16.10.2019
 
 
Kategoriler
   Güncel Haber
   İstanbul Haber
   Dünya Haber
   Trabzon-K.Maraş
   Eğitim-Kültür-Sanat
   Siyaset-Politika
   Çevre-Doğa-Turizm
   Sosyal Yaşam
   Söyleşi - Araştırma
   Sağlık-Gıda-Tarım
   Sinema-Tiyatro-Dizi-Film
   Konuk Yazarlar
   Ekonomik Bakış
   Hukuksal Bakış
   Magazin-Aktüel
   Reklam-İlan-Satış
   Bilim-Teknoloji-Zirve
   Sosyal Bakış
   Toplumsal Bakış
   Tarihsel Bakış
   Müzik Magazin
   Medyatik.Bakış
   Cevap Hakkı
   Black Sea
   Spor-Golf-Tenis-Boks
   Arşiv

Yazarlar
Bizden.Size

Ökkeş BÖLÜKBAŞI
BİYOLOJİK SAVAŞI ARILAR KAZANDI
Tüm yazıları..
DOĞAMIZ

Mikdat KADIOĞLU
BULUTLAR
Tüm yazıları..
Hatıralarım

Nuran NUHOĞLU
HEPİMİZ KERKENEZİZ
Tüm yazıları..
Eko-Bakış

Abdurrahman YILDIRIM
Trabzon Turistik Merkez Olur mu.?
Tüm yazıları..
Uzay.Bakış

Musa ALİOĞLU
TRABZON HAVALİMANI
Tüm yazıları..
Tarihten Bir Yaprak

Mahiye MORGÜL
MATEMATİK KİTABINDA ATATÜRK’E SALDIRILAR
Tüm yazıları..
Hukuksal Bakış

Av. Cemil CAN
SORUMLULARI SAYIYORUM
Tüm yazıları..
Eğitim Kültür Sanat

Emel Vildan Düzenli
TRT - Te. Re. Te. - TRT - Te. Re. Te. - TRT
Tüm yazıları..
68 DENİZ 68

Selçuk Şahin POLAT
68'LİLER VE DOSTLARI.! BASIN VE KAMUOYUNA
Tüm yazıları..
Sosyal Bakış

Fatih BACAK
TMTF 2018-2019 ALİ ABALI PLAYOF MÜSABAKALARI
Tüm yazıları..
Geçmişten Günümüze

Hüseyin IRMAK
CUMHURİYET’E HEP DESTEK, TAM DESTEK
Tüm yazıları..
MEDENİYET

Abdullah GÖZAYDIN
GEZİCİLER, AĞAÇSEVENLER NEREDELER.?
Tüm yazıları..
Sportif Bakış

Tekin KÜÇÜKALİ
HAKSIZLIĞA KARŞI TEK YÜREK
Tüm yazıları..
İstanbul; İstanbul.!

Aslı Didari
DEĞİŞMEYEN İSTANBUL; DEĞİŞME İSTANBUL.!
Tüm yazıları..
Sosyal Bakış

Muhammet Akosman
BİZANS’DA “HAYIR” DİYOR.!.
Tüm yazıları..

Reklamlar




























Döviz Alış Satış
Dolar 1.6387 1.6466
Euro 2.1036 2.1137

    Konuk Yazarlar >> Manşet Haberler
  SONER YALÇIN'DAN BAHÇELİ'YE TARİHİ MEKTUP

  N.GENÇ'TEN, M.BARDAKÇI’YA TARİH DERSİ

  YAVUZ ALOGAN, DOĞU PERİNÇEK'E DEDİ Kİ.!

  SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI & SİYASET İLİŞKİSİ

  3G İle 4,5 G İle DESTAN YAZILMAZ.

  TÜRKİYE İÇİN TEHLİKE SİNYALLERİ

  TABİİ Kİ EŞİT DEĞİLİZ.!.

  BURHAN KUZU YİNE YAKALANDI

  PARALEL YAPI, ABANT PLATFORMU, İÇ SAVAŞ

  YAZDAN KALDI BU YAZI

  DEVRİMCİ SINIF SİYASETİ & PROLETARYA

  NAZLI ÇELİK & DEVLET BAHÇELİ

  HÜSAMETTİN CİNDORUK'UN AÇIK MEKTUBU

  REFERANDUM HAYIR OLURSA AKP NE YAPACAK.?

  CUMHURİYETİMİZİN GELECEĞİ

    SONSUZLUĞA YOLCULUK
HABERİ PAYLAŞ : Google'da Paylaş



ÇOCUĞUMU TANIMAK İSTİYORUM...

