BİZ ATATÜRK'TE BİRLEŞTİK.. YA SİZ...

BİZ ATATÜRK'TE BİRLEŞTİK, SİZ NERELERDESİNİZ.?

Payla:
  • Google'da Paylaş
  • Facebook'da Paylaş
  • Twitter'da Paylaş

BİZ ATATÜRK'TE BİRLEŞTİK.

SİZ NERELERDESİNİZ.?

10 Kasım 2012'de T.C'nin Başbakanı Erdoğan, Altın Sultan'ın ülkesi Brunei'ye gitmiş. Brune'i bize 9000 km uzaklıkta. Güneydoğu Asya'da Okyanus'ta Borneo Adası'nda küçücük bir sultanlık. Petrol denizinin üzerinde yüzen bir gemi gibi Sultanları Hasan El- Bulkiye Muiziddin Va'dullah, 5000 otomobili ile Guinness Rekorlar Kitabına girmiş.

Uçağı altından kaplama, bizim hava sahasında arızalanıp düşsün diye, duacıymış bütün ülkeler.! Erdoğan, 10 Kasım'dan bir gün önce, Sultan'ın kulağına eğilip, kendini ülkesinde davet ettirmiş. Türkiye tarihinde bu bir ilkmiş!.. Gazetecinin biri Brunei'de Başbakan'a: Sultan mı davet etti sizi.?” diye sormuş. Başbakan boşta bulunup yanıt vermiş: ”Yok, Kendisini görünce ne zaman döneceğini sordum. Cuma deyince, aynı gün geleyim mi dedim. Bir gün kalıp dönüyoruz.? demiş...

Bu sene, 10 Kasım için Erdoğan'ı Brunei Sultanı kurtarmış. Bakalım bundan sonra kim kurtaracak onu. Zira bundan böyle Türkiye'de her gün 10 Kasım'dır.! İleride bir gün kaçacağı ülke zaten bir Sultanlık olacak. Oraya kadar hazır gitmişken, geriye dönmese kendisi için daha iyi olacak.! Erdoğan, Anıtkabir'e doğru koşan milyonlardan acaba neden kaçmış.?

Ne yazık ki, o milyonların arasında Kılıçdaroğlu ile Bahçeli de yoktu.!

Hadi diyelim ki, Erdoğan Atatürk'ü sevmiyordu, peki ötekilerin Atatürk'le derdi nedir.? Resmi töreni zor bitirip, ikisi de bir yerlere sıvışmışlar.! Bahçeli'ye son kurultayda rakip çıkartan ülkücülerin önemli bir kısmı oradaydı. Onlar için fitneci (1) diyen Bahçeli, sanırım tepkilerden çekinmiş olmalı!.. Halkın partisinin genel başkanı Kılıçdaroğlu ise, halkın arasına girmemekte son derece kararlıdır.!

Atatürk'ün koltuğunda oturan biri, onu anma toplantısına güya toplantı yasaklanırsa, gelecekmiş.! Geçiniz efendim, geçiniz.! Son devirdiğin çamdan sonra, Atatürkçülerin arasında dolaşmanız biraz cesaret ister.!

Hazır söz kendiliğinden buraya kadar gelmişken, o konuda da bir kaç söz söyleyelim. Kılıçdaroğlu, geçen Salı günü yapılan grup toplantısında söylediği sözlerden, bugün utanıyorsa çok iyi bir yoldadır. Ama öyle değil de, ulusalcıları geri zekalı ve kafasız bulan (2) Hüseyin Aygün ile aynı görüşteyse ve bu nedenle aramıza katılmadıysa o zaman başka.!

Hüseyin Aygün'ün, CHP çizgisiyle uyuşmayan bütün söylemlerinin arkasında durmakla, böyle bir kanının oluşmasına Kılıçdaroğlu sebebiyet vermiştir.!

“Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan.?” diye sorduktan sonra, kendini horoz yerine koyarak, o sinkaflı (3) kelimenin yerine söyler geçerim demesi ile içine düşülen bu durum kurtarılamaz. Kaldırım seviyesinin bile altına düşüldüğünü herkes kabul ediyor!..

Hey.! Siz grup toplantılarının değişmez elemanları; siz kadrolu Kılıçdaroğlu alkışlayıcıları, genel başkanlık yalakaları.! Size de yazıklar olsun! Çıkartıp atın, cebinizdeki o CHP kimlik kartlarını. Bu bayağı sözleri bile çılgınlar gibi alkışladınız, utanmaz herifler.!

