İLK MECLİS MÜZESİ ve AYASOFYA

Ayasofya da Ayine Açılır Derken, İlk Meclis Müzesi…

Paylas:
  • Facebook'da Paylaş
  • Twitter'da Paylaş

İLK MECLİS MÜZESİ ve AYASOFYA

“Ayasofya Da Ayine Açılır” Derken, İlk Meclis Müzesi…

 

Bir güzel yazı döşemiş Sevim Naz, e-postama düştü; “İbadete açamadık bari ayine açalım, ne de olsa ayin de ibadettir. Sindire sindire canım” diyerek bitirmiş.

Okurlarımla paylaşmalıyım. Diyor ki:

“Bakmayınız siz Kültür Bakanının “izin vermeyiz” demesine. Sümela Manastırı için de aynı şey söz konusu idi ama bu yıl ayin yaptılar. Ayasofya’da da gelecek yıl yapılır.

Komşularla "0" sorun politikamız bunu gerektirir. Karşılığında Atina’da cami sözü alınmış olmalıdır. Cami de acaba nasıl cami? Vahabi zevkine(!) göre bir görgüsüzlük anıtı yapılır bence. Ondan sonra olacaklar parayı bastıran Suudi'lerin Yunanistan’da ne kadar Türk/Osmanlı mezar taşı ve mimari hatırası kaldıysa, parça başı yok ettirmesidir.

Bosna’da buna bir emekli kolordu komutanı tanık olmuştur. Bize de anlatmıştır.

Olsun.! Atina’da cami açtırılsın da.!

Ayasofya’nın müze olması konusundaki bilgi kirliliğine gelince, bu işin 1930–34 arasında rahmetli Gazi Paşa'nın kızıp köpürmesine rağmen nasıl allem kallem düzenlendiği Dr.Nazif Öztürk'ün doktora tezi olan "Vakıf Müessesesi" adlı kitabında ayrıntısı ile anlatılmıştır.

Amerikan Bizans Enstitüsünün marifeti ile ve üstelik heyetteki Alman mimarın bütün muhalefetine rağmen bahçesindeki Medrese de yıktırılarak. CHP içinde, İzmir Suikastı sonrası sindirilmiş sanılan Jakoben özentileri uykuda gibi görünmelerine rağmen mimari mirasımızın hakkından gelmeyi becermiştir. Bunu da yalan yanlış bildikleri pozitivizm adına yapmışlardır. Zamanın Maarif Vekili imzayı koymaktan çekinmemiş.

Gelecek yıl Ayasofya ayine açılacaktır, eminim.

Yıllar yılı Ayasofya ibadete açılmalıdır diyenlerin sesi mi kısıldı ne.? Gazetecinin birinin dediği gibi sarı öküzü verdiler bir kere, Akdamar’da ayin, Sümela’da ayin, gerisi gelir, Ayasofya’da ayin... Ertuğrul Bey bu işi de başarır.

Bütün zamanların en muhteşem (!) eseri olarak tanıtılan Ayasofya'nın kubbesi üçü ayin sırasında olmak üzere 17 defa çökmüş. Bunu Vakıflarda restorasyoncu bir mimar dostum söylemişti. Başka aklı başında mimarlar da kubbesinin bugün bile oynadığını söylüyor.

Ayasofya ayakta kaldıysa eğer Osmanlı’nın yaptığı onarımlar sayesindedir.

800 bin keçi, 265 bin inek, manda, at, eşek, katır, hikâyesini anımsadım. Amerikalı tarihçi Justin Maccharty, “Sürgün ve Ölüm” adlı eserinde, Yunan işgal bölgesinde Yunan’ın yaptığı hayvan talanının sayılarını verir. Sadece Manisa’da 173 bin keçi, 40 bin at. Manisa'da 60 Mescid'den 45’inin yakılarak ve bombalanarak yok edilmesi…

Bir daha geri gelmeyecek güzellikler, Saruhanlı ve Osmanlı sanatı ve imarıydılar. TGRT TV’nin sabah belgesel programında Manisa camilerini anlatan İsmail Yağcı' nın söylediklerini not etmiştim.

Bu Ayasofya işi üzerine dostlarla paylaşma ihtiyacını duydum. Malum, Ege'nin Yunan çizmesinden kurtuluş günleri, İsmail hoca da bunun üzerine bunları anlatıyordu zaten.

Ayrıca bildiğimiz, Yunan, kaçarken 4000 adet dükkânı yakmıştır. Aaa.! Nasıl olur.? Eski Yunan medeniyetinin torunları hiç öyle yapar mı.? Yapar, yapar, Alman, İngiliz nasıl yaptıysa onlar da yapar.

Komşularla sıfır sorun adına biz yine de Ayasofya’yı ayine açalım.

İbadete açamadık ya, bari ayine açalım, ne de olsa ayin de ibadettir.

Sindire sindire canım.”

Sevim Naz böyle bitirmiş sözlerini. Kültür Bakanlığına sitem etmekte haklıdır. Kültür Bakanının yaptıkları yapacaklarının garantisidir.