SONSUZLUĞA YOLCULUK

 

ASLI SEVGİ

Anne Olmayı Çok İstiyordum, Zira Sevdiğim İnsanı Ve Kendimi Sonsuzluğa Ulaştırabilecek Bir Yol Olarak Görüyordum Ve Sevgimizi De Sonsuzlaştıracaktım Aklımca… Haksız Mıyım.?

 

Bir bebeği doğurmak annelik olmuyormuş, öğrendim.

Annelik ona nasıl baktığınız, nasıl eğittiğiniz ve sizi eğitmesine nasıl ve ne kadar izin verdiğinizle ilgili bir şeymiş. Siz doğrularınızı pekiştirip, yanlışlarınızı ortadan kaldırdığınız sürece ve “Seni seviyorum.” dediğiniz, en ufacık, her hangi bir yanlışınızda da “Özür dilerim canım” diyebilmeyi öğrendiğiniz kadar anne oluyormuşsunuz. Ve siz hep öğrenmeye açık da olmalıymışsınız.

Çocuklarımızı gelecekte neler bekliyor bilemeden onları eğitmeye çalışıyoruz. Ama okulla beraber başlayan çevreyle ilgili sorunlar, sizi de onu da perişan ediyor. Öğretim kurumlarında eğitimin çok yetersiz olması, eğitimcilerin gelişen çağdan, çağın getirdiklerinden uzak olması, kendilerini yeterince yetiştirmemiş olmaları sonucu, sorunları daha da büyüyebiliyor. Bunu bizzat yaşayarak öğrendim.

 

Çocuğumun “Benim yeni kardeşlerim olacak…” diyerek büyük bir sevinç içinde başladığı okul hayatında ilk öğrendiği şey ne yazık ki şiddet olmuştu. Arkadaşlarından gelen şiddetin yanı sıra “yalnızca derste yazı yazmadığı, dalgınlaştığı için” öğretmeninden de şiddet gördü. “Dikkatini toplasın diye ellerine vurdum” diyerek kendini savunan, yirmi küsur yıllık öğretmenden edindiği ilk izlenim de şiddetti. Sonuç: okula küstü, öğrenim hayatı altüst oldu ve bizim de hayatımız mahvoldu.

“Çocuğunuza bir zekâ testi yaptırın” diyen rehber öğretmenle de karşılaştık. Ve “bizim zekâsından bir kaygımız yok ama bunca eğitimcinin bir bildiği vardır” diyerek testi yaptırdık…

Zekâ testi sonucunda çocuğumun zekâsının fazla olduğunu söyleyen pedagog psikiyatrın şu sözlerini de asla unutmuyorum: “Çocuğunuzun üstün zekâlı olduğunu neden fark etmediniz?”… “Nereden bilebilirim, ben normalini bilmiyorum ki” diye yanıtlamıştım… Siz biliyor musunuz normali, normal çocuk ne yapar, ne yapmaz?

Nadir Nadi’nin “Dostum Mozart” kitabını ve bilim adamlarının hayat hikâyelerini okumamı önermişti psikiyatrımız, ben de bol bol okudum. Ve hem okuduklarımdan hem de doktorumuzdan neler öğrendim neler.?

Biliyor musunuz? Ülkemizde her yüz çocuktan yaklaşık olarak yüzde ikisi üstün zekâlı ve hâlâ bu çocuklar için maarif sistemi hiçbir şey yapmıyor.

Ne zaman ki çocukları üstün zekâlı olan bir Milli Eğitim Bakanı iş başına gelir, işte o zaman belki bu çocuklar için bir şeyler yapılır. Veya bir iş adamının çocukları bu sorunları yaşarsa… Ah pardon onlar yurt dışında çocuklarını okutarak daha kolay yoldan çözüm üretebilirler, siz de sizin dahi çocuğunuzla yaşadıklarınızla kalırsınız… Buna göre ülkemiz nüfusu 70 milyon ise, ülkemizdeki üstün zekâlı insan sayısı(hepsi bir zamanlar çocuk olduğuna göre) yaklaşık 1,5 milyon insan, kapasitelerini tam olarak kullanamıyorlar! Eh devlet de bu insanlardan yeterince yararlanamıyor.! Neden.?

