden çevrim bir film olmasına karşın vasatın üzerinde yani gayet iyi bir yapıt olmuş.. öyle ki kendisini başından sonuna dek hiç sıkılmadan seyrettiriyor.. Oyunculuklar bir aksiyon filmi olmasına rağmen abartısız ve yerli yerinde.

Filmin ana fikrini; yani "büyük şehirlerde başımıza her an kötü bir şeyler gelebileceğini ve kötü insanlarında genel de en kalabalık yerlerde olduğundan mütevellit metropoller 'de yaşayan insanların her zaman kırsal ya da kalabalık olmayan yerlerde yaşayan insanlara nazaran daha dikkatli olmaları gerektiğini" göstermesi açısından, filme mekân olarak Amerika'nın suç oranı en yüksek şehri Chicago'da çekilmiş olması gerçekten de çok isabetli bir seçim olmuş.

Eğer gerilim/aksiyon türünde çekilmiş filmlere düşkünseniz size gönül rahatlığıyla izlemenizi tavsiye edeceğim bu filmi kaçırmayın derim!.. benden bu seferlikte bu kadar.. Sevgiyle kalın hepiniz.

Berkant Cengiz

Yazar, Sinema Eleştirmeni:

#ÖkkeşBölükbaşı, #medyagunebakis.com, #Toplumsalmuhalefet,

Diğer Haberler

  • SHANG BRUNCH & GASTRONOMİK DENEYİM
  • ÖLDÜRME ARZUSU
  • *YAKAMOZ* BİR DRAM FİLMİ.!
  • ESKİ KOCAM(IZ) FİLM YAZISI / ELEŞTİRİSİ
  • *HADi be OĞLUM*
  • SOFRA SIRLARI
  • *A-TS 61* PLAKA HAYATİ BİR ŞEYDİR.!
  • VIP SÖYLENTİLER.! KİM BU ŞEYDA HANIM.?
  • HUGH HEFNER'IN HAYATI BELGESEL OLUYOR.!
  • AYSEL GÜREL: GOOGLE & DOODLE.!
  • TrabzonSporKlübü

    Nasa

    Kentim_İstanbul

    Doga_İcin_Sanat

    ABD_USA

    Department_State

    TelerehberCom

    Google_Blog

    Kemencemin_Sesi

    Kafkas_Music

    Horon_Hause

    Vakıf_Ay

    Dogal Hayatı_Koruma

    Seffaflık_Dernegi

    Telerehber

    Sosyal_Medya

    E-Devlet

    Türkiye Cumhuriyeti

    BACK TO TOP