Ertuğrul Günay’ın son mahareti, İlk Meclis Müzesinde son düzenlemeyi gördüm.

29 Ekim 2010 günü oradaydım. İlk milletvekillerinin mumyalarını ve Atatürk’ün kürsüdeki pozunu çekecektim. Arkasında şems sembolleri vardı, birlikte çekecektim.

Taksim Zafer anıtındaki Şems sembolünün ampule benzer hale getirildiğini bildiğimden, içime kurt düşmüştü.

Gittim ki ne göreyim.? Binanın ana kapı karşısındaki duvarına verilmiş bir yansıtma var. Atatürk’ün resmini duvara yansıtmışlar.

Karanlıkta, beyaz çizgilerle yapılmış, duvardan büyük, Atatürk’ün alnı duvarı aşıyor… Üstelik bir el filmle dokunuyormuş gibi, resim kıpırdayıp duruyor… Meclis salonuna girdim, şaşkınlık içindeyim, görmeye geldiğim mumyalar yok.

Atatürk kürsüde yok… Duvarlara baktım, neyse ki şems motifleri duruyor; o kadar çok ki, birini kaldırsalar boşluğu fark edilirdi, yerindeler.

Salon girişinde, koridorun bir ucunda Atatürk’ün boydan afişi, mavi renklendirilmiş halde, şişkin gösteren bombeli bir panoya yerleştirilmiş, önünde çocuklar fotoğraf çektiriyor… Baktım, afişte Atatürk’ün ayakları yer hizasında kesilmiş, inanılır gibi değil!

Atatürk’ün okuduğu nutuk yeni sesiyle sürekli hoparlörden veriliyor; yabancı geliyor insana. Temposu düşürülmüş, ses aşağıya çekilmiş, dinamizmini kaybetmiş, yürek titreten hali kaybettirilmiş.!

Avluda asılı duran iki bayrak var. İkincisi, Atatürk’ün eski Türk bayrağı önünde çekilmiş bir resminden yapılmış bayrak. Orada görülen ay yıldız bombelendirilmiş, bir tuhaf, dikkat çekecek şekilde öne çıkartılmış.!

Atatürk’ün yeni bulunan filmini düşündüm.

Sesine yapılan temizleme ve ses ayarını yükseltme işlemini televizyonlarda görenler fark etmiştir. Karşısında Türkçe konuşan İran Şahının sesinde hiç temizleme ve yükseltme işlemi yapılmamıştı.

İki insan karşılıklı konuşuyorken, birinin sesi yüksek, diğeri çapaklı ve silik haldeyse, burada bir anormallik var demektir. Atatürk kendi kendine konuşuyor gibi oluyor. 

Hem de, İran Şahının Kaşgari Oğuz Türkü olduğunu saklama ve onu önemsizleştirme gayreti akla geliyor.

Kültür Bakanımız Atatürk’ün yeni bulunan filmindeki sesini temizlediklerini gururla söylüyor. Ama ben, Atatürk’ün sesini de eserleri gibi hafızalardan temizliyorlar diye düşünmeden edemiyorum.

Görünen odur ki, bir yandan Türkiye Cumhuriyeti tarihten siliniyorken, aynı anda Hıristiyanlara peşkeş çekiliyor.!

Mahiye Morgül - 1.11.2010

 

http://www.medyagunebakis.com/ - http://www.tdfajans.com/

TDFAJANSToplum Dinamikleri Fikir Ajansı

Sosyal, Kültürel, Ticari, Eğitim ve Sanatsal Alanlarda;

Düşünce Üretimi. Paylaşımı. Toplum Yararına kullanımı.

 

Diğer Haberler

  • SREBRENİCA KATLİAMI UNUTULMAYACAK
  • MENDERES’TEN ERDOĞAN’A PATRİKHANE
  • HZ. MUHAMMED'İN HIRKASINA SÜRTÜLEN DESTİMALLER
  • ŞEYHİMİZ, ŞIHIMIZ ÇOK, FİLOZOFUMUZ YOK.!
  • BEYAZ KÜRTLERİN GİZLİ İKTİDARI
  • BÜYÜK YAHUDİ GÖÇÜNÜN GERÇEK HİKÂYESİ
  • 74 YILLIK FAİLİ MEÇHUL: NURİ KİLLİGİL PAŞA
  • BUGÜN GÜNLERDEN ÂŞIK VEYSEL
  • CHESTER PROJESİ, OLTADAKİ BALIK TÜRKİYE
  • BAD-EL HARAB-ÜL BASRA.! & BAD-EL HARAB-ÜL TÜRKİYE.!
  • TrabzonSporKlübü

    Nasa

    Kentim_İstanbul

    Doga_İcin_Sanat

    ABD_USA

    Department_State

    TelerehberCom

    Google_Blog

    Kemencemin_Sesi

    Kafkas_Music

    Horon_Hause

    Vakıf_Ay

    Dogal Hayatı_Koruma

    Seffaflık_Dernegi

    Telerehber

    Sosyal_Medya

    E-Devlet

    Türkiye Cumhuriyeti

    BACK TO TOP