Karız Kültürünün Türkçedeki İzleri

Doğu Perinçek’in “Devlet Sürecinin Türkçedeki İzleri” başlıklı yeni ve önemli bir çalışması yayınlandı.

Payla:
  • Google'da Paylaş
  • Facebook'da Paylaş
  • Twitter'da Paylaş

Karız Kültürünün Türkçedeki İzleri

Ekim 2010 sayısında Bilim ve Ütopya Dergisinde Doğu Perinçek’in “Devlet Sürecinin Türkçedeki İzleri” başlıklı yeni ve önemli bir çalışması yayınlandı.

Sayın Perinçek bu yazısında dikkatimizi, Türk kültürünün en önemli töresine, en eski Oğuz töresine, yani devlet kurma töresine çekiyordu. Bu çalışmasını candan destekliyorum ve kutluyorum.

Makalesinde benim dil çalışmalarımla örtüşen pek çok şey gördüm. Bu arada, kendisinin de cevap aradığı birkaç sözcüğü okurun araştırmasını istiyordu. Katkı olacağı düşüncesiyle o sözcükleri ve metinde altı çizilen önemli sözcükleri bir kez daha ele alacağım.

Öncelikle, boy ve kavim adlarının, etnik adlar olmadığını, bir topluluğun başardığı en önemli işin adıyla anılması şeklinde, kültürel sıfatlar olduğunu belirtmeliyim. Örneğin, Karız Kültürü ve Demir (Sümer) Kültürü, insanoğlunun başardığı en önemli iki devrimdir. Biri tarım devrimi, diğeri sanayi devrimi olarak tarihe geçecek kadar önemlidir.

Sümer Kültürünün dilimizde nasıl bir gelişmeye sebep olduğunu bir başka yazımıza bırakarak, burada Karız Su Kanallarıyla başlayan devrimin Türkçeye kazandırdıklarından söz edeceğim.

Karız/Karus Kültürü, ad ve şan olarak “Karus”:

Karız ile sesdeş, geriz, keriz gibi su kanallarını ifade eden sözcükler Anadolu’da halen kullanılmaktadır. Karız, sözcük olarak da Türkiye Türkçesine yabancı değildir.

Karız su kanalları sayesinde insanoğlu hayatta kaldı, doğaya üstün geldi, yerleşik düzene geçmeyi başardı, yani uygarlaştı.

Bu nedenle, Uygar ile UYGUR, Uygur ile Karız adı birbirine uyuşan sözcüklerdir.

Gördüğümüz gibi, burada ne UYGUR ne de KARUS adı etnik değildir.

Bayrağında kadın ve erkek olan ilk ve tek devlet Uygur devletidir.

 

 

Yeri gelmişken; batı kaynaklı yazılarda, Uygur adının Doğu Türkistan yapılması ve bayrağının mavi-beyaza çevrilmesi küresel hegemonyacıların tuzağı olmalıdır.

Uy-Gur ve Kar-Us sözcüklerinin içinde ortak olan KOR kök hecesi, iş üretmekle, emek vermekle, kendi enerjisini toplayıp ona yüklemekle, “Var, Ur” etmekle ilgilidir.

Kar/Kor/Gur/Ur hecelerini bu tarihten sonra daha sık görmemiz, hep onlar gibi iş yapanlara verilen sıfatlardan kaynaklıdır.

Kor gibi yüreği olan atalara; aklını cesaretini ve yüreğini kullanarak toplumun önünü feraha çıkartanlara verilen sıfat Kor’ata, Kurat olmalıdır.

Efes’te, Kuretler caddesi, Artemis anıt müzesinin önündeki yolun adıdır. Ulu Kor-Ata heykelleri oradadır.

Zafer takının üzerinde adı yazılı olan Mazeus 1.Mitridate, Mete Oğuz sıfatlıdır. Onun 6.kuşak torunu olan, Selçuk Arkeoloji Müzesinde, musallaya uzanmış başını kestirmiş olarak heykeli bulunan Mete Oğuz ise, 22 Oğuz boyunu birleştiren, 8 Oğuz beyine komutan olan, Eubatore VI. Mitridate’dir ki, halk arasındaki adı Bubiyar ve Hubyar Sultan’dır;

Köroğlu efsanesindeki Dor Beyi (Zor bey, Hizir bey) de odur. Azerbaycan’daki adıyla Koçkoroğlu destan kahramanı da odur. Kendisinin ünlü Kır-atı ve Dor-atı, onun Kor ve Dor atalı olduğuna işaret eder.

Anadolu’ya Harezm (Hiva/Opa) bölgesinden asker olarak gelen topluluklar dâhil, Karusi, Kursi, Koras, Kurat, vb, Horas-an atalılar, Karız kültüründen gelen benzetmelerle adlandırılmış görünmektedir. Hatta Akmenid devletinin kurucusu 1.Karuş’un adında da bunu görüyoruz. (MÖ.550).

Yazar Halikarnas Balıkçısı, Akmenid kraliçesi 1.Artemis’i anlatırken, Amazon (Hilal inanışlı) kadın savaşçılar için, “gittikleri yerde su kanalları açar, toprağı kazar, şehirler kurarlardı” diye anlatır.

Sadece Anadolu’da değil, Güney Asya’da, Laos’da, başı üzerinde üç kat bulunan Üçlek Tanrıça heykelli tapınakların adı ANKORAS’dır, Karus-Ana ile sesdeştir.

