20.09.2019
 
 
Kategoriler
   Güncel Haber
   İstanbul Haber
   Dünya Haber
   Trabzon-K.Maraş
   Eğitim-Kültür-Sanat
   Siyaset-Politika
   Çevre-Doğa-Turizm
   Sosyal Yaşam
   Söyleşi - Araştırma
   Sağlık-Gıda-Tarım
   Sinema-Tiyatro-Dizi-Film
   Konuk Yazarlar
   Ekonomik Bakış
   Hukuksal Bakış
   Magazin-Aktüel
   Reklam-İlan-Satış
   Bilim-Teknoloji-Zirve
   Sosyal Bakış
   Toplumsal Bakış
   Tarihsel Bakış
   Müzik Magazin
   Medyatik.Bakış
   Cevap Hakkı
   Black Sea
   Spor-Golf-Tenis-Boks
   Arşiv

Yazarlar
Bizden.Size

Ökkeş BÖLÜKBAŞI
ABD'NİN NÜKLEER 'TIPASI' SIZDIRIYOR
Tüm yazıları..
DOĞAMIZ

Mikdat KADIOĞLU
BULUTLAR
Tüm yazıları..
Hatıralarım

Nuran NUHOĞLU
HEPİMİZ KERKENEZİZ
Tüm yazıları..
Eko-Bakış

Abdurrahman YILDIRIM
Trabzon Turistik Merkez Olur mu.?
Tüm yazıları..
Uzay.Bakış

Musa ALİOĞLU
TRABZON HAVALİMANI
Tüm yazıları..
Tarihten Bir Yaprak

Mahiye MORGÜL
MATEMATİK KİTABINDA ATATÜRK’E SALDIRILAR
Tüm yazıları..
Hukuksal Bakış

Av. Cemil CAN
SORUMLULARI SAYIYORUM
Tüm yazıları..
Eğitim Kültür Sanat

Emel Vildan Düzenli
TRT - Te. Re. Te. - TRT - Te. Re. Te. - TRT
Tüm yazıları..
68 DENİZ 68

Selçuk Şahin POLAT
68'LİLER VE DOSTLARI.! BASIN VE KAMUOYUNA
Tüm yazıları..
Sosyal Bakış

Fatih BACAK
TMTF 2018-2019 ALİ ABALI PLAYOF MÜSABAKALARI
Tüm yazıları..
Geçmişten Günümüze

Hüseyin IRMAK
CUMHURİYET’E HEP DESTEK, TAM DESTEK
Tüm yazıları..
MEDENİYET

Abdullah GÖZAYDIN
GEZİCİLER, AĞAÇSEVENLER NEREDELER.?
Tüm yazıları..
Sportif Bakış

Tekin KÜÇÜKALİ
HAKSIZLIĞA KARŞI TEK YÜREK
Tüm yazıları..
İstanbul; İstanbul.!

Aslı Didari
DEĞİŞMEYEN İSTANBUL; DEĞİŞME İSTANBUL.!
Tüm yazıları..
Sosyal Bakış

Muhammet Akosman
BİZANS’DA “HAYIR” DİYOR.!.
Tüm yazıları..

Reklamlar




























Döviz Alış Satış
Dolar 1.6387 1.6466
Euro 2.1036 2.1137

    >> Manşet Haberler

    OLAN YİNE HALKA OLACAK
HABERİ PAYLAŞ : Google'da Paylaş



OLAN YİNE HALKA OLACAK

İstiklal Harbi'nde Ve Cumhuriyetin Kurulmasında “Harbiyeli-Mülkiyeli-Tıbbiyeli” Üçlüsü Çok Önemli Bir Rol Oynamıştı...

ORADA BİRİ VAR MI.?