Beyler.! CHP'nin Genel Başkanı, bütün CHP'lileri temsil ediyor. Dolayısıyla ağzından çıkan sözler, bizler adına söylenmiştir. Aynı şekilde siyasi rakiplerimizin Genel Başkan'ımıza söylediği sözleri de doğrudan üzerimize alırız. Bu çerçevede; Başbakan Erdoğan'ın Kılıçdaroğlu'nu Bahtsız Bedeviye benzetmesi, hepimize söylenmiş bir küfürdür. Dolayısıyla “Bahtsız Bedevi” kıssasındaki  sövmeden (3) herkes hissesine düşen kadar almıştır.!

Bu nedenle bize yakışan, Erdoğan ile aynı düzeye inip, küfür etmek olamaz. Genel Başkan'ımızın, Başbakan'ı bu sözlerinden ötürü halka şikâyet etmesi ve ona oy veren seçmenlere bir soru sorması çok daha etkili bir yanıttır.

Örneğin; “Ey AKP'ye oy veren yurttaşlarım! Siz bu Recep'e bize küfür edip sövsün diye mi, yoksa ülkeyi iyi yönetip, refah düzeyimizi yükseltsin ve insanca yaşayabilmemiz için bize önderlik etsin diye mi oy verdiniz.?” diyebilirdi.!

Böyle yapmak yerine, ondan bir farkı olmadığını ve dağarcığının boş olduğunu göstermesi, Erdoğan'a siyasi alternatif olmadığını da ortaya koymaktadır. Biz de doğal olarak genel başkanın, partimizin tam bağımsızlıkçı ve antiemperyalist ana çizgisini içselleştiremediği için CHP genel başkanlığına yakışmadığını söylemek zorunda kalıyoruz. Kılıçdaroğlu, kendi sözleri ile Erdoğan'dan daha terbiyeli olamayacağını kanıtlamıştır... Dolayısıyla bizi temsil etme niteliğini de kaybetmiştir... Ayrıca iktidar olmak için bir alternatif olmadığını da gösteriyor. Yakınındaki bir kaç yalakanın duygularını tatmin etmekten başka hiç bir işe yaramayan o sözleri, asla CHP'nin söylemi olamaz.! Halka küfür ederek, iyice batağa saplanan siyasi rakibine, aynı perdeden cevap verip, onu kurtarmak fahiş ve affedilmez bir siyasi hatadır.?

Aşağıya dipnota koyduğum bağlantılardan, Erdoğan ile Kılıçdaroğlu'nun sözlerinin orijinal hallerini bulup okuyabilirsiniz. Onların seviyesizliği yüzünden çoluk çocuğumuzun yüzüne bakmaya ve CHP'liyim demeye utanır olduk.!

Kılıçdaroğlu'nun Ata'yı anma etkinliğine katılmama nedeni devirdiği bu son çam ise, o zaman gelmeyişini özür dileme olarak kabul edebiliriz. Zaten “özür dilemek” onun ilk defa yaptığı bir şey değildir.! Bunun ötesinde, halkın arasına girmeyişini hiç bir sebeple mazur gösteremez!..

Ey CHP'lilerin oylarını alarak Meclise gelen CHP milletvekilleri! Şimdi söyleyin bakalım “Bu Cennet, bu Cehennem vatanı” düşman işgalinden kurtaran, Cumhuriyeti kurarak, bizi padişahın kulu olmaktan çıkartan, her şeyimizi borçlu olduğumuz, her zaman minnet ve şükran duyduğumuz, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün formüle edip, Anayasamıza yerleştirdiği Büyük Türk Milleti sözünün neresi sizleri rahatsız ediyor.?

Anayasa'daki milletvekili yemininden bu sözlerin çıkartılması önerisini yapmak, Y-CHP'ye mi düşmüştür.? Bu iş bölümünü kimlerle nerede yaptınız, bize de anlatın bakalım.! Emperyalistlerin ulus devleti parçalama planına hizmet eden bu girişiminizi, önce size oy verip Meclis'e gönderen bizlere açıklamak zorundasınız.

Bu sözlerin Anayasa'dan kalkması ile 74 milyon vatandaşa ne sağlayacaktır acaba.?

Yoksa siz de emperyalistlerin CHP içindeki adamları mısınız.?

