SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI..

STK - Sivil Toplum Kuruluşları kişilerin, toplumsal farklılaşma temeline dayanarak, bir ortak amacı gerçekleştirmek üzere meydana getirdikleri kuruluşlardır. Bu nedenle Sivil Toplum Kuruluşları aidiyet ya da kimlik olgusu için son derece uygun bir ortam oluşturmaktadır. Pek çok farklı kültüre ev sahipliği yapan Türkiye’de özellikle küreselleşme ile hareketlenen, yerli ve yabancı Sivil Toplum Kuruluşlarının faaliyet göstermeleri konusu yeniden önem kazanmıştır.

Payla:
  • Google'da Paylaş
  • Facebook'da Paylaş
  • Twitter'da Paylaş

http://www.medyagunebakis.com & http://www.istanbulgunebakis.com
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI..

STK - Sivil Toplum Kuruluşları kişilerin, toplumsal farklılaşma temeline dayanarak, bir ortak amacı gerçekleştirmek üzere meydana getirdikleri kuruluşlardır.
Bu nedenle Sivil Toplum Kuruluşları aidiyet ya da kimlik olgusu için son derece uygun bir ortam oluşturmaktadır.
Pek çok farklı kültüre ev sahipliği yapan Türkiye’de özellikle küreselleşme ile hareketlenen, yerli ve yabancı Sivil Toplum Kuruluşlarının faaliyet göstermeleri konusu yeniden önem kazanmıştır.
Gelişmeler göstermektedir ki söz konusu kuruluşlar ile ulusal kuruluşlar arasındaki etkileşim ve kültürel işbirliği de zengin bir nitelik kazanmaktadır.
Bu sosyo-kültürel faaliyetlerin yasal çerçevede sağlanması, kuşkusuz hem kalitenin korunması hem de kültürel iletişimin devamı açısından önemlidir.
Küreselleşme ve Sivil Toplumun
Günümüzde küreselleşmeyi ortaya çıkaran etkenler dünya çapında bir sivil toplumun ve dünya çapında bir kamuoyunun oluşumunun da önünü açmıştır.
Özerk ve küresel bağlantıları güçlü bir sivil toplumun bulunmaması durumunda, devletin çerçevesini çizmek üzere oluşturacağı anayasada ifadesini bulan, toplumun kendi içinde ürettiği bir işbirliğinin varlığından söz edilemez.
Küreselleşme sivil toplum kuruluşlarını da küreselleştirmektedir. Çünkü çevreden insan haklarına kadar pek çok sorun ve çözümleri, fon kaynakları, haberleşme kanalları küresel olduğundan, sivil toplum kuruluşlarının da küresel büyüklükte örgütlenmeleri ve faaliyet göstermeleri zorunluluk haline gelmiştir.
Buna paralel olarak, Avrupa Birliği müktesebatı kapsamında çıkarılan kanunlardan olan 5253 sayılı Dernekler Kanununda, yabancı dernek ve vakıflar ile diğer kar amacı gütmeyen kuruluşların Türkiye’de şube ve temsilcilik açmaları ve faaliyet göstermeleri konusunda değişiklikler yapılarak, örgütlenme özgürlüğü kapsamında önemli ilerlemeler sağlanmıştır.

Türkiye'de Sivil Toplumun Tarihsel Gelişimi..
Sivil toplumun Türkiye'deki durumunu anlamak ve anlatabilmek için, Osmanlı’nın ve Avrupa’nın toplumsal tarihindeki gelişiminin incelenmesi gerekmektedir.
Çünkü bugünkü anlamda sivil toplum, köken itibariyle Avrupa’ya dayanır. Bununla beraber yine Türkiye'de sivil toplum konusunda bir saptama yapabilmek, Osmanlı toplumu üzerine bir incelemeyi zorunlu kılar.
Tarihimiz bizim kültür değerlerimize has özellikler içeren sivil toplum kuruluşu örneklerine sahiptir. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki esnaf locaları, ahi teşkilatı, tarikatlar, vakıflar, ulema, kırsal alanda örgütlenmiş köy meclisleri, hattatlar ve ciltçiler gibi oluşumlar, kendi değerlerimize has özellikler içeren sivil toplum yapılarına verilebilecek örneklerdir.

Ökkeş BÖLÜKBAŞI – 11.04.2009 12.03
http://www.medyagunebakis.com & http://www.istanbulgunebakis.com

Diğer Haberler

  • DARBE KİMDEN GELİRSE GELSİN KARŞIYIZ..
  • TRABZONLULAR BİRLEŞİNİZ
  • SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI…
  • KUL VE MAHLÛKAT HAKKI..
  • ADAM OLMAK–OLAMAMAK VE GAZETECİLİK
  • SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI..
  • DERNEKLER KANUNUNA MUHALEFET
  • TrabzonSporKlübü

    Nasa

    Kentim_İstanbul

    Doga_İcin_Sanat

    ABD_USA

    Department_State

    TelerehberCom

    Google_Blog

    Kemencemin_Sesi

    Kafkas_Music

    Horon_Hause

    Vakıf_Ay

    Dogal Hayatı_Koruma

    Seffaflık_Dernegi

    Telerehber

    Sosyal_Medya

    E-Devlet

    Türkiye Cumhuriyeti

    BACK TO TOP