Bu hafta sağlıkta yapılan son düzenlemeler hakkında yazmak istedim. Ama konuya yabancıyım. İşin içindekileri dinliyorum, anlattıkları yetmiyor. Hükümetin tam olarak ne yapmak istediğini meslekten birinin anlatması gerekir. Doktorların mağduriyetini ön sıraya çıkartmadan yapmalı bu işi diyorum. Başka türlü hükümetin yaptığını halka anlatmak imkânsızlaşır. Yandaş medya hep bir ağızdan “halkın yararı göz önünde tutularak bu düzenleme yapıldı” demeye başladı mı, konu gündemdeki yerini bile koruyamaz!..

Tam da bu noktada yolum bir üniversite hastanesine düştü. Kendi aralarında tartışan iki hocayı dinliyorum. Kapı aralığından duyduklarıma inanamadım. Hocalar sağlık konusunu en can alıcı yanından yakalayıp masaya yatırmışlardı. Ne de olsa masaya yatırmanın erbabıydılar.! Kolay mı insan denen karmaşık makinenin ustası olmak. Saçları kırlaşmış olanı ders verir gibi konuşuyordu.

Aldığım notlar şöyle:  26 Ağustos tarihinde Sağlık Bakanlığı'nın çıkardığı “kanun hükmünde kararname” ile yapılmak istenen tam olarak şudur: Bundan böyle üniversitedeki öğretim üyeleri sadece derslere girecek, eğitim ve öğretim faaliyetlerine katılacaklar, fakat hastanede hastalara bakmayacaklar. Reçete dahi yazamayacağız.

Ocak 2011'den önce döner sermayeden para alabiliyorduk, bu uygulamayı kaldırdılar. Ben meslek hayatımın 21’nci yılına girdim, 10 yıllık doçentim, maaşım sadece 2400 TL kadardır. Yeni mezun bir polis memuru ise, 2800 TL alıyor.! Daha önce döner sermayeden aldığım para ise 2.400 TL kadardı. Örneğin ben hiç özel ameliyat vs yapmadım. Yapsaydım döner sermayeden alacağım pay daha fazla olacaktı. Şimdi bu uygulamayı da kaldırmışlar. Bir tek maaşa kaldık. İlkelerime ters olmasına rağmen, evimin taksitini ödeyemez duruma düşünce, muayenehane açmak zorunda kaldım. Arkasından bu kararname çıktı. Biliyorsunuz hükümet bir süre önce de “performans” diye acayip bir şey çıkarmıştı. Bu daha da trajikomikti: Puan üzerinden para verilecekti.

Örneğin aynı bölümde, aynı puanı olan 2 cerrahtan biri, diyelim ki 5000 TL alırken, diğeri sadece 600 TL alabilecek.! Bazı bölümlerde performans ücretinde, böyle derin farklılık olunca, hocalar arasında yumruklaşmalar filan da olmuş. Bakan hekimleri birbirine düşürüp, hallerimize gülüyormuş.!

Böyle olaylar olurken, bazı hocalar üniversiteden ayrılmaya karar vermişler, özellikle eski muayenehaneci olanlar, tamamen özeli tercih etmeye başlamışlar. Bu aralar istifa veya emeklilikler yaşanırken, geçen hafta kendisi de doktor olan sağlık bakanımız, soruna çözüm için tehditkâr bir üslupla “ Hastaları uçakla yurtdışına gönderip orada ameliyat ettiririm” demez mi.?

Türkiye Cumhuriyeti'nin Sağlık Bakanı “Yurtdışından doktor getiririm” demeye başlamış.! Nerede “Beni Türk hekimlerine emanet edin”  diyen zihniyet.?

Sağlık Bakanı: “Dışarıdan doktor getiririm” yani “sizi gavur hekimlere emanet edebilirim” diyebiliyor.!

Hani hep yazıyor ve sitem ediyorsunuz ya “iki kişiden biri” diye, bu konuda öyle değil. Hiç kusura bakmasınlar ama sağlık konusunda iki kişinin ikisi de uyuyor.! Aslında bu kararname ile yapılmak istenen; sağlıkta özelleşmenin önünü açmaktır.  Bunu biz biliyoruz, yabancı sermaye bu alanda da büyük şirketleri ile üniversite hastanelerini satın alacak. Sonra da  bizi sözleşme üzerinden ücretlendirip,  istedikleri yere koşturacaklar.!