Bu güzelim ülkenin parçalanmasında rol mü aldınız.? Atatürk'ün koltuğunda oturup, onun CHP'sini, tek eserim dediği Cumhuriyet'in yıkılmasında bir silah olarak kullanabileceğinizi mi sandınız.?

Bu parti bizimdir, çünkü biz halkız ve yeniden doğarız ölümlerde.!

Bizi şimdilik kapının dışında tutabilirsiniz. Sizlerin, CHP ve Atatürk İlkeleri ile doku uyuşmazlığınız var. Parti içindeki yabancı unsur gibisiniz.!

Er ya da geç bu partiden gideceksiniz.! Zira Kılıçdaroğlu'nun da dediği gibi “Bu başbakandan ülkeye yarar gelmez...” Aynı şekilde kendisi de hiç bir şekilde CHP'yi büyütüp iktidara getiremez.!

Av. Cemil Can

 

DİPNOTLAR:

(1)http://yenisafak.com.tr/politika-haber/bahceli-fitne-amacina-ulasamamistir-04.11.2012-420865

(2)Tunceli devşirme Milletvekili Hüseyin Aygün’ün parti içindeki “ulusalcı”lara yönelik, “Bunlar kafatasçı, partinin bunlardan kurtulması lazımsözüne açıklık getirmesinin istenmesi üzerine, bu “sert çocuk (!) terbiye sınırlarını zorlayan bir üslupla Siz geri zekalısınız, kafa yok ki bunları anlayamazsınızşeklinde cevap vermesi, Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz’a kafa sallayıp dışarıda görüşürüz demesi, diğer bir sert çocuk Sezgin Tanrıkulu’nun Hüseyin Aygün’ün tutumunu eleştiren Şevki Kulkuloğlu’na terbiyesiz deyip arkasından tehdit etmesi, artık durumun çok vahim bir noktaya geldiğini göstermektedir.

(3)http://www.itusozluk.com/goster.php/yumurta+m%FD+tavuktan+tavuk+mu+yumurtadan+%E7%FDkar

(4)http://www.uludagsozluk.com/k/bahts%C4%B1z-bedevi/ ; http://www.itusozluk.com/goster.php/bahts%FDz+bedevi

 

 

BUNDAN BÖYLE SEÇİM MEÇİM YOK.!

Habur rezaletinde olduğu gibi Türk halkı Oslo'da varılan mutabakatı da kabul etmiyor.! PKK'nın şehir yapılanması olarak bilinen KCK, “açlık grevi ile hiç değiştirmediği siyasi taleplerine meşruiyet zemini hazırlama çabası içindedir. Kendileri için cezaevi koşullarının düzeltilmesini isteselerdi, bunu anlamak daha kolay olabilirdi. Onlar, öncelikle Apo'ya uygulanan tecritin kaldırılmasını istiyorlar. Gerçekte 40 bin kişinin ölümünden sorumlu olan bir katile, özgürlük istiyorlar.! Kürtçe savunma, anadilde eğitim için de aynı kararlılıkla direniyorlar.!

PKK'nın Meclis'teki uzantısı BDP'nin milletvekilleri de açlık grevi”ne katılma kararı almışlar. Hükümet, zaten Oslo'da pek çok konuda PKK ile anlaşmaya varmıştı. Anlaşma konuları arasında, açlık grevine konu edilenler de var... Belli ki, “açlık grevi” ile toplumu hazırlıyorlar.!

Demek ki, toplum bölünmeye henüz hazır değil.!

Muhalefet ne yapıyor.? MHP, AKP'nin dümen suyuna girmiş, kolay kolay da kurtaracağa benzemiyor. Bahçeli, kaderini Erdoğan'ınkine bağlamış, el ele tutuşmuş yürüyorlar!.. Anlayacağınız MHP'den umut yok.! Y-CHP'ye gelince, Kılıçdaroğlu, Anadilde eğitim” konusu hariç, PKK'nın diğer taleplerinin kabul edilmesine sıcak bakıyor.!

Atatürk'ün partisi, PKK'nın avukatı Sezgin Tanrıkulu'nun peşine takılmış, bir bilinmeze doğru yol alıyor.!

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'i ziyaret ettikten sonra, söylenen sözler ise, yenilir yutulur gibi değil.!