 

Normalin üstündeki zekâlar da bölümlere ayrılıyor; parlak zekâ, üstün zekâ, dahi gibi… Basitçe, daha anlaşılabilir şekilde adlandırarak anlatmıştı doktorumuz. Ve üstün zekâlı bu çocuklar da tıpkı “eğitilebilir” yani, zekâsı normalin altında olan çocuklar gibiler. Dahi çocuklar da zor, belki de daha zor; zira her şeyi hemen kabul etmeyip, çok soru soruyorlar. Öylesine açlar ki doyurmak bir yana, birazcık bilgiyle aydınlatmaya çalışsanız daha da acıkıyorlar. Her açlık sizi daha bir öğrenmeye zorluyor, okuyorsunuz, araştırıyorsunuz. Eh işte ben de bu nedenlerle Türk eğitim, öğretim sistemimizin cumhuriyet öncesi ve sonrasını epey bir araştırmıştım, öğrendiğim her şey beni çok şaşırttı -bunları belki ileriki yazılarımda anlatırım. Her şaşkınlığım çocuğum için fazla bir şey yapamamanın bana verdiği kaygı ve telaşımı artırmanın dışında çocuklarımız için bir şeyler yapmaya beni yönlendirdi. Artık fırsat buldukça daha çok şey yapabilmenin yollarını arıyorum. Her çocuğu kendi çocuğum gibi aydınlatmak, bilgilendirmek ve onlara okuma şevki aşılamaya çalışıyorum. 

 

Çocuğunuzun zekâsı kadar neye ilgi duyduğu, kişiliği de çok önemli. Ben, matematiği seven çocuğuma okuma yazmayı, matematik problemleri okutarak öğrettim. Ama her annenin bu becerisi olamaz. Anneler birbirlerine nasıl destek olabilir bunu mu çözmemiz gerekiyor acaba? Yalnızca okuma yazma öğretmekle de bu işler bitmiyor. Tüm annelerin “Fakirin Kıyısında” kitabını okumasını çok isterim. Hayatın en olumsuz anlarında, en olumsuz koşullarında bile hedeflerine ulaşmak için uğraşmış, başarmış bir kadının öyküsü, keşke okusak ne güzel olurdu.?

Biz yine çocuğumuzla ilgili konulara dönelim. Çocuğumuzun neye ilgi duyduğunu bulduktan sonra, daha az ilgi duyduklarını da yavaş, yavaş geliştirmek gerekiyor. Sayısal zekâsı olan çocuğunuzu edebiyatla buluşturabilmeniz için bir matematikçinin hayat hikâyesi, öyküsü size yol gösterebilir.

 

Bir de üstün zekâlı çocuklar ve özellikle erkek çocuklarında el-göz koordinasyonunu geliştirebilecek en iyi oyunun bizim çocukluğumuzdaki “beştaş” oyunu olduğu keşfetmiştim. Bol, bol çocuğuma yenilerek –çok iyi oynardım eskiden ama sonraları nedense becerememeye başlamıştım ve babalar bu tür beceriksizliği de bir türlü bilemiyorlar her nedense, çocuklarını hep yeniyorlar!- çocuğumla eğlendim. Kapı kasalarına tırmanmasına yardım ederek, kaldırım kenarlarında o dar şerit gibi yüksekliklerde elinden tutarak yürüterek fiziksel gelişimi konusunda da yardımcı olmaya çalıştım. Sizlere de tavsiye derim çok zevkli ama sabır isteyen bir şey.

Çocukların fiziksel enerjisinin ki üstün zekâlı çocuklarda –hiperaktiv çocuklarda- daha fazla olan bu enerjinin mutlaka bir şekilde boşaltılması gerekiyor. Eh bu işler de anneye kalınca annenin, iş, ev, çocuk ve eş için ayırabildiği enerji, zaman sorunları ve yorgunluğu artıyor. Başta çocuğu olmak üzere herkesle kurduğu iletişim zorlanıyor, yoruluyor. Sözümüz burada babaların da çocuklarıyla ilgili konularda biraz daha bilgilenmesi ve paylaşımcı olmasının daha doğru olacağına ilişkin olacaktır.

 

Zekâ testi, kişilik testi, vs derken kafamız da karışıyor. Öğreneceğimiz çok şey var ama neyi öğreneceğiz, ne kadar bilmemiz gerekli, nasıl kullanacağız, uygulayacağız, neredelerde kullanacağız ve hayatımıza nasıl geçireceğiz. Aklımıza gelen bir başka şey ise, bizim annelerimiz de sonuçta bizi büyüttü ve hiç de fena insanlar değiliz, onlar bu işi ne kadar bilerek yaptılar? Çelişkiler içersinde kalıyoruz.