 

Olan Yine Halka Olacak Tabii..

Ben bu gelişen tablo karşısında muayenehane açmaya karar verdim. Ne yapacağım diye oraya da yaklaşamıyorum artık. En kötü ihtimal yine yurtdışına giderim!  Fakülte yöneticisi ve tayfalarının eziyetlerinden de kurtulurum belki. Ama beni asıl rahatsız eden: Bu topraklarda Meşrutiyet hareketi dâhil;  ilerici, devrimci, ulusalcı çizgideki “Tıbbiyeliler” vardı, onları ortalıkta görememek. Bilirsiniz ilk ulusalcı, hareket bu “Tıbbiyeliler” ile başlamıştı; 2.Mahmut, “Mekteb-i Tıbbiyeyi Şahaney açtığında, eğitim dili de Fransızca olunca, bir süre sonra bu mektepteki çocuklar “Türkçe eğitim isteriz” diyerek, ilk milliyetçi hareketi başlatmışlardı...

İstiklal Harbi'nde ve Cumhuriyetin kurulmasında “Harbiyeli-Mülkiyeli-Tıbbiyeli” üçlüsü çok önemli bir rol oynamıştı...

Şimdi o eski Harbiyeliler nerede.?  Silivri’de tabii ki... Mülkiyeliler nereye gidiyor, onu bilemiyorum, ama  gördüğünüz gibi Tıbbiyelilerin hali malum!..

Türk Tabipleri Birliği ulusalcı olmadığı için ulusalcı zihniyeti yeniden uyandıramaz.! Onlara güvenemiyorum. Eğitim-Sen ise,  Kürtçülük yapan siyasetlerin etkisi altına girmiş. Sözüm ona siyaset yapıyorlar. Eğitimin bu en  önemli konuları  ne yazık ki ilgi alanına girmiyor, bu konuda söyleyecek bir tek sözleri yok.!

Tüm Uyuyanları Nasıl Uyandırmalı.?

Anımsayın; Sivas Kongresi sırasında,  “mandacılık” tartışılırken, bu kongreye parası olmadığı için İstanbul'dan yürüyerek gelen “Tıbbiyelilerin delegesi (Orhan Boran’ın babası) Hikmet, Mustafa Kemal Paşa'ya kafa tutarak: “Reis Paşa, manda fikrini siz de kabul ederseniz, sizi de ret ederiz, sizi vatan kurtarıcısı değil, vatan batırıcısı olarak lanetleniriz” diyebilmişti.  Atatürk bu çıkışa hiç kızmamış, tersine tam bağımsızlık istedikleri için sevinmiş, istiklalin “alemdarı” diyerek, Hikmet'i alnından öpmüştü.!  Bu Tıbbiyeli çocuklar,  İstiklal Harbi sırasında Ankara’ya geçip, Cebeci Askeri Hastanesi'nde o günün koşullarında Anadolu’da kolera, tifo salgını var diye, “aşı “ üretmişlerdi...

Şimdi Biz Ne Yapıyoruz.?

Hep birlikte derin uykuya yattık, derin bir koma halindeyiz. İlaç ve  aşı dahil  sağlık alanında hemen her şeyi dışarıdan aldığımız yetmiyormuş gibi, şimdi de  “gavur doktor” getireceğiz.! Tanrım sen aklımızı koru! Sanki onlar da, gümrük kapısında sıraya girmiş, Türkiye'de bir iş bulsak diye kuyruktalar.!

Peki, sağlık özelleştirilirken CHP ne yapıyor.?

CHP bu son kararnameye itiraz etmeyi düşünüyor mu acaba.?