Sorulan bir soru üzerine Kılıçdaroğlu:”Anadilde eğitime  toplum henüz hazır değildemiş. Ona göre, toplum hazır olunca sorun yok, anadilde eğitim yapılabilirmiş. Başbakan'a göre, Türk milleti 27 ayrı etnik gruptan oluşuyor. Bizimkine göre, 27 ayrı dilde eğitim ve öğretim verilebilirmiş. Devlet daireleri ve üniversitelerde 27 ayrı dilden eğitim verildiğini düşünün. “Toplum hazır” olduktan sonra, Y-CHP'ye göre sorun bitiyormuş.!

Böyle bir şey gerçekleşince; ulusal bütünlükten, devletin üniter yapısından söz etmek mümkün olabilir mi.? Hazret bunu hiç düşünmemiş galiba...

Bir ülkenin, bir tek mermi atılmadan, sadece dil üzerinden parçalanması böyle oluyor anlaşılan...

Diğer yandan, Büyükşehir Yasası ile 29 eyaletin alt yapısı hazırlanıyor. Bölünme Anayasasına verilen katkı da aynı amaca hizmet ediyor elbette. Bugünlerde Y-CHP'nin tek derdi, “Büyükşehir Yasası” ile Ümitköy ve Çayyolu'ndaki bazı semtlerin, Etimesgut ve Çankaya ilçelerine bağlanmış olması galiba. Bu değişiklikle, 44 bin CHP'li oy, Yenimahalle'den kopartılacakmış.! MHP'lilerin ağırlıkta olduğu Çayyolu ve Alacaatlı Köyü, yine MHP'nin Belediye Başkanlığını kazandığı Etimesgut İlçesine bağlanıyormuş. CHP'lilerin ağırlıkta olduğu Konutkent ve Yaşamkent mahalleleri ise, aynı şekilde CHP'nin Belediye Başkanlığını kazandığı Çankaya'ya bağlanacakmış.!

Pratikte bu mahallelerin seçmeninden seçme hakkı alınmış gibi. Aslında bu tür düzenlemelerle; rejim değişikliğinin temelleri atılıyor, başkanlık sistemine geçiş yolu hazırlanıyor, ülke bölünmeye doğru sürükleniyor, kimsenin umurunda değil!..

Y-CHP'nin tek önceliği kaybedilme olasılığı belirmiş bir ilçe belediyesi.!

Demek ki, toplumu bölünmeye hazırlamakta, Y-CHP'nin de üzerine aldığı bazı görevler varmış.! Bu işe bizim Brutuslar” ne diyor, doğrusu çok merak ediyorum...

Ana muhalefet partisi, ülkenin eyaletlere bölünmesinde hükümetten daha hevesli gibi!.. Genel Başkan Kılıçdaroğlu, vaktiyle Anayasa Uzlaşma Komisyonunun CHP'li üyelerinden, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ruhunun yeni anayasaya yansıtılmasını istemişti.

Genel seçimler öncesinde de, iktidara geldiğinde bu sözleşmenin çekince konulmuş bütün maddelerini imzalayacağını söylemişti.

Böylece ikinci İsrail'in ülkemiz içerisinde kurulması için şart gözüken “toplumu hazırlamagörevini fazlasıyla yerine getirmiştir.!

Başka bir ifade ile söylemek gerekirse, Büyükşehir Yasasının bir adım sonrası, Sevr'in Lozan'da atıldığı çöp kutusundan çıkartılarak, yeniden duvara asılmasıdır...

Görünüşe bakılırsa, bundan böyle ülkemizde seçimler de yapılmayacak.!.? 

KHK'ler ile belediye başkanları atasınlar bu iş tamam olsun. Nasıl olsa, yasal düzenlemelerle oyları yığınlar halinde, ihtiyaç duydukları yerlere taşıyabiliyorlar!..

Zaten milletvekili seçimi için de tek seçici Erdoğan değil miydi? Demokrasinin en önemli aracı olan genel seçimler ve halk oyuna başvurmak, ortadan kaldırıldıktan sonra, boşuna yere neden masraf yapalım.

Varsın milletvekilleri gibi belediye başkanlarını da başbakanımız atasın.!

Bunca hizmetlerinden sonra, herhalde bir Çankaya Belediyesi'ni de Kılıçdaroğlu'na bırakır.!

Av. Cemil Can

 

 

Av. Cemil Can,  Ankara Kasım.2012

http://www.medyagunebakis.com/  okkesb61@gmail.com,

TDFAJANSToplum Dinamikleri Fikir Ajansı

Sosyal, Kültürel, Ticari, Eğitim ve Sanatsal Alanlarda;

Düşünce Üretimi. Paylaşımı. Toplum Yararına kullanımı.!

Bilgi Sahibi Olmadan Fikir Sahibi Olunamaz.! Olunsa olunsa;

Ancak Başkalarının Fikirlerini Tekrarlayan Papağan Olunur.

 

TEK YOL DEVRİM.!

YA İSTİKLAL YA ÖLÜM.!

Yaşasın Halkların Kardeşliği.!

KURTULUŞA KADAR SAVAŞ.!

ÜLKÜMÜZ TAM BAĞIMSIZLIK VE

GERÇEKTEN DEMOKRATİK TÜRKİYE.!

 

Hazırlanmakta olan AKP Anayasası Halkımız İçin Kölelik Anayasasıdır,

KÖLELİK ANAYASASINA HAYIR.!

 

BOP PROJESİNDE TÜRKİYENİN ROLÜ
Emperyalistler Tarafından, Müslüman’ın Müslüman’a Kırdırıldığı Ve Bunun Taşeronluğunun Da Kendine Müslüman’ım Diyen Kendi Liderleri Aracılığıyla Yapıldığının Ve Emperyalistlerinin Esas Amacının Da Ortadoğu’da Siyonistlere Hizmet Eden Sözde Kürdistan, Gerçekte Büyük İsrail'i Kurmak Olduğunun Tüm Müslümanlar Tarafından Bütünüyle Anlaşılması Dileğimle…Ayşe Eren

 

EĞER BİR ÜLKEDE

“Hukuk Üstün Değilse, Adalet Yok Hükmündedir...”

"Türk Yargısında Kronik İşlev Bozukluğu Var"

Bağımsız Bir Millet Olan Papua Yeni Gine, 

Parlamenter Demokrasi Sistemini Kabul Etmiş

Ülkelerdendir.

"Adil Yargılamayı Etkileme Suçunun Oluşabilmesi İçin, Öncelikle Adil Yargılamanın Olması Gerekir."

Türkiye, ‘Hukuk Devleti İlkesizlikleriyle Malul’

Ülkeler Kategorisini Oluşturan ‘Hibrit Rejimler’

Arasında 88. Sıradadır.

 

SU HAYATTIR… SU BİR HAKTIR…

SU, KAYNAK DEĞİL, DOĞAL VARLIKTIR.

SU YASASI ÇIKARILMALIDIR.!

 

TEMA Vakfı Eko Siyaset Bildirgesi:

“Salt ekonomi odaklı projeler dönemi bitmeli, Ekolojik Siyaset dönemi başlamalıdır.!”

 

GELECEĞİN TÜRKİYE’Sİ İÇİN

TEMA VAKFINDAN PARTİLERE..!

“Yaşamın sürdürülebilmesinin” ve “sürdürülebilir gelişmenin” ön koşulu “çevrenin, toprağın, suyun, ormanın, biyoçeşitliliğin” korunarak yönetilmesidir.

 

ÜLKEMİZ, TOPRAKLARIMIZ…

GÖZ GÖRE GÖRE ÇÖL OLMASIN.!

YEŞİL OLMASI İÇİN DESTEK OLUN..  

Diğer Haberler

  • KADINLARA BİR DÜŞMANLIK YOLU DAHA
  • BAŞIMIZIN BELASI CEZASIZLIK KÜLTÜRÜ.!
  • MÜŞTERİLERİ DOLANDIRICILIKTAN KORUMA TİMİ.
  • KEMERBURGAZ RANT PLANLARINI YARGI ONAYLAMADI.!
  • *İMAM"ın POLİSLERİ ve TARİKATLAR*
  • BU YARGIYLA SİVİL ANAYASA YAPILIR MI.?
  • PTT ve KURUMSAL SOYGUN
  • AKP; 17 ADAMIZI, YUNANİSTA’A VERDİ.!
  • KUZU; KURTLUK YAPARKEN YAKALANDI.!
  • NADİRA KADİROVA İNTİHAR MI ETTİ, ÖLDÜRÜLDÜ MÜ.?
  • TrabzonSporKlübü

    Nasa

    Kentim_İstanbul

    Doga_İcin_Sanat

    ABD_USA

    Department_State

    TelerehberCom

    Google_Blog

    Kemencemin_Sesi

    Kafkas_Music

    Horon_Hause

    Vakıf_Ay

    Dogal Hayatı_Koruma

    Seffaflık_Dernegi

    Telerehber

    Sosyal_Medya

    E-Devlet

    Türkiye Cumhuriyeti

    BACK TO TOP