Çocuklarımızı nasıl tanırız.? Neye gereksinimleri var.? Ne derece yeterli oluyoruz? Daha ne yapabiliriz.? Nereden, nasıl öğrenebiliriz? Soruları kafamızın içinde dans edip duruyor.

Kaygılanmayın, yeryüzünde mükemmel insan olma ihtimali varsa her halde bunlar, eğitimcilerin, pedagogların çocukları olurdu. Var mı? En iyisi, siz yalnızca sevin, yanında olun, bunu anlatın, çocuğunuzun yapısına göre bunu anlatma yollarını bulun, hepsi bu işte. Çünkü çocuklarımızın her biri ayrı bir dünya, her biri birbirinden özel çünkü… Çocuğunuzla sağlıklı iletişim kurmanın yollarını bilirseniz, bulabilirseniz, yaratabilirseniz korkmayın. Gerekirse zekâ testi yaptırın, psikologlara gidin, pedagoglarla konuşun, donanımlı eğitimcilerden yardım alın, anne ve baba olarak onu tanımaya, anlamaya çalışın ve bol, bol sevin. O, sizinle iletişim kurmaya sizi eğitmeye çoktan hazır… Kolay gelsin.

ASLI SEVGİ – İSTANBUL SANAT AKADEMİSİ

http://www.medyagunebakis.com/ - http://www.tdfajans.com/

TDFAJANS – Toplum Dinamikleri Fikir Ajansı

Sosyal, Kültürel, Ticari, Eğitim ve Sanatsal Alanlarda;

Düşünce Üretimi, Paylaşımı ve Toplum Yararına kullanımı.

    Diğer Haberler
  • SONER YALÇIN'DAN BAHÇELİ'YE TARİHİ MEKTUP
  • N.GENÇ'TEN, M.BARDAKÇI’YA TARİH DERSİ
  • YAVUZ ALOGAN, DOĞU PERİNÇEK'E DEDİ Kİ.!
  • SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI & SİYASET İLİŞKİSİ
  • 3G İle 4,5 G İle DESTAN YAZILMAZ.
  • TÜRKİYE İÇİN TEHLİKE SİNYALLERİ
  • TABİİ Kİ EŞİT DEĞİLİZ.!.
  • BURHAN KUZU YİNE YAKALANDI
  • PARALEL YAPI, ABANT PLATFORMU, İÇ SAVAŞ
  • YAZDAN KALDI BU YAZI



























  • Editörden

    TRABZONLULAR BİRLEŞİNİZ

    Trabzonlular Birleşiniz. Trabzonlu İşadamları, İşkadınları, Çalışanlar, Genç Kızlar-Erkekler, Okuyan çocuklar Birlik ve Bütünlüğü Sağlamak Sizin Ellerinizde..!
    Devamı..
    Son Dakika
      - SONER YALÇIN'DAN BAHÇELİ'
      - N.GENÇ'TEN, M.BARDAKÇI’YA
      - YAVUZ ALOGAN, DOĞU PERİNÇ
      - SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI
      - 3G İle 4,5 G İle DESTAN Y
      - TÜRKİYE İÇİN TEHLİKE SİNY
      - TABİİ Kİ EŞİT DEĞİLİZ.!.
      - BURHAN KUZU YİNE YAKALAND
      - PARALEL YAPI, ABANT PLATF
      - YAZDAN KALDI BU YAZI
      - DEVRİMCİ SINIF SİYASETİ &
      - NAZLI ÇELİK & DEVLET BAHÇ
      - HÜSAMETTİN CİNDORUK'UN AÇ
      - REFERANDUM HAYIR OLURSA A
      - CUMHURİYETİMİZİN GELECEĞİ
      - BÜYÜKELÇİ SUİKASTI SURİYE
      - LAİKLİĞİN SON DİRENÇ NOKT
      - AYNADAKİ HUKUKSUZLUK UCUZ
      - BİR GECEDE NELER ÖĞRENDİK
      - ASRIN FETÖ İHANETİNİN ANA


    Günün Sözü

    HÜKÜMETLERİN İCRAATI MENFİ OLUP DA MİLLET İTİRAZ ETMEZ VE İKTİDARI DÜŞÜRMEZSE BÜTÜN KUSUR VE KABAHATLERE KATILMIŞ DEMEKTİR.

    M.K. ATATÜRK


    Anket
    KÜRESEL EKONOMİK KRİZ
    TEĞET GEÇTİ
    DELDİ GEÇMEDİ





    Reklamlar












































     



    © 2009 Bu Site Ökkeş BÖLÜKBAŞI tarafından hazırlanmakta ve yayınlanmaktadır.
    Her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.