Bu itirazı, muayenehanesi olan hekimler için yapmayacak elbette. Eğer hala Atatürk’ün partisi ise, büyük sağlık tröstlerinin, AKP’ye oynattıkları bu oyuna “dur” demek için bir şey yapması gerekmiyor mu.?

CHP bu bakanın “hastaları uçağa doluşturup dışarıda ameliyat ettiririm”  sözlerine niye sessiz kalıyor.? Yoksa CHP de Atatürk’ün dediğinin aksine,  Türk halkını Türk doktorları yerine,  gavur doktorlara emanet edilmesinden yana mı.?

Diğer trajikomik bir konu da; biz sadece ders gibi, eğitim öğretim faaliyetlerinde bulunacaksak, örneğin ben bir klinisyenim, cerrahım, eğitim için malzemem öncelikle kitap vs değil ki. Önceliğim hastadır benim.. Asistana ameliyat öğretebilmem için hasta yatırmam şarttır.  Ameliyatı sırasında asistana bir şey öğretebilirim. Bizim öğrencilerimiz özellikle 4 ve 6'ncı sınıftakilerin, eğitimi ve staj dersleri için hasta olması lazım...

Hasta olmadan hastalık nasıl anlatılır.? Muayene nasıl öğretilebilir.? Hasta olmadan, cerrahi asistanına nasıl ameliyat yaptırabiliriz.? Anlamak mümkün değil.!

Bu noktada iş CHP ile MHP'ye düşüyor. 

Muhalefet partileri bu konuda ne yapmayı düşünüyor.? Anayasa Mahkemesine iptal davası açmayacaklar mı? Bunları kiminle paylaşacağız.? Muhalefete sesleniyorum.  Halen orda mısınız.?  Orada birileri var mı.?

Türk milletini gâvur doktorlara emanet edecek olan bu iktidara karşı çıkan, biz enkaz altında kalmış sağlıkçıların sesini duyacak ve duyuracak biri yok mu.?  Kendi doktoru ile uğraşan bir sağlık bakanını bu topraklar ilk kez görüyor.!”

Ben dersimi aldım. Hocanın özlerine ekleyecek bir şey yok. O her şeyi dosdoğru yazmış... Bakalım bu defaki hastası masadan kalkabilecek mi.? Önünde saygıyla eğiliyorum. Umarım doktorların sesini bir duyan olur...

Av. Cemil Can

 

http://www.medyagunebakis.com/ -http://www.tdfajans.com/

TDFAJANS – Toplum Dinamikleri Fikir Ajansı

Sosyal, Kültürel, Ticari, Eğitim ve Sanatsal Alanlarda;

Düşünce Üretimi. Paylaşımı. Toplum Yararına kullanımı.!

Bilgi Sahibi Olunmadan Fikir Sahibi Olunamaz.! Olunsa olunsa;

Ancak Başkalarının Fikirlerini Tekrarlayan Papağan Olunur.

 

 

    Diğer Haberler



























Editörden

TRABZONLULAR BİRLEŞİNİZ

Trabzonlular Birleşiniz. Trabzonlu İşadamları, İşkadınları, Çalışanlar, Genç Kızlar-Erkekler, Okuyan çocuklar Birlik ve Bütünlüğü Sağlamak Sizin Ellerinizde..!
Devamı..
Son Dakika


Günün Sözü

HÜKÜMETLERİN İCRAATI MENFİ OLUP DA MİLLET İTİRAZ ETMEZ VE İKTİDARI DÜŞÜRMEZSE BÜTÜN KUSUR VE KABAHATLERE KATILMIŞ DEMEKTİR.

M.K. ATATÜRK


Anket
KÜRESEL EKONOMİK KRİZ
TEĞET GEÇTİ
DELDİ GEÇMEDİ





Reklamlar












































 



© 2009 Bu Site Ökkeş BÖLÜKBAŞI tarafından hazırlanmakta ve yayınlanmaktadır.
Her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.