ORTADOĞU’DA VEKÂLET SAVAŞLARI.!

Ortadoğu; her karış toprağı sanki lanetlenmiş gibi, hep savaş halinde ve bir türlü barış içinde özgür yaşamayı başaramayan topluluklar halinde kaldı. Bayram Yaşlı

Paylas:
  • Facebook'da Paylaş
  • Twitter'da Paylaş

ORTADOĞU’DA VEKÂLET SAVAŞLARI.!

Ortadoğu; her karış toprağı sanki lanetlenmiş gibi, hep savaş halinde ve bir türlü barış içinde özgür yaşamayı başaramayan topluluklar halinde kaldı.

 

Hamas ile İsrail’in başlattıkları savaşın faturası her geçen gün artarak devam ediyor. Bu savaşın bir anda değil, uzun yıllara yayılan politik manevraları bölgede her daim güncelliğini koruyan konuların ana temasını oluşturmaktadır.

Uzun bir süreden beri Gazze bölgesinin yönetimini elinde bulunduran Hamas, son dönemlerde İsrail’in başta Suudi Arabistan ve Mısır olmak üzere irili ufaklı Arap dünyasıyla ilişkilerini geliştirme yolundaki ataklarından rahatsızlık duyduğu bilinen bir gerçek. Stratejik derinlikleri iyi hesaplanmamış bir savaşın sekteye uğraması kadar gerçekçi bir yaklaşım olamaz.

Hamas’ın bu ani atağı, bölgedeki dengeleri yeniden masaya yatırmakla kalmadı, aynı zamanda da ‘’İsrail istedi bir göz Allah verdi iki göz’’ misali eline geçirdiği fırsatı düşük yoğunluklu savaşla kendi lehine çevirmekten geri kalmıyor. Toprak yüz ölçümü hayli kısıtlı olan İsrail’in Gazze’nin kuzeyinde alabildiği kadar toprak parçasını ilhak ederek kendi topraklarına katma hevesi 1950 ‘li yıllardan itibaren sürdürülen politik manevraların başında geliyor.

Bölgenin her karış toprağı adeta lanetlenmiş topraklar misali, hep savaş halinden kendini bir türlü barış içinde özgür yaşamayı başaramayan birer topluluk halinde kala kaldı. Özellikle Arap Baharı, birçok dengeleri değiştirir umuduyla gördüğü destek de istenen sonucu vermedi, veremedi. Burada ana aktör olarak gözden kaçmaması gereken unsur İran denklemi. Hizbullah ve Hamasın bu ülkenin güdümü üzerinden sürdürdüğü Vekâlet Savaşları umarım başka bölgelere sıçramaz da Çin ve Rusya’nın atakları ortaya çıkmaz.

Bu arada, hiçbir devlet İran ile direkt savaşa girmeyi göze alamaz. İran’ın Uranyum zenginleştirmede neredeyse dünyanın en güçlü ülkesi konumunda olduğu unutulmamalıdır. Zaten görünen köy kılavuz istemez derler ya, aynen bunun gibi. İran’ın temel politikası İsrail’in bölgede güçlü bir devlet olmasını istememesinden kaynaklanıyor.

Bunu da vekâlet savaşlarıyla hep gündemde tutmaktan kaçınmıyor.

Savaşın uzun sürmemesi adına başta Arap ülkeleri olmak üzere birçok devletin Kahire’de toplanması ve daha çok can, mal ve toprak kaybetmenin önüne geçmesi nedeniyle barış sürecini başlatması anlamlı bir atak. İnşallah toplantıdan çıkan sonuç olumlu adımların vesilesi olur da, yerinden yurdundan edilen yüzbinlere varan insan akını da son bulur.

Burada büyük bir sorumluluk da Birleşmiş Milletler ’in atacağı adımlara bağlı. Ancak, bu konularda pek çok kez sınıfta kalan BM’den olumlu ve barışa evirilen stratejiler beklemek de beyhude gibi.

Peki, Türkiye bu süreçte ne yaptı ne yapmalı? Savaşın ilk gününden itibaren temkinli açıklamalarda bulunan Türkiye, bölgenin stratejik konumunu çok iyi bildiği gerçeğinden yola çıkarak, savaşın bir an önce son bulmasına yönelik attığı adımları sürdürmeyi devam ediyor. Ancak bu duruşun son zamanlarda İsrail’in orantısız güç kullanarak savaşı en üst seviyeye çıkarma eğilimini şiddetle kınayan adımları da yerinde bir politik manevrayı içerir.

Türkiye arabuluculuk konusundaki samimi duruşunu hayata geçirmek için attığı ve atacağı adımları daha güçlü bir sesle sürdürmesi kaçınılmaz olarak karşımızda duruyor.

Bu topraklarda vekâlet savaşları son bulmalı, kan gözyaşı ve ölümler başkalarının politik alanlarından kurtarılmalı. Halkların özgür iradesine saygı duyulmalı.

Bunun aksi, savaş tamtamlarından haz alan aktörler hep sahnedeki yerini almaktan kendilerini alıkoymayacak.

Bayram Yaşlı, İstanbul

#ÖkkeşBölükbaşı, #medyagunebakis.com, #SisliKentimGazetesi, #ToplumsalMuhalefet,

  

Bayram Yaşlı 

26. Dönem HDP Milletvekili Adayı.

Bayram Yaşlı, Mesleğe 1985 yılında A.A Diyarbakır Bölge Müdürlüğünde muhabir olarak başladı ve sonrasında Anadolu Ajansı İstanbul Bölge Müdürlüğü'nde istihbarat şefi olarak görevini sürdürdü. Devamında A.A İstanbul Bölge Müdürü oldu ve 10 yıl bu görevde kaldı.
Sabah Gazetesi bünyesinde kurulan Merkez Haber Ajansı Genel Müdür Yardımcısı olarak mesleğine devam eden Bayram Yaşlı, Akşam Gazetesinden aldığı bir teklif ile burada Haber Müdürü olarak uzun yıllar çalıştı.


Meslekte, haber, röportaj ve fotoğraf dallarında birçok ödülü bulunan Bayram Yaşlı, TGC, TGS gibi meslek örgütlerinde görev aldı.

 

Diğer Haberler

  • DARBE KİMDEN GELİRSE GELSİN KARŞIYIZ..
  • TRABZONLULAR BİRLEŞİNİZ
  • SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI…
  • KUL VE MAHLÛKAT HAKKI..
  • ADAM OLMAK–OLAMAMAK VE GAZETECİLİK
  • SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI..
  • DERNEKLER KANUNUNA MUHALEFET
  • TrabzonSporKlübü

    Nasa

    Kentim_İstanbul

    Doga_İcin_Sanat

    ABD_USA

    Department_State

    TelerehberCom

    Google_Blog

    Kemencemin_Sesi

    Kafkas_Music

    Horon_Hause

    Vakıf_Ay

    Dogal Hayatı_Koruma

    Seffaflık_Dernegi

    Telerehber

    Sosyal_Medya

    E-Devlet

    Türkiye Cumhuriyeti

    BACK TO TOP