BİZ BÜYÜDÜK ve KİRLENDİ DÜNYA

‘Sakın dökülen saçlarını dışarı atma kuşların ayaklarına dolanır, kangren olur ’ dediğinde halam bunun ilk çevre dersi olduğunu bilemezdim.

Payla:
  • Google'da Paylaş
  • Facebook'da Paylaş
  • Twitter'da Paylaş

BİZ BÜYÜDÜK ve KİRLENDİ DÜNYA

 

‘Sakın dökülen saçlarını dışarı atma kuşların ayaklarına dolanır, kangren olur ’ dediğinde halam bunun ilk çevre dersi olduğunu bilemezdim.  

Gerçi sürekli olarak yabani meyve ağaçlarına aşı yapar,  fidan dikimi konusunda tecrübeye dayalı bilgilerini etrafındakilere aktarmaktan da geri durmaz, dikecek bir şey bulamazsa çiçeklerden fide alır onları tekrar çiçeklerin dibine dikerdi.

 

Hacca giderken yediği meyve çekirdeklerini hicaz yolunda bir yerle diktiğini anlatır onların meyvelerinden anacığının (babaannem )  ruhuna gitmesi için hala daha dua eder.  Kıyamet günü dahi ağaç dikilmesi gerektiğini okuduğu hadislerle pekiştirir bize anlatırdı.

 

Biz de farkında olmadan çevreci tavrımızı geliştirmeye başlamıştık. Çok sevdiğimiz çekirdek kabuklarını yere atmamamız gerektiğini birbirimize söylemekle kalmaz, kimin çekirdek kabuklarını nereye attığını takip etmeyi de ihmal etmezdik.

Almanya da yasak olduğunu yere çöp atanların ceza bile aldığını duymuştuk. bir de ailesi oralarda yaşayan bir arkadaşımız bize kıyametin buzulların eriyip her yeri su basmasından sonra olacağını söylemişti.

 

Oohooo daha çok vardı kıyamete. Koskoca buzullar nasıl erisindi ki.

Biz büyüdük ve kirlendi dünya.,. Üniversite yılları Livaneli nin bu şarkısını söylerken çevre felaketleri değil de daha başka kirlilikler aklımızdan geçerdi. Çevreye sıra henüz gelmemişti. Depremin İstanbul ’ da bir gün olacağı yazılıp çiziliyordu ama zaten 4-5 şiddetinde sürekli sallanıyorduk

 

Ozon tabakası diye tutturdular bir ara. Delindi diyorlardı. Tamir etmelerini bekliyorduk. Hem delinse noolurdu ki.

Derken İstanbul un uzağındaki bir depremin bile İstanbul u nasıl alt üst ettiğini gördük.

Tsunamilerin uzak diyarları nasıl yıkıp geçtiğini, depremlerin hala dinmediğini görüyoruz.

Buzullar da hızla erimeye başladı. Hatta öyle bir hızla erimeye başladı ki deniz ticaret yolları bile kutuplara alınmak isteniyor.

Ve nihayetinde geçen yıl yağmura hasret kalmışken, barajlarda su seviyesi el cetveliyle ölçülecek halde iken bu yıl Allahın rahmeti önüne ne gelirse silip süpürerek nice canlara sebep olacak şekilde bol yağıyor.

Tabiat ana bir saç teli ile başlattığımız çevre kirliliğine bugün insanı çaresizliğe gömecek kadar şiddetli cevap veriyorsa sabrını tüketmişiz demektir.

 

nurannuhoğlu

 

Diğer Haberler

  • EMEKLİLER GÜNÜ ve EMEKLİLER HAFTASI
  • DEPREM ŞEHİDİ AHMET HAKAN ŞENTÜRK ANILDI
  • İÇLİ KÖFTECİLİK ALİ BABA’DAN MİRAS
  • HELALLEŞME
  • İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
  • *LAS TESİS DANSI* HAPİS GEREKÇESİ
  • CİNSEL SALDIRIYI, OYBİRLİĞİ İLE AKLAMA.!
  • CİNSEL SALDIRIYI, OYBİRLİĞİ İLE AKLAMA.!
  • İSLAM’A EN UYGUN YAŞAYAN ÜLKELER
  • ARDAHANDA BİR ŞEYLER OLUYOR
  • TrabzonSporKlübü

    Nasa

    Kentim_İstanbul

    Doga_İcin_Sanat

    ABD_USA

    Department_State

    TelerehberCom

    Google_Blog

    Kemencemin_Sesi

    Kafkas_Music

    Horon_Hause

    Vakıf_Ay

    Dogal Hayatı_Koruma

    Seffaflık_Dernegi

    Telerehber

    Sosyal_Medya

    E-Devlet

    Türkiye Cumhuriyeti

    BACK TO TOP