Uygarlığın başladığı, yani insanın suyu, Tanrı dağlarındaki Kar Su’larını, oradan indirip çölün altından kilometrelerce buharlaştırmadan taşıdığı, toprağa ve insana Can verdiği yerin adı, Sin-Can ve Tur-Pan, bize bu eylemi sözcükle anlatır. Suyun kaynak yeri olan dağa Tanrı adının verilmesine kadar, bütün isimler birer sıfattır.

 

Ata Kültürü; Töre ve Tüz

Uygur’da, bu ilk büyük uygarlığı yaratan atalara, yani Karız’ı yapanlara saygıyı temel alan bir ata kültürü doğdu. Bu kültürü yaşatanlardan Akmenid devleti gibi, İran merkezli, Oğuzanalı büyük bir devlet doğdu. Kurucusu 1.Kuroş (Karus) Karız atalı olarak tarihe yazıldı.

Kızı ArteMis’den doğan AnatiKos hanedanıyla SelevKos Asya Krallığı, oğlu SümerDis’den devam eden Midridat oğullarıyla BaziLeus İmparatorluğu gibi, Romalı yağmacılarla baş edebilen büyük devletler doğdu.

Her üçü de, milattan önce Atina ve Roma saldırılarına karşı direnirken birleşen boyların kurduğu devlettir.

Karız kültürünü yaratan kavimlerin inanışına baktığımızda Gök Tanrı’yı buluruz, sembolünde ay ve güneş vardır. Kor(Gur) ata kültürünün, tüzenin ve kül-töre’nin sembolü iken, inanış sembolü ise Ay-seli, ayın Hilal halidir.

Onlar, atalarını güneşin oğlu kabul ederler, kendileri de onun soyundan, uşağsı-oğulu-ışığı, ışığsı (isis, zeusi, itis, atis, aziz, idid, titi, atus, tiş) olduklarını kabul ederlerdi. Gün, Kun, Kın, Hun, Kon atalıdırlar. Kon ışığından UR (Ar, Var) olduklarını düşünürler, Sümer bilim evlerinde gök bilimi yapılırdı. Bilim ışığının yükseldiği yerdi oralar. Göktaşları bile incelenirdi.

Atalar kültüründe, devletin kurucusu olan, en büyüktür, şehirler ve devlet adını ondan alır, halkın BAŞI, OPASİ / BOZİ odur. Örneğin BAZİ-LEUS adında, Ulus’un Başı denildiğini görebiliriz.

BOZOKLAR, anlıyoruz ki ordular toplayan, devlet kuranlardır. Parasında Bazi-leus yazan, MeteOğuz/Mazeus 1.Mitridate (MÖ.305 Amasya) veya Selev Kos yazan (MÖ.273 Milas) Oğuzlu devletlerine bakmakta yarar vardır. Kurulmuş ilk devletleri Asya’da arama alışkanlığımızdan olmalı, Oğuzlu devletlerinin Bereketli Hilal toprakları üzerinde kurulmuş olabileceğini aklımıza getirmiyoruz.

Aradığımız pek çok sözcüğü Anadolu Oğuz devletlerinin adlarında bulabiliriz.

Örneğin, TUS, devlet kurmuş bir atayı ifade edebilir veya o atadan devam eden soydan geldiğini anlatabilir. Kerkin-İtisi gibi. Anası veya atası Oğuz olmaktır. Örneğin 1.Karus’un kızı 1.Artemis’in adı Odossi’dir. Örneğin Odesa’ya adını veren oradayken ölen Orkun-atası, VI. Büyük Bedri’nin Kırım’daki adı Kerkin-İtisi’dir. (MÖ.63)

Kerkin-İtisi VI. Büyük Bedri, dokuz Oğuz beyine ve 22 Oğuz boyundan topladığı Bazileus askerlerine baş olmuştu.

Sekiz Oğuzlar, Bozulüs Türkmenleri, Bozoglar gibi isimler, bize onun kurduğu Başoğuzlu İmparatorluğunun ipuçlarını vermektedir. Oğuz Eubatore olan sıfatı, İtalyanca “kralların kralı” demek, Anadolu’da ise Dor Opası demektir.

Batılı kaynaklarda Başoğuzlu İmparatorluğunun adı Pan-tus diye geçer. Bu da bir sıfattır; çoban-pagan atalılar diye küçülterek yazmak istediklerinden böyledir.

Büyük olan ata, büyük birleştirici olan, devlet kurucu Atası, Udusi, Duz, Adossi, İtisi, vb ile bir kavmi adlandırmak, devlet kurucularını saygıyla anmak, kavmin Opası olana, kadın veya erkek, anıt mezar (türbe) ve heykel yapmak, onları Op, Up, en yukarıdaki güneşle eş değerde tutmak bizim ATA kültürümüzdür. Böyle yaptığımız için, “Türkler atalarına tapardı” der batı tarihçileri, bizi asla bizim gibi anlatmak istemezler.

Ata Kültürümüze saygımızdan, antik adlarımızdan biri ATTİ, HATTİ, ETİ’ dir.

BOZ-OĞ’lar, atılan ok değildir. Baş olanlar demektir.  OS, Oğullar, çoğul ekidir. Baş olanlar, yönetici hanedanların çıktığı boyları ifade eder.

Örneğin Bozok atası tarifine uyan MHTİOKS MİTRADATOY (MÖ.132–63), adındaki son heceler, ATOY, Atosi diye okunur. Atası Mitra olan MHTİOKS, Mete Oğuz’dur. Soy atası da içinde vardır; MİTRA Atalı, Mitri-adati hanedanındandır. Atası Maz, Mez, Mautu, Mete, Mu-ata, Med’den Ur olan, Bed-ir (Ay gibi) bir soydan gelmektedir.  Hilal inanışlı olduğunu ayrıca bu sözcükten anlıyoruz.

Araştırdığımızda, Mitridat hanedanının Azerbaycan ve Karadeniz’i yöneten Oğuz beylerinin atası olan SÜMER-DİS’e varırız.

Sümer Kültürü ile Karus Kültürünü Anadolu’da devlet kurucu ve yöneticiler olarak Milat’tan önceki ilk 5.yüzyılda, birlikte görebiliyoruz. 

Bu noktada SÜMER “demir” kültürü içinde, kendi baltasını kendisi yapan Amazon kadın savaşçı olmayı ve yılan zehirinden panzehir ilacı yapmayı, tıbbın atalarını, Lokman Hekim’in el yazması kitabını (MÖ.63 Rize Kalesi) görüyoruz.

Perinçek’in makalesinde belirttiği gibi, Bozokların sıfatları olarak sayılan, Işık, Ağabey, Ak, Doğu, Sağ, Altın, Yay gibi kavramlar, tek tek açıldığında hepsinin devlet kurucusu kavramıyla örtüştüğü görülür. Bu tanımların, Ata kültüründe ne anlama geldikleri de bilinirse daha anlamlı olacaktır.

Devlet kurma töresinin Anadolu’da nasıl uygulandığına MÖ.1.yüzyıldan örnek vermek gerekirse, kayalardan doğan bir imparatorluk diyebileceğimiz Başoğuzlu İmparatorluğundan söz etmek yerinde olacaktır.

Anadolu’da, Sezar’ın gönderdiği Sula, Lukullus ve Pompey adlı Romalı komutanların ordularıyla 48 yıl süren savaşlarda birleşip ordular toplayan bir Oğuz Beyini anlatmak gerekir.

Milat’a yaklaşırken, artan Roma saldırıları yüzünden, büyük ordular toplama ve büyük devletler kurma ihtiyacı artmıştı. Akdeniz’in korsanları, yağmalarını Asya içlerine kadar uzattığı o yıllar, Anadolu’dan bilim adamlarını köle olarak Atina’ya götürüp sattıkları zamandı. Oğuzlar daha büyük imparatorluk şeklinde örgütlenmelere ihtiyaç duydular.

22 Oğuz boyunu birleştirerek, MÖ.109’da Kâhta’da (Işığata) imparatorluk tacını giyen METE OĞUZ burada en büyük Orkun Atası olarak karşımıza çıkar. Kızkardeşi Laodice (Lazika)  Selevkos gelini olup, kral KalliniKos’un(Gelini Oğuz) eşiydi.

Mete Oğuz’un ölümünde, Kırım Bahçesaray’da, öldüğü yere verilen ad olan Kerkinİtis, onun en büyük sıfatını bize verir. Orkun/Kerkin Atası sözcüğü bize bir şey daha söyler; sağdan okuyuşla Ker-Kin, Kenger Atası, yani atası Sümer kültüründendir, diyor. Anımsayalım, Sümerler kendilerine Kenger diyorlardı. (Sümerolog M.İlmiye Çığ’dan naklen)

Devlet veya boy adında İnanış belirteçleri:

Anadolu’nun kadim toplumlarında soy ata sıfatı yanında bir de inanış sembolleri kullanılırdı; ay-yıldız, üç nokta, üç hilal, sekizgen tambur, sekizli veya 16 ışıklı Şems, gibi. Göktürk parasının arka yüzünde, dört köşede üçerli nokta vardır. Timurlu ve Hiva (Harezm) Hanlığında da sembol üç noktadır.

Oğuzlu devletlerinin bayraklarında ana iki renk vardır; sarı ve kırmızı. Kırmızı Güneşi, sarı (Sir’i) ise Ay’ı (hilali) ifade eder. Kırmızı, KOR-uma-esi, yani Kızıl (Ogız-lı) olmayı ifade eder. Biraz daha açarsak, Huma’nın Akkor ışığı, Gün-es olmayı tarif eder. Sarı, Sarı ay, ancak hilal (Lailahe, Ulu-ilah olan, Ulu’nun Oğlu olan, Ulu Işıktan olan oğul) olmayı ifade eder. Dairesel olan NOKTA güneştir, hilal olan AY’dır. Hilal solda, Güneş sağda olmalıdır ki, bu poz, Güneş’in tutulduktan sonraki kurtuluş anını resmeder.

İnanış adları, boy adlarıyla karıştırılmamalıdır. Kadim kültürlerde, aynı inanıştan olmak, ortak düşmana karşı birleşip bir devlet çatısı altında bulunmak için en önemli faktördü. Hatta töreden çıkıp halkına ihanet içinde olan beylerle bağlar kopartılır, yeni bir devlet kurmak için halkın emrinde olan bilge kişiler ataları gibi davranır, yeni bir devlet kurarlardı. Mustafa Kemal bu geleneğin yakından bildiğimiz son temsilcisidir.

Oğuzlularda, ata töresi ve inanış çoğu zaman birliktedir. Bu yüzden, sömürgecilerin ilk işi onların arasında inanış farkı yaratmak olmuştur. (Hıristiyanlığın doğuşu bu açıdan tartışılabilir.)

Türklerde Güneş, soyata (Işık-ata) bağını ifade ederken, Bereketli Hilal, Kutsal Hilal, inanış sembolü olmuştur. Halk dilinde Hilal, Peygamber mührüdür. Hilal sözcüğü Çin’de Şali, Anadolu’da Seli, Sili, Soli şeklinde karşımıza çıkarken, Ural, Aral ve Kafkaslarda Luna (Ulu Ana) şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

Ural/Aral adını bir daha ele alırsak, Çin’de, Tang hanedanı ile ilgili söylenen Asina ve Hulara soy ve inanış adını burada yine görebiliriz. Asina; Sin, ışığın oğulları sıfatını verirken, Hulara (Ulu’dan Ur olan), Lori, Ay ile anlamdaştır. (Kürtçe lori, oğul demektir)

Kapadokya’da Ihlara vadisine adını veren kültür de aynıdır. Hatta burada, Kapa-dağ yeri, kafası olan dağlar, açıkça görülür. Baş olmakla ilgili bir sözcük olduğunu görüyoruz. Bir boya Baş olmak,  Kap-lan gibi vasıfları olmayı gerektirirdi; Luna inanışlı olduğunu ispatlamalıydı.

Selev-Kos Asya Krallığının adında ise Hilal inanışlı Oğuzlar’ı görürüz. Ay, Ulu ana (Luna, Alan), “ışığını güneşten alan ay gibi” benzetmesidir. Alan adı, Kafkaslar’da OSET halkının da adıdır. Kaf-Kos adında saklı olan bir sıfat daha vardır; “En yukarıdaki, Kafa Oğuz” halkı anlamında.  Buranın antik adı olan SİRKOSYA adında, bu dağların tepesinde yaşayan halkın ZİR Oğuzlar (Azeri) olduklarını söylüyor.

Ön-Türk dillerinde, her hece bize bir şey söyler

Ti: Si, Zi, İse, İde, Od, Udu, Utu, Ata, Esi, Eti.

Işık Kültürü, doğunun Tao/Doğu inanışına karşılık gelen kültürdür. Eski Çin kavimlerinden Ti, adında Tia(Ziya), Işık olduğunu ve Tao (doğu)  yönünden olduğunu bize söyler. Ti-an (Tan), ışığın ana kaynağı ordadır, oradan yükselir; Sin, Tin, Tan.

Kutsal ışık, güneş, tan yerinden, doğu’dan yükselir; Ti kavmi, Sin Tao (Doğu Çin) civarından olmalıdır. Sin-Can, Tin Can’ların yurdudur.

Hu-axia:

Gök Oğuz açılımı vardır. Bu kavmin Han’lara karışmış olmaları normaldir. Çünkü, Çin’in diğer adı olan Kina adında Kun görüyoruz. Bu sözcük bize diyor ki Çin devletinin kurucuları Kun Atalıdır, KUNAT’tır. Kun, Hun, Han, sesdeş sözcüklerdir. HAN kavmi olduğunu gösterir; kaynaşmak, bir olmak Oğuz ata töresidir. Yoksa devlet kuramazlar, boyları bir arada tutamazlardı.

Çin’i 600 yıl yöneten Donk Hanedanı bu kavimden olmalıdır. Donk, Farsçada suyun birleştiği yer, “tank” demektir. Karız kültürüyle bağı açıktır. Donk hanedanıyla Mao Se Donk’un ata bağlarına bile buradan ulaşılabilir.

Kunat:

“Birbirine dayanan insan öbeği” şeklindeki bugüne çevirisi doğru görünmemektedir. “Birbiriyle birleşip kaynaşmış insan topluluğu” daha doğru olacaktır. YEKÜN, toplam, toplanmış birlik olmuş anlamıyla halen kullandığımız bir kavramdır.

Bir sözcükte son ek “ at, id, is, os” olursa, kök heceyi çoğul yapar. Kunat, Kunlar /Hunlar, örgütlenmiş ve birlik olmuş insanlar demektir

Kun-at’ın Türkiye Türkçesiyle karşılığı “güne-eş”tir. Kun-ata; Gün-ata, Gün atalılar, Güneşin oğulları anlamı verir.

Uygur alfabesi gibi sağdan okunursa Ata-Kun, Ötü-Ken, Ti-Gin olur.

Göktürk prensi Kül Tigin; Di-gün oguli, Güneşin Oğlu!

Kun-ata, Kent kuranlara denilmiş gibidir. Düşmana direnmek, kendi yaptığı şehirleri yıktırmamak içindir. Şehir yapmak, şehre set örmek, kale ile şehri korumak önemlidir. Bu töreye göre, kalesi olan yerleşim yerine Kent deniyor olması gerekir.

Kunat’ların kurduğu şehirlerden biri Taş-Kent görünüyor. Sümer Kenti, Semerkant!

Semer-Kant, adı bize diyor ki, SümerDis buradan, kız kardeşi Artemis de Şoşa’dan ordu toplamış olmalıdır. Şoşa,  Kuzistan (Oğuzistan) şehri olup,  Şuşalı Artemis ile tarihe geçmiştir. Bir de Susa tabletlerinde Pisagor teoremi yazılıdır.

Şoşa adında Adosa sıfatını buluruz. Şus, Teus, Zeus adında da saklıdır, buraların bilim yapılan şehirler olduğuna işaret eder.

Bkz.www-groups.dcs.st-and.ac.uk/~history/HistTopics/Babylonian_Pythagoras.html

Me-dusa sıfatında bilim yapanları, yılan zehrinden panzehir yapanları bir daha görürüz.

Üçok;

Us-Oğ, Usak, Us-Oğ, Sakalar, IŞIK’lar. Sağdan okunuşu Oğuz’dur. Üçoklar içinde yer alanlar, kurucular olmayıp, koruyucu, kurtarmaya kopup gelenlerdir. Kırım Türkleri, İskitler, antik dönemde hep Anadolu’yu yağmalardan temizlemek üzere koşup gelen Sakalardır. Onlar Işık atalı, İsika-ti’dir; Işıklar’dır. Karadeniz yerel Türkçesiyle “uşaklar” olur.

Kınık:

Kun-Oğ. Güneşin oğlu olmakla eş bir adlandırmadır.

Eğer Santos halkının Kınık boyundan olduğunu biliyorsak, antik Fethiye Santos’da, kendilerini ateşe atarak İskender’e ve daha sonra da Brütüs’e sağ teslim olmayan, ata kültüründe direniş olan bir halkı ifade etmiş oluruz. Kendini Kınık boyundan göstermek böyle bir direniş kültüründen olduğunu söylemektir.

Kınıklar Kayı Oğuzları olarak bilinir. Osmanlı devletinin kurucu hanedanı bu boydan beylerdir. Anadolu’da en fazla sürgün yiyen boy onlardır, nedeni araştırılmalıdır.

Tus:

Atası, Odossi, Atis, İtisi. Tos, Tuz, Düz, vb.  “Bir işi atası gibi güzel yapan” anlamında, ata kültürüne ait ektir. San-tos gibi, Can-Tus, Canını atası gibi feda edenlerdir. Çoğul ekini birlikte içerir.

Pan-Tus, atası Pan olandır.

Tus, Dos, Das, Deş olmak, ata töresini sürdürmektir. Dayanışmak, herkesi kardeş bilmek kültürüne sahip olmaktır.

Oğuz beyi, töreyi, tüzeyi yazılı hale getirmek, unutturmamak için bir TAŞ’a kayaya yazmak zorundadır. Bu nedenle “daş” ile üretilmiş pek çok atasözü vardır.

Kar-deş, Karın-daş, atası bir olanları ifade ediyor. Ayrıca, diğer boyları kendine kardeş kabul etmek de bu kültürün kavramıdır.

Söyleyecek büyük sözü olana, sözü dinlenen ulu kişiye Ate-us, Zeus, Teos denirdi. Ulu kişinin ata kültürü gereği, bilim yapması onu Zeus yapardı. İzmir’de Teos antik bilim evi bize bu sıfatıyla bir Oğuz Kültürü olduğunu söylüyor.

Zeusa/Susa iran antik kültüründe önemlidir. Kuzistan (Oğuzistan) Susa tabletlerinde Pisagor teoremi yazılıdır. (bkz.

Ata Kültünde (Şamani) bilim yapmak tanrısal eylemdir, ışığın sırrına ulaşmaktır, ulu ışığa yakın olmaktır, bu anlamda Allah’a yakın olmaktır. Bugüne uyarlanırsa, Alevi kültüründe bilim yapmak ibadet etmektir. Anadolu’da Hıristiyanlığın resmi din ilan edilmesiyle Sümer bilim evlerinin tapınak diye yerle bir edilmesi bundan kaynaklıdır.

Atası gibi olmak, Aziz olmak, İtid, Hitit olmaktır. Azizler ve Azizeler yurdudur Anadolu, o nedenle Hatuşa ülkesi, İsis, Hitit olmakla sesdeştir.

Kop etmek, Tüz etmek; Bir baş (kop, kafa) altında birleştirip atası (udüsi) gibi düzene sokmak, hepsini bir kardeş kılmak. Dağınık boyları bir kop altında birleştirmek, ordu kurmak.

Sir:

Sarı ay gibi olmak, Ser’ini yoluna adamış olmakla ilgilidir. BAŞ olmak, ışığını ay gibi güneşten almak sıfatıdır. Hilal ile eş olmaktır, uğruna vatanı ve buğdayı korumaktır. Hilal ile buğday birlikte, Kazak/Alaş dilinde BU-DA etmek, dua etmektir. Sarı Hilal ile bağlantılı olarak, Sir-Kasia, Kaf-kasia birlikte düşünülmelidir. Ser ve Kafa, ikisi de OĞUZ BAŞI anlamındadır.

Serhad/Serkoz olmak, Çerkez olmak, gibi özel açılımları vardır. Sınır ötesine kadar gidip savaşan bir atasoydan gelmeyi tasvir eder. Kastedilen ata 1.Kuros’un oğlu Sümerdis,’tir. Onun diğer Artaserhaz, Kserkses gibi sıfat-adları vardır.

Artaserhat kızkardeşi 1.Artemis ile birlikte MÖ.548’de Atina’ya kadar gidip Anadolu’dan kaçırılan köle bilim adamlarını ve Amazonya semtinde adları hala orada durmakta olan Amazon anabacılarımızı kurtarmıştı.

Anımsayalım, Atina Uygarlığı, köle uygarlığıdır. Yağmalarda en çok para eden şey, köle öğretmen olarak Atinalı oligarklara götürüp sattıkları Anadolulu filozoflar ve ilaç yapmayı bilen güçlü Amazon kadınlarımızdı.

Türk Kültürü:

Türklerin Ata Kültürü içerisinde olan kül-töre; Törö/Türü, Türe, Töre, Kül Töre, ırksal olamayan en temel sıfattır. Boyun türünün devamı, savaşmak dahil bütün ata töresini bilmeye bağlıdır. Ur olmak, var olmak için töre, yazılı olmayan devlet yasasıdır. “Kültür” sözcüğü içerisinde kendini gösteren etkin kavram, yaşamak için gerekli olan kültür ortamını hazırlamak Türklerin ata töresiyle yakından ilgili görünmektedir. O nedenle devlet kurmak, başsız kalmamak, Türklerin ata kültürüdür, yani Oğuz töresidir.

Töles:

Tö-Les. Lat/Les’ler. Atası Les/Laz olanlar. Kibele inanışlı olmayı ifade eder. Ulus sözcüğünün kökeni olmalıdır. Ulu ışığın gösterdiği yolda birleşen örgütlü halk; ulus!

Kazak halkının antik adı Alazlar’dır. Alazya, antik Kıbrıs’tır. Türkçe Ulaş adıyla sesdeştir. VI.Mete Oğuz’un yönettiği Ba-Zi-Leus İmparatorluğunun adında saklıdır.

Çin’de Tao(Dağ) inanışının tanrısı, Leüs.

Taleslerin bir adı da eğer Kırmızı Ti, Kızıl Ti ise, kızıl atalardan söz ediliyor demektir. Başında kırmızı kurdelesiyle cenge giden Kızılbaşlı Mete Oğuz ataların bir diğer sıfatını burada görürüz. Selezya, Diğer adı SelevKos Asya Kırallığının paralarında, Opa-Si olan beylerin adlarında inanış adı Bazi-LEUS adını açıkça okuruz.

BAZİLEUS adını, Opa-Ti-Les olarak da okuyabiliriz. Işık ata kültüründe bağlaçlar tanrısal işarettir, Ti, Dı, Si, ışık bağlacıdır. “Tarkon Di Mete” parasında da vardır.

Opa’si;

Ağabeyi, abası. Hem ablası olabilir hem de ağabeyi. Opası olmak, “baş” olmaktır, önderlik edendir.

Aşka-abat (ışık ağabeyi), Akça-abat gibi, son ek olabileceği gibi, Opa-dor, gibi ön ek de olabilir. Bir örnek antik para üzerinde sözcükleri açarsak yakından görülecektir.

Silsile(filo) takip eden Kapadokya krallarının paralarında Eğzi Başısı /Oğuz Başı olduklarını okuyoruz.

 

 

Üç sıfatı da yazılıdır:

1- İnanışı: BAZİLEUS – Başı-Leus. (Kızıl Baş olarak da çevrilebilir.)

2- Soyatası: AR-İAR-OĞUS(Y)  - Dor Oğuz Eri

3- Görevi: EY-ZE -OPOSİ / Zeus – Ağabeyi (İse-us(Halk), Uşakların opası)

“Ariar” adının okunuşunda gördüğümüz YAR hecesi, D-Y dönüşümüyle, DOR/TUR olmayı ifade eder. Uygur-Yarkent (Dorkent)  kökenli olduğunu buradan okuyabiliriz.  (bkz. A.Dilaçar’ın Karahanlılar Haritası)

“Bazileus” içerisinde, Opa-Si-Lez’ia hecelerini açarsak, SELEZYA adını görürüz; Selezya, Selev-Kos Asya Devletinin diğer adıdır.

Doğu Karadeniz’de, antik Elizan bölgesinde, Opa veya Opasi ile sesdeş, Hopa, Abu, Of, Opa-tomi(Batum), Opo-dam-ia(Potomya), Opa-dor(Pazar), Haca-piti, gibi, yerleşim adları vardır. Opo, sevilen kişi için de ek olabilmektedir; örneğin Lazopo “sevgili Laz”, Paçopo, “sevgili bacı/paçi” demektir.  (Burada karşımıza Apaçi ile sesdeş bir Opasi çıktı. Amerikan işgalcilerine dağlarda direnen kabilenin adıydı.)

 

Alan:

Ulu-ana, AY demektir. Ay inanışlı olmayı ifade eder, soy ata bağı değildir. Sembolünde Hilal ile Güneş veya Üç Nokta bulunur. Ay gibi ışığını güneşten alan benzetmesidir.

Ay Hatun (Ay Ana) seramik tabak resimleri, Hindi Kuş dağlarında MÖ.4.binleri gösterir.  Hindi Kus demek, antik Afganistan demektir.

 

 

“Afgan” adında bir daha Opa ve Kun adını görürüz; Op-Gun; Afgan.

 

Göktürk parasının arka yüzünde dört kere Üç Nokta, Ay Hatun sembolü vardır. Dairenin çevresindeki 4 + 4 Sekizli semboller, Şems (Güneş) motifini tamamlar. Sekizli motifler, KUN/ GÜN olmanın karşılığıdır.

 

 

Kun/Gün-eş Kültürü, bizi Sekiz (ART) ile düşünmeye götürür. Türkçe Se-Kiz,  Koz Işığı(Oğuz ışığı) ile örtüşürken, Urdu dilinde sekiz(8) ise ART’dır. Art ile sayısız sözcük örtüşür; Artı, Arte, Urtu,  Urdu, Ordu, Roz, Dor, Tur, Tür, Ter, Tir…

Do-Kuz sözcüğü içerisinde Kuz-ata vardır ve bu bize Dokuz Oğuzların bir sayıya ad olacak kadar önemli bir birleşme gerçekleştirdiklerini gösteriyor.

Kor-ata, Kuret Kültürü, Karız Kültürü olmalıdır.

Sü-mer Kültürüne ait kök hecelere bu yazımızda girmedik; Mer, Mar, Fer, Per, Per, Par’lı Os’lar ,  “demir” ve “ışık” soyluları ifade eden sözcükler dökülecekti önümüze.

Sözcük ağacına bir fiske vurduk mu hepsi dökülüveriyor avucumuza. A.Dilaçar’ın dilleri doğuran TURAN Dil Haritasında bugün tartıştığımız sözcüklerin köklerini görmemiz ondandır. (Kaynak, Türk Tarih Kurumu yay. 2010)

 

 

Taşkent’in diğer adı ŞAŞ, yani Sosa, Şuşa…

Ninelerinden birinin adı Şuşa olmayanımız yoktur. Artemis’in Şoşalı olduğu yazar kaynaklarda.

Ötüken; Kun ata bölgesi.

 

Opasi Kor; Pisagor-us!

Beyni ışık saçan, Kor gibi olan,  buluş yapan bilim adamı olmak, yapmak Güneş kültünde önemlidir. Pisagor’un Başında 7 ışıkla resmedilmesinde böyle bir anlam aranmalıdır.

7 ışık Kafkas kökenli olmayı da ifade eder. Abhaz(Ob-Ğos) Adige bayrağında yedi ışık sembolü devam etmektedir. Kafkas İberiasında,  içindeki altın tozları nedeniyle, 7 vadiden altın renginde akan 7 dereyi koruyan SİR-KOS, Ser-Koz Baş-Oğuz olmayı bize söyler.

Sir olmakla Dor olmak ile eşanlamlıdır, çünkü DOR/Zor/Zir aynı Ur-Esi, Işıktan Ur olmayı ifade eder. Başında IŞIKLI olmak, SİR olmaktır, işin sırrını bilmektir, başı IŞIR olmaktır.

  

Pisagoras

Pisagor, memleketi Si-sam (Sam-os) bize Şaman olduklarını, söyler. Adanın hemen karşısında bulunan Teos’da, tarihin en büyük gökbilim merkezi olarak bilinen KlazoMin-os vardı. Halikarnas Balıkçısı burada Anadolu’nun kuzey doğusundan bir kavmin diliyle konuşulurdu, diye not düşer. Üç bilim evi, Klazomen, Ayasofya ve Zağalas, MS.548’de İznik Konsil kararlarını tanımamaya devam ettikleri için yakıldı. (Ortaçağ böyle başladı.)

Opa Ulu; Apollo!

Başında 7 ışıkla resmedilen ApolloNius, Zekânın Ulu-opa’sı (İlyapa), Şaman –Oğuz kültüründe Ulu Işığıyla etrafını aydınlatan Bilge Kişi’dir, o nedenle büyük saygı görür. Yunan mitolojisinde ona Bilim Tanrısı denilmesi, hatta Hz.İsa’nın ona benzetilmesi onların sorunudur.  (Naus; Ana-Us, Işık kaynağı, Zekâ)

Pan-Kor eli Doğu Karadeniz:

Abhazya’nın da içinde bulunduğu Doğu Karadeniz yöresinin antik adlarında ve sembollerinde Karuz Kültüründen, Kâs-Gar(Oğuz-Kar) Dağı gibi, yaşayan izler buluruz. Hatta Orta Karadeniz’in antik adı Gaziura (Ordu, Got-yöre, Oğuz Yöresi) ipuçlarını verir.

Men-Gor-eli (Mengrel); Pan-Kor ili.

Lazika: Laz inançlılar, Helios, Eliza halkı.

Kolkhis; Kol-Ğus; Oğuz Oguli.

Dioskurias: İdi-Askoros. Ata Askarus (Potomya limanı, Askoros)

Kralın sıfatı: “ΔΙΟΣ-ΚΟΥ-ΡΙ-ΑΔΟΣ” Atası Zeus Oğuz İdi (İdi, Lazca Emice)

Kralın adı: Aristarchus. Ari-İştar-Kos (Toros Oğuz Eri)

 

   

Oğuzer Toros (MÖ.70-30), VI.Büyük Bedri’nin Birleşik Oğuz Ordusunda 9.komutan görünmektedir. Dokuz Oğuzlar adına kaynak olan ordu, sözkonusu Bazileus Ordusu olabilir. Romalı Pompey’in garnizonuyla savaşan, Potomya dağlarında 1800 Roma askerini öldüren Oğuz beyi olmalıdır. Başındaki 7 ışık onun aynı zamanda bilim adamı olduğuna işaret eder.

Başında 7 ışıklı tacı olan Osmanlı padişahı Sultan Ahmet’in kullandığı diğer semboller de bu açıdan incelenmelidir.

Yedi ışıklı sembolleri Hürriyet Heykelinin başında görmek bizi şaşırtmasın, onu Süveyş kanalının açılışı için Asya sembolü olarak yaptıran(1860) ve Fransız masonlarına kaptıran da bizdik.

Kolkhis antik madalyonunda, Leus/Helios ve buğday başağı birliktedir. Buğday başağını bu belirginlikte bir de Adige Fırtına Aba için basılan madalyonda görebiliyoruz. Madalyon para değildir, Büyük olan Bey bunu bastırır. O, şehir krallarının üstündekidir, ata kültürünü temsil eden Ulu Opa (Halife) odur.  Halkını Koruma gücü en yüksek olan bunu hak edendir, ona ZEUS denir, Işığın Uşağı anlamındadır, İdisi, İsis, Azizi, Hitit gibi farklı yazımları olabilir. Oğuz atası olmak, Agusta olmakla eştir. Batı kaynakları böyle ulu atalarımızı Tanrı ile eş göstererek, çok tanrılı olduğumuzu söylerler, bu doğru değildir.

Oğuzer Atası’nın Ulu Işık (Helios) sembollü madalyası:

 

 

Üzerinde yazılı olan Dİ-OS KOS-ER ATA-OZ; Oğuzer Atası Zeus

Gürcistan kaynaklı, Strabon’a dayanarak yapılmış bir haritada, Rize ve çevresi, Ebekhria olarak yazılmıştır. Opa-koriya ile sesdeştir, Bahriye çağrışımlıdır. Askoros limanı büyük Bahriyeli asker limanı olmalıdır. Hopa’da Makriyali adında antik bir liman daha vardır.

 

 

( http://conflicts.rem33.com/images/Georgia/Colchis_Strabo.htm)

Haritada görülen Lasika’nın diğer adı AEGRİA, Ay ve Kor Yeri’dir, Ay-Yıldıza karşılıktır.

Adı geçen site yer alan bir diğer haritada, Doğu Akdeniz’in adı SELEZYA’dır. Çünkü o tarihte SelevKos (Selezya, Tüles-ya) devletine bağlı Kastabala(OğuzAtaBeli) kralı TarkonDiMete, Cenevizli Akdeniz korsanlarını İskenderun limanına sokmamaktadır. Haritada, tarihten Neron tarafından silinen Tigranakarta şehri de vardır.

MÖ.1.yy’da, VI.Büyük Bedri’nin Pantus sınırları, Boğaz’da Tarabya-Sarıyer’den başlayarak, Kırım’a (Kor-Uma) kadar ulaşıyordu.

Antik Uygur’dan beri KOR-US/Karız Kültürünün izlerini her yerde görebiliyoruz. Büyük Oğuz beylerinin paralarında ve madalyalarında, onların sıfatlarını okurken, ulu atalarıyla olan benzerliklerine isim verildiğini anlıyoruz. (MHTİOKHUS(Mete Oğuz), Opatore VI.Büyük Bedri hakkında araştırmalarımı daha önce çokça yayınlamış olduğum için burada kendisinden ayrıca söz edilmemiştir.)

Eski Türk boylarının adları bize onların kan bağlarını değil, öne çıkan kültürel özelliklerini ifade etmektedir. Sanki insanoğlu, akıllı, cesur ve yürekli önderlerini hiç unutmamış, onların sıfatlarını kendisinden sonra gelen önderlere örnek olsun diye her yere asmış.

Zaten Asya demek, Asiya, Işık oğulları demektir, Oğ-ana KUN, Oğ-esi(eti) Oğuz demektir. Asya, ışığını güneşten alanların Kerdeşlik Kültürü demektir.

Sayın Perinçek’in Bilim ve Ütopya dergisinde yayınlanan bu çalışmasından sonra, bu yöndeki araştırmaların bir araya getirilmesi yönünde düşüncemi pekiştirdi.

Bu arada, araştırmamı biraz da kendi memleketime, Doğu Karadeniz’e, Oğuz Halkı/Kolkhis üzerine yöneltme fırsatı buldum.

 

Mahiye Morgül / 10.10.2010

 

Kaynak:

A.Dilaçar, Karahanlılar Devleti Haritası

http://conflicts.rem33.com/images/Georgia/Colchis_Strabo.htm

http://www.snible.org/coins/hn/bosporus.html

http://commons.wikimedia.org/wiki/File:COLCHIS._Dioscurias._Late_2nd_Century_BC.jpg

http://www.s110120695.websitehome.co.uk/SNG/sng_reply2.php?crit_rule=Aristarchus&crit_imag=on&crit_orde=fld_Ruler&crit_blok=20&crit_disp=sum

 

Diğer Haberler

  • CAHİT ARF ve YAPAY ZEKÂ
  • EHLİBEYT VAKFI İFTARI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
  • *BUL BENİ ANNE* FAKİR BAYKURT ÖDÜLÜNÜ KAZANDI
  • *DÜNYA TÜRK HALKLARI KÜLTÜR HARİTASI İNCELENDİ*
  • BENİ GÖRMEK DEMEK.! RESİM SERGİSİ..H. Düzenli
  • SIĞIRLAR AYNI YERDE OTLUYORLARDI.!.
  • SANAT HAYAT – HAYAT SANAT SERGİSİ ANTALYA’DA
  • GÖRME ENGELLİLERİN EĞİTİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR
  • EĞİTİM, BİLİM ve GELİŞMENİN SERÜVENİ...
  • GERÇEĞİ SÖYLEMEK HER ZAMAN ZOR OLMUŞTUR.!
  • TrabzonSporKlübü

    Nasa

    Kentim_İstanbul

    Doga_İcin_Sanat

    ABD_USA

    Department_State

    TelerehberCom

    Google_Blog

    Kemencemin_Sesi

    Kafkas_Music

    Horon_Hause

    Vakıf_Ay

    Dogal Hayatı_Koruma

    Seffaflık_Dernegi

    Telerehber

    Sosyal_Medya

    E-Devlet

    Türkiye Cumhuriyeti

    BACK